Upon hearing of a calamity or death
Recited upon hearing of a calamity or death.
إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ، اللَّهُمَّ أْجُرْنِي فِي مُصِيبَتِي وَأَخْلِفْ لِي خَيْرًا مِنْهَا
İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn. Allâhümme'cürnî fî musîbetî ve ahlif lî hayran minhâ.
Biz Allah'a aidiz ve O'na döneceğiz. Allah'ım! Musibetim sebebiyle bana ecir ver ve bana ondan daha hayırlısını nasip et.
Müslim, Cenâiz 3, 918
Supplication in the funeral prayer
Recited after the third takbir in the funeral prayer.
اللَّهُمَّ اغْفِرْ لَهُ وَارْحَمْهُ وَعَافِهِ وَاعْفُ عَنْهُ وَأَكْرِمْ نُزُلَهُ وَوَسِّعْ مُدْخَلَهُ وَاغْسِلْهُ بِالْمَاءِ وَالثَّلْجِ وَالْبَرَدِ وَنَقِّهِ مِنَ الْخَطَايَا كَمَا يُنَقَّى الثَّوْبُ الْأَبْيَضُ مِنَ الدَّنَسِ
Allâhümmağfir lehû verhemhü ve âfihî va'fü anhü ve ekrim nüzülehû ve vassi' mudhulehû vağsilhü bil mâi ves selci vel beredi ve nakkihî minel hatâyâ kemâ yünakkâs sevbül ebyadu mined denesi.
Allah'ım! Onu bağışla, ona merhamet et, afiyet ver, affet, ağırlama yerini güzel kıl, kabrine genişlik ver. Onu su ile, kar ile ve dolu ile yıka. Onu günahlardan arındır, beyaz elbisenin kirden arındırıldığı gibi.
Müslim, Cenâiz 26, 963
After burial
Recited at the graveside immediately after burial.
اللَّهُمَّ اغْفِرْ لَهُ وَثَبِّتْهُ
Allâhümmağfir lehû ve sebbithu.
Allah'ım! Onu bağışla ve (sorgu meleklerinin sorularında) onu sabit kıl.
Ebû Dâvûd, Cenâiz 73, 3221
When visiting graves
Recited when visiting a cemetery.
السَّلَامُ عَلَيْكُمْ أَهْلَ الدِّيَارِ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُسْلِمِينَ، وَإِنَّا إِنْ شَاءَ اللَّهُ بِكُمْ لَاحِقُونَ، أَسْأَلُ اللَّهَ لَنَا وَلَكُمُ الْعَافِيَةَ
Esselâmü aleyküm ehleddiyâri minel mü'minîne vel müslimîne, ve innâ in şâallâhü biküm lâhikûn, es'elüllâhe lenâ ve lekümül âfiyeh.
Ey bu diyarın mümin ve Müslüman halkı! Size selam olsun. İnşaallah biz de size kavuşacağız. Allah'tan bizim için ve sizin için afiyet dilerim.
Müslim, Cenâiz 104, 975; Nesâî, Cenâiz 103, 2039
Reminding the dying person
The dying person is gently reminded of the testimony of faith.
لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ
Lâ ilâhe illallâh.
Allah'tan başka ilah yoktur.
Müslim, Cenâiz 1, 916; Ebû Dâvûd, Cenâiz 16, 3117
When closing the eyes of the deceased
Recited when closing the eyes of the deceased.
اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِفُلَانٍ وَارْفَعْ دَرَجَتَهُ فِي الْمَهْدِيِّينَ وَاخْلُفْهُ فِي عَقِبِهِ فِي الْغَابِرِينَ وَاغْفِرْ لَنَا وَلَهُ يَا رَبَّ الْعَالَمِينَ
Allâhümmağfir li fülânin verfe' deracetehû fil mehdiyyîne vahlüfhü fî akıbihî fil ğâbirîne vağfir lenâ ve lehû yâ rabbel âlemîn.
Allah'ım! (Falan kişiyi) bağışla, hidâyete erenler arasında derecesini yükselt, geride kalanlarında onun halifesi ol. Bizi ve onu bağışla ey âlemlerin Rabbi!
Müslim, Cenâiz 7, 920
Condolence supplication
Said to comfort someone who has lost a loved one.
إِنَّ لِلَّهِ مَا أَخَذَ وَلَهُ مَا أَعْطَى وَكُلُّ شَيْءٍ عِنْدَهُ بِأَجَلٍ مُسَمًّى فَلْتَصْبِرْ وَلْتَحْتَسِبْ
İnne lillâhi mâ ehaze ve lehû mâ a'tâ ve küllü şey'in indehû bi ecelin müsemmâ feltasbir veltahtesib.
Aldığı da Allah'ındır, verdiği de. Her şey O'nun katında belirli bir vakte bağlıdır. Sabretsin ve sevabını Allah'tan beklesin.
Buhârî, Cenâiz 33, 1284; Müslim, Cenâiz 11, 923