Adhan notifications, the Holy Quran, a qibla compass, and daily content — all in one free app.
Muttefekun aleyh
عن أبي بَكرة رضي الله عنه قال: سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول: «إِذَا الْتَقَى الْمُسْلِمَانِ بِسَيْفَيْهِمَا فَالْقَاتِلُ وَالْمَقْتُولُ فِي النَّارِ»، فَقُلْتُ: يَا رَسُولَ اللهِ هَذَا الْقَاتِلُ، فَمَا بَالُ الْمَقْتُولِ؟ قَالَ: «إِنَّهُ كَانَ حَرِيصًا عَلَى قَتْلِ صَاحِبِهِ».
Ebû Bekre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şöyle söylediğini işittim: «İki Müslüman, kılıçları ile (birbirlerini öldürmek için) karşı karşıya gelirlerse, ölen de öldürülen de ateştedir.» Dedim ki: "Ey Allah’ın Rasûlü! Bu katildir, peki öldürülen kimsenin durumu nedir (o neden ateştedir)?" Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «O da Müslüman kardeşini öldürme hususunda istekli idi.»
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- iki Müslümanın kılıçları ile birbirlerini öldürmek için karşı karşıya gelirlerse, öldüren kimsenin diğer Müslüman kardeşini öldürdüğü için ateşte olduğunu haber vermiştir. Ancak sahabeler öldürülen nasıl ateşte olur diye? şaşırmışlardır. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- öldürülenin de diğer Müslüman kardeşini öldürmeye azmettiği için ateşte olduğunu haber vermiştir. Öldüren kimse katilini öldürmeye çalışmıştır, ancak diğeri ondan önce davranıp onu öldürmüştür.