When starting a journey
Recited when boarding a vehicle or starting a journey.
سُبْحَانَ الَّذِي سَخَّرَ لَنَا هَذَا وَمَا كُنَّا لَهُ مُقْرِنِينَ وَإِنَّا إِلَى رَبِّنَا لَمُنْقَلِبُونَ
Sübhânellezî sehhara lenâ hâzâ ve mâ künnâ lehû mukrinîn ve innâ ilâ rabbinâ lemünkalibûn.
Bunu bizim hizmetimize veren Allah'ın şanı ne yücedir! Yoksa biz buna güç yetiremezdik. Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz.
Müslim, Hac 425, 1342; Ebû Dâvûd, Cihâd 72, 2599
Complete travel supplication
Said when embarking on a journey.
اللَّهُمَّ إِنَّا نَسْأَلُكَ فِي سَفَرِنَا هَذَا الْبِرَّ وَالتَّقْوَى وَمِنَ الْعَمَلِ مَا تَرْضَى، اللَّهُمَّ هَوِّنْ عَلَيْنَا سَفَرَنَا هَذَا وَاطْوِ عَنَّا بُعْدَهُ، اللَّهُمَّ أَنْتَ الصَّاحِبُ فِي السَّفَرِ وَالْخَلِيفَةُ فِي الْأَهْلِ
Allâhümme innâ nes'elüke fî seferinâ hâzel birra vet takvâ ve minel ameli mâ terdâ. Allâhümme hevvin aleynâ seferenâ hâzâ vatvı annâ bu'dehû. Allâhümme entes sâhibu fis seferi vel halîfetü fil ehl.
Allah'ım! Bu yolculuğumuzda Senden iyilik, takvâ ve razı olacağın ameller isteriz. Allah'ım! Bu yolculuğumuzu bize kolaylaştır, uzaklığını yakın kıl. Allah'ım! Yolculukta arkadaş, ailede koruyucu Sensin.
Müslim, Hac 425, 1342
When entering a town or village
Recited when entering a town or village.
اللَّهُمَّ رَبَّ السَّمَاوَاتِ السَّبْعِ وَمَا أَظْلَلْنَ، وَرَبَّ الْأَرَضِينَ السَّبْعِ وَمَا أَقْلَلْنَ، وَرَبَّ الشَّيَاطِينِ وَمَا أَضْلَلْنَ، وَرَبَّ الرِّيَاحِ وَمَا ذَرَيْنَ، أَسْأَلُكَ خَيْرَ هَذِهِ الْقَرْيَةِ وَخَيْرَ أَهْلِهَا وَخَيْرَ مَا فِيهَا، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّهَا وَشَرِّ أَهْلِهَا وَشَرِّ مَا فِيهَا
Allâhümme rabbes semâvâtis seb'i ve mâ azlelne, ve rabbel aradînes seb'i ve mâ aklalne, ve rabbeş şeyâtîni ve mâ adlelne, ve rabber riyâhi ve mâ zerayne. Es'elüke hayra hâzihil karyeti ve hayra ehlihâ ve hayra mâ fîhâ, ve eûzü bike min şerrihâ ve şerri ehlihâ ve şerri mâ fîhâ.
Allah'ım! Yedi göğün ve gölgelediklerinin Rabbi, yedi yerin ve taşıdıklarının Rabbi, şeytanların ve saptırdıklarının Rabbi, rüzgârların ve savurduklarının Rabbi! Bu beldenin, halkının ve içindekilerin hayrını Senden isterim. Şerrinden, halkının şerrinden ve içindekilerin şerrinden Sana sığınırım.
Hâkim, 2/100; İbn Sünnî, 524
When stopping at a place
Recited when stopping or staying at a place.
أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّاتِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ
Eûzü bi kelimâtillâhit tâmmâti min şerri mâ haleka.
Yarattığı şeylerin şerrinden Allah'ın tam kelimelerine sığınırım.
Müslim, Zikir 54, 2708
Upon returning from a journey
Said upon returning from a journey.
آيِبُونَ تَائِبُونَ عَابِدُونَ لِرَبِّنَا حَامِدُونَ
Âyibûne, tâibûne, âbidûne, li rabbinâ hâmidûn.
Dönenler, tövbe edenler, ibadet edenler ve Rabbimize hamd edenleriz.
Buhârî, Cihâd 198, 3084; Müslim, Hac 428, 1342
When ascending
Said when going uphill or climbing to a high place.
اللَّهُ أَكْبَرُ
Allâhü Ekber.
Allah en büyüktür.
Buhârî, Cihâd 133, 2993
When descending
Said when going downhill or descending into a valley.
سُبْحَانَ اللَّهِ
Sübhânallâh.
Allah'ı tesbih ederim.
Buhârî, Cihâd 133, 2993
Bidding farewell to the traveler
Said when seeing off someone embarking on a journey.
أَسْتَوْدِعُ اللَّهَ دِينَكَ وَأَمَانَتَكَ وَخَوَاتِيمَ عَمَلِكَ
Estevdi'ullâhe dîneke ve emâneteke ve havâtîme amelike.
Dinini, emanetini ve amellerinin sonucunu Allah'a emanet ediyorum.
Tirmizî, Deavât 44, 3443; Ebû Dâvûd, Cihâd 73, 2601