...
...
Authentic hadith sources, categorized, with original Arabic text and Turkish translation.
عن عبد الله بن بُحَيْنَةَ رضي الله عنه وكان من أصحاب النبي صلى الله عليه وسلم «أن النبي صلى الله عليه وسلم صلَّى بهم الظهر فقام في الركعتين الأُولَيَيْنِ، ولم يَجْلِسْ، فقام الناس معه، حتى إذا قضى الصلاة وانتظر الناس تسليمه: كَبَّرَ وهو جالس فسجد سجدتين قبل أن يُسَلِّمَ ثُمَّ سَلَّمَ».
“Abdullah b. Buheyne -radıyallahu anh-'dan -Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem-'in ashabındandır- rivayet edildiğine göre: Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- onlara öğle namazını kıldırırken (birinci teşehhüde) oturmadan (üçüncü rekat için) ayağa kalktı. Cemaat de, onunla birlikte ayağa kalktı. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- namazını tamamladığında, insanlar selam vermesini beklerken, o, selam vermeden önce (Allahu Ekber diye) tekbir alıp oturduğu halde (yanılmadan dolayı) iki secde yaptı, sonra da selam verdi.''”
Abdullah b. Mes'ûd -radıyallahu anh-'tan merfu olarak rivayet edildiğine göre: Allah -Azze ve Celle-'nin şu ayetine ilişkin olarak: {İnkâr edenlere, insanları Allah yolundan ve -yerli olsun dışarıdan gelmiş olsun bütün insanlar için (ibadet yeri) yaptığımız- Mescid-i Haram’dan alıkoyanlara ve her kim orada zulmederek haktan saparsa ona elem veren bir azap tattırırız.} [Hac suresi: 25], şöyle buyurmuştur: «Bir kimse Aden Ebyen'de iken orada hakikatten sapmaya niyet ederse, Allah onu acı bir azapla cezalandırır.»
Huzeyfe -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Yalan söyleyen ve zulmeden yöneticiler olacaktır. Kim onların yalanlarına inanır ve zulümlerine ortak olursa, o benden değildir; ben de ondan değilim ve o benim yanıma havuza gelmeyecektir. Ama kim onların yalanlarına inanmaz ve zulümlerine ortak olmazsa, o bendendir; ben de ondanım ve o benim yanıma havuza gelecektir.»
Sehl b. Sa'd -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Küçük günahlardan sakının. Çünkü küçük günahların örneği vadide konaklayan bir kavmin durumu gibidir. Biri bir çubuk getirdi, diğeri de bir başka çubuk getirdi. Ta ki ekmeklerini pişirinceye kadar. Küçük günah işleyen bu günahlarla yakalandığında onu yok ederler.»