---
title: "Mürselat Suresi — Arapça Metin ve Türkçe Meali"
description: "Mürselat suresi: 50 âyet, Mekkî. Arapça metin ve Türkçe meal."
canonical: "https://getvaaz.com/tr/kuran/murselat"
locale: "tr"
updated: "2026-06-12"
source: "VAAZ — getvaaz.com"
---

# Mürselat Suresi — Arapça Metin ve Türkçe Meali

| Bilgi | Değer |
|---|---|
| Sure no | 77 |
| Âyet sayısı | 50 |
| İniş yeri | Mekkî |
| Cüz | 29 |
| Arapça adı | سورة المرسلات |

## Sure hakkında

Mürselat Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 77. suresidir; 50 ayetten oluşur ve kıyametin gerçekleşeceği, hüküm gününün kesinliği ve hakikati yalanlayanların acı akıbeti konularını işler. Adını, ilk ayette kendilerine yemin edilen ve "gönderilenler" anlamına gelen kelimeden alır; bu ifade çoğunlukla rüzgârlar veya melekler olarak tefsir edilmiştir. Surenin en belirgin özelliği, "O gün yalanlayanların vay haline!" uyarısının bir nakarat gibi on kez yinelenmesidir. Bu tekrar, ilahi mesajı yalanlamanın ne denli ağır bir sorumluluk olduğunu zihne nakşeder. Bugünün okuru için Mürselat Suresi; hakikat karşısında kayıtsızlığın da bir tercih olduğunu ve her tercihin hüküm gününde karşılık bulacağını ritmik ve sarsıcı bir üslupla hatırlatır.

### İniş sebebi ve dönemi

Mürselat Suresi Mekkî'dir; ahiret inancının yoğun biçimde savunulduğu Mekke döneminin ilk yıllarında indiği kabul edilir. Sahih kaynaklarda İbn Mes'ûd'un, surenin Mina'da bir mağarada bulundukları sırada indiğini ve Hz. Peygamber'in ağzından taze taze öğrendiklerini anlattığı nakledilir. Sure, dirilişi uzak gören Mekke toplumuna hüküm gününün kaçınılmazlığını ilan eder.

### Başlıca konular

Surenin ana teması yevm-i fasl, yani hüküm günüdür: Yıldızların söndürülmesi ve göğün yarılmasıyla elçilere tanınan sürenin dolacağı bildirilir (77:8-13). Geçmişte yalanlayanların helaki, insanın basit bir sudan yaratılışı ve yeryüzünün dirileri de ölüleri de toplayan bir kap kılınması, Allah'ın kudretinin delilleri olarak sıralanır (77:20-27). İnkârcıları gölgelendirmeyen ve ateşten korumayan üç kollu gölge tasviri ile takva sahiplerinin gölgeler ve pınarlar içindeki ağırlanışı karşı karşıya konur. "Artık bundan sonra hangi söze inanacaklar?" sorusu (77:50), Kur'an'a kayıtsız kalanlara yöneltilmiş kalıcı bir sorudur.

## Âyetler

**77:1**

> وَٱلۡمُرۡسَلَٰتِ عُرۡفࣰ ا

Meal: Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır

**77:2**

> فَٱلۡعَٰصِفَٰتِ عَصۡفࣰ ا

Meal: Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır

**77:3**

> وَٱلنَّٰشِرَٰتِ نَشۡرࣰ ا

Meal: Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır

**77:4**

> فَٱلۡفَٰرِقَٰتِ فَرۡقࣰ ا

Meal: Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır

**77:5**

> فَٱلۡمُلۡقِيَٰتِ ذِكۡرًا

Meal: Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır

**77:6**

> عُذۡرًا أَوۡ نُذۡرًا

Meal: Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır

**77:7**

> إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَوَٰقِعࣱ‏

Meal: Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır

**77:8**

> فَإِذَا ٱلنُّجُومُ طُمِسَتۡ

Meal: Yıldızların ışığı giderildiği zaman

**77:9**

> وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ فُرِجَتۡ

Meal: Gök yarıldığı zaman

**77:10**

> وَإِذَا ٱلۡجِبَالُ نُسِفَتۡ

Meal: Dağlar pamuk gibi atıldığı zaman

**77:11**

> وَإِذَا ٱلرُّسُلُ أُقِّتَتۡ

Meal: Peygamberlere ümmetleri hakkında şahidlik vakitleri bildirildiği zaman

**77:12**

> لِأَيِّ يَوۡمٍ أُجِّلَتۡ

Meal: Bu, hangi güne bırakılmıştı

**77:13**

> لِيَوۡمِ ٱلۡفَصۡلِ

Meal: Hüküm gününe bırakılmıştı

**77:14**

> وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا يَوۡمُ ٱلۡفَصۡلِ

Meal: Hüküm gününün ne olduğunu sen nerden bilirsin

**77:15**

> وَيۡلࣱ يَوۡمَئِذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِينَ

Meal: O gün yalanlamış olanların vay haline

**77:16**

> أَلَمۡ نُهۡلِكِ ٱلۡأَوَّلِينَ

Meal: Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız

**77:17**

> ثُمَّ نُتۡبِعُهُمُ ٱلۡأٓخِرِينَ

Meal: Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız

**77:18**

> كَذَٰلِكَ نَفۡعَلُ بِٱلۡمُجۡرِمِينَ

Meal: Suçlulara böyle yaparız

**77:19**

> وَيۡلࣱ يَوۡمَئِذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِينَ

Meal: O gün, yalanlamış olanların vay haline

**77:20**

> أَلَمۡ نَخۡلُقكُّم مِّن مَّآءࣲ مَّهِينࣲ‏

Meal: Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi

**77:21**

> فَجَعَلۡنَٰهُ فِي قَرَارࣲ مَّكِينٍ

Meal: Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi

**77:22**

> إِلَىٰ قَدَرࣲ مَّعۡلُومࣲ‏

Meal: Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi

**77:23**

> فَقَدَرۡنَا فَنِعۡمَ ٱلۡقَٰدِرُونَ

Meal: Buna gücümüz yeter; Biz ne güzel güç yetireniz

**77:24**

> وَيۡلࣱ يَوۡمَئِذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِينَ

Meal: O gün yalanlamış olanların vay haline

**77:25**

> أَلَمۡ نَجۡعَلِ ٱلۡأَرۡضَ كِفَاتًا

Meal: Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı

**77:26**

> أَحۡيَآءࣰ وَأَمۡوَٰتࣰ ا

Meal: Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı

**77:27**

> وَجَعَلۡنَا فِيهَا رَوَٰسِيَ شَٰمِخَٰتࣲ وَأَسۡقَيۡنَٰكُم مَّآءࣰ فُرَاتࣰ ا

Meal: Orada yüksek yüksek sabit dağlar var edip size tatlı sular içirmedik mi

**77:28**

> وَيۡلࣱ يَوۡمَئِذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِينَ

Meal: Yalanlamış olanların vay o gün haline

**77:29**

> ٱنطَلِقُوٓاْ إِلَىٰ مَا كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ

Meal: İnkarcılara o gün şöyle denir: "yalanlayıp durduğunuz şeye gidin

**77:30**

> ٱنطَلِقُوٓاْ إِلَىٰ ظِلࣲّ ذِي ثَلَٰثِ شُعَبࣲ‏

Meal: gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin

**77:31**

> لَّا ظَلِيلࣲ وَلَا يُغۡنِي مِنَ ٱللَّهَبِ

Meal: gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin

**77:32**

> إِنَّهَا تَرۡمِي بِشَرَرࣲ كَٱلۡقَصۡرِ

Meal: O gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür

**77:33**

> كَأَنَّهُۥ جِمَٰلَتࣱ صُفۡرࣱ‏

Meal: O gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür

**77:34**

> وَيۡلࣱ يَوۡمَئِذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِينَ

Meal: Yalanlamış olanların o gün vay haline

**77:35**

> هَٰذَا يَوۡمُ لَا يَنطِقُونَ

Meal: Bu, onların konuşamayacakları gündür

**77:36**

> وَلَا يُؤۡذَنُ لَهُمۡ فَيَعۡتَذِرُونَ

Meal: Onlara izin de verilmez ki özür beyan etsinler

**77:37**

> وَيۡلࣱ يَوۡمَئِذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِينَ

Meal: Yalanlamış olanların o gün vay haline

**77:38**

> هَٰذَا يَوۡمُ ٱلۡفَصۡلِۖ جَمَعۡنَٰكُمۡ وَٱلۡأَوَّلِينَ

Meal: Bu, sizleri ve öncekileri topladığımız hüküm günüdür

**77:39**

> فَإِن كَانَ لَكُمۡ كَيۡدࣱ فَكِيدُونِ

Meal: Eğer bir düzeniniz varsa Bana kurun

**77:40**

> وَيۡلࣱ يَوۡمَئِذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِينَ

Meal: Yalanlamış olanların o gün vay haline

**77:41**

> إِنَّ ٱلۡمُتَّقِينَ فِي ظِلَٰلࣲ وَعُيُونࣲ‏

Meal: Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlar, elbette gölgeliklerde ve pınar başlarındadırlar

**77:42**

> وَفَوَٰكِهَ مِمَّا يَشۡتَهُونَ

Meal: Canlarının istediği meyveler arasındadırlar

**77:43**

> كُلُواْ وَٱشۡرَبُواْ هَنِيٓـَٔۢا بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ

Meal: Onlara denir ki: "İşlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz, içiniz

**77:44**

> إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡمُحۡسِنِينَ

Meal: Biz, iyi davrananlara işte böyle karşılık veririz

**77:45**

> وَيۡلࣱ يَوۡمَئِذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِينَ

Meal: O gün yalanlamış olanların vay haline

**77:46**

> كُلُواْ وَتَمَتَّعُواْ قَلِيلًا إِنَّكُم مُّجۡرِمُونَ

Meal: Yiyiniz, biraz zevkleniniz bakalım, doğrusu sizler suçlularsınız

**77:47**

> وَيۡلࣱ يَوۡمَئِذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِينَ

Meal: O gün yalanlamış olanların vay haline

**77:48**

> وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱرۡكَعُواْ لَا يَرۡكَعُونَ

Meal: Onlara "Rüku edin" denildiğinde rükua varmazlar

**77:49**

> وَيۡلࣱ يَوۡمَئِذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِينَ

Meal: O gün yalanlamış olanların vay haline

**77:50**

> فَبِأَيِّ حَدِيثِۭ بَعۡدَهُۥ يُؤۡمِنُونَ

Meal: Kuran'dan başka hangi söze inanacaklar

Tüm sureler: https://getvaaz.com/tr/kuran

---

Kaynak: [VAAZ — getvaaz.com](https://getvaaz.com/tr) · Bu belge sayfanın ajanlara yönelik Markdown sürümüdür; kanonik sürüm yukarıdaki `canonical` adresindedir. Tüm bölümlerin dizini: https://getvaaz.com/llms.txt
