Talbiyah
Recited upon entering ihram and throughout the pilgrimage.
لَبَّيْكَ اللَّهُمَّ لَبَّيْكَ، لَبَّيْكَ لَا شَرِيكَ لَكَ لَبَّيْكَ، إِنَّ الْحَمْدَ وَالنِّعْمَةَ لَكَ وَالْمُلْكَ، لَا شَرِيكَ لَكَ
Lebbeykallâhümme lebbeyk. Lebbeyke lâ şerîke leke lebbeyk. İnnel hamde ven ni'mete leke vel mülk. Lâ şerîke lek.
Buyur Allah'ım buyur! Emrine amadeyim, Senin hiçbir ortağın yoktur, buyur Allah'ım! Şüphesiz hamd Sana mahsustur, nimet de Senindir, mülk de Senindir. Senin hiçbir ortağın yoktur.
Buhârî, Hac 26, 1549; Müslim, Hac 19, 1184
When touching or pointing to the Black Stone
Recited each time passing the Black Stone during tawaf.
بِسْمِ اللَّهِ وَاللَّهُ أَكْبَرُ
Bismillâhi vallâhü ekber.
Allah'ın adıyla ve Allah en büyüktür.
Beyhakî, 5/79; İbn Abbâs (r.a.) rivayeti
Between the Yemeni Corner and the Black Stone
Recited between the Yemeni Corner and the Black Stone during tawaf.
رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Rabbenâ âtinâ fid dünyâ haseneten ve fil âhireti haseneten ve kınâ azâbennâr.
Rabbimiz! Bize dünyada da güzellik ver, ahirette de güzellik ver ve bizi ateş azabından koru.
Ebû Dâvûd, Menâsik 51, 1892; Bakara 2:201
On Safa and Marwah
Recited while facing the Ka'bah upon reaching the top of Safa and Marwah.
إِنَّ الصَّفَا وَالْمَرْوَةَ مِنْ شَعَائِرِ اللَّهِ... لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ، لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ أَنْجَزَ وَعْدَهُ وَنَصَرَ عَبْدَهُ وَهَزَمَ الْأَحْزَابَ وَحْدَهُ
İnnes safâ vel mervete min şeâirillâh... Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke lehû lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr. Lâ ilâhe illallâhü vahdehû enceze va'dehû ve nasara abdehû ve hezemel ahzâbe vahdeh.
Safa ve Merve Allah'ın nişânelerindendir. Allah'tan başka ilah yoktur, tektir, ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'nadır ve O her şeye kadirdir. Allah'tan başka ilah yoktur, tektir. Vaadini yerine getirdi, kuluna yardım etti ve düşman güçlerini tek başına hezimete uğrattı.
Müslim, Hac 147, 1218; Bakara 2:158
Supplication on the Day of Arafah
Repeated frequently on the Day of Arafah.
لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke lehû lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr.
Allah'tan başka ilah yoktur, tektir, ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'nadır ve O her şeye kadirdir.
Tirmizî, Deavât 122, 3585
When drinking Zamzam water
Recited when drinking Zamzam water.
اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ عِلْمًا نَافِعًا وَرِزْقًا وَاسِعًا وَشِفَاءً مِنْ كُلِّ دَاءٍ
Allâhümme innî es'elüke ilmen nâfian ve rizkan vâsian ve şifâen min külli dâin.
Allah'ım! Senden faydalı ilim, geniş rızık ve her hastalıktan şifa isterim.
Dârekutnî, 2/288; Hâkim, 1/472
When coming out of ihram
Recited after completing the pilgrimage rites.
اللَّهُمَّ اجْعَلْهُ حَجًّا مَبْرُورًا وَسَعْيًا مَشْكُورًا وَذَنْبًا مَغْفُورًا
Allâhümmec'alhü haccen mebrûran ve sa'yen meşkûran ve zenben mağfûrâ.
Allah'ım! Bunu makbul bir hac, kabul görmüş bir sa'y ve bağışlanmış bir günah kıl.
Hâkim, 1/476; Beyhakî, 5/163
General supplication during tawaf
Recited during tawaf.
سُبْحَانَ اللَّهِ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ وَلَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَاللَّهُ أَكْبَرُ وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ
Sübhânallâhi vel hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekberü ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm.
Allah'ı tesbih ederim, hamd Allah'adır, Allah'tan başka ilah yoktur, Allah en büyüktür. Güç ve kuvvet ancak yüce ve büyük Allah'tandır.
İbn Mâce, Menâsik 32, 2957