Before eating
Recited before starting to eat.
بِسْمِ اللَّهِ
Bismillâh.
Allah'ın adıyla.
Müslim, Eşribe 102, 2017; Ebû Dâvûd, Et'ime 15, 3767
...
Recited before starting to eat.
بِسْمِ اللَّهِ
Bismillâh.
Allah'ın adıyla.
Müslim, Eşribe 102, 2017; Ebû Dâvûd, Et'ime 15, 3767
Recited after finishing a meal.
الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي أَطْعَمَنِي هَذَا وَرَزَقَنِيهِ مِنْ غَيْرِ حَوْلٍ مِنِّي وَلَا قُوَّةٍ
Elhamdülillâhillezî at'amenî hâzâ ve razekanîhi min ğayri havlin minnî ve lâ kuvvetin.
Beni bu yemekle rızıklandıran ve bunu bana hiçbir güç ve kuvvetim olmadan veren Allah'a hamdolsun.
Ebû Dâvûd, Libâs 1, 4023; Tirmizî, Deavât 55, 3458
Recited when one remembers after starting to eat without saying Bismillah.
بِسْمِ اللَّهِ أَوَّلَهُ وَآخِرَهُ
Bismillâhi evvelehû ve âhirahû.
Başında da sonunda da Allah'ın adıyla.
Ebû Dâvûd, Et'ime 15, 3767; Tirmizî, Et'ime 47, 1858
Recited for the host after eating at someone's home.
اللَّهُمَّ بَارِكْ لَهُمْ فِيمَا رَزَقْتَهُمْ، وَاغْفِرْ لَهُمْ وَارْحَمْهُمْ
Allâhümme bârik lehüm fîmâ razaktehüm vağfir lehüm verhemhüm.
Allah'ım! Onlara rızık olarak verdiklerini bereketli kıl, onları bağışla ve onlara merhamet et.
Müslim, Eşribe 186, 2042
Recited upon breaking the fast at iftar time.
ذَهَبَ الظَّمَأُ وَابْتَلَّتِ الْعُرُوقُ وَثَبَتَ الْأَجْرُ إِنْ شَاءَ اللَّهُ
Zehebez zameu vebtelletil urûku ve sebetel ecru in şâallâh.
Susuzluk gitti, damarlar ıslandı ve inşaallah sevap sabit oldu.
Ebû Dâvûd, Savm 22, 2357
Recited after drinking milk.
اللَّهُمَّ بَارِكْ لَنَا فِيهِ وَزِدْنَا مِنْهُ
Allâhümme bârik lenâ fîhi ve zidnâ minhü.
Allah'ım! Bunu bize bereketli kıl ve bize bundan daha fazlasını ver.
Tirmizî, Deavât 54, 3455
Recited after eating.
الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي أَطْعَمَنَا وَسَقَانَا وَجَعَلَنَا مُسْلِمِينَ
Elhamdülillâhillezî at'amenâ ve sekânâ ve cealenâ müslimîn.
Bizi yediren, içiren ve bizi Müslümanlardan kılan Allah'a hamdolsun.
Ebû Dâvûd, Et'ime 52, 3850; Tirmizî, Deavât 55, 3457
Recited after drinking water.
الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي سَقَانَا عَذْبًا فُرَاتًا بِرَحْمَتِهِ وَلَمْ يَجْعَلْهُ مِلْحًا أُجَاجًا بِذُنُوبِنَا
Elhamdülillâhillezî sekânâ azben fürâten bi rahmetihî ve lem yec'alhü milhan ücâcen bi zünûbinâ.
Rahmeti ile bize tatlı ve içilebilir su içiren, günahlarımız sebebiyle onu tuzlu ve acı kılmayan Allah'a hamdolsun.
Taberânî; Beyhakî, Şuabü'l-Îmân