177:1
وَٱلۡمُرۡسَلَٰتِ عُرۡفࣰ ا
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır
277:2
فَٱلۡعَٰصِفَٰتِ عَصۡفࣰ ا
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır
377:3
وَٱلنَّٰشِرَٰتِ نَشۡرࣰ ا
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır
477:4
فَٱلۡفَٰرِقَٰتِ فَرۡقࣰ ا
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır
577:5
فَٱلۡمُلۡقِيَٰتِ ذِكۡرًا
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır
677:6
عُذۡرًا أَوۡ نُذۡرًا
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır
777:7
إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَوَٰقِعࣱ
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır
877:8
فَإِذَا ٱلنُّجُومُ طُمِسَتۡ
Yıldızların ışığı giderildiği zaman
977:9
وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ فُرِجَتۡ
Gök yarıldığı zaman
1077:10
وَإِذَا ٱلۡجِبَالُ نُسِفَتۡ
Dağlar pamuk gibi atıldığı zaman
1177:11
وَإِذَا ٱلرُّسُلُ أُقِّتَتۡ
Peygamberlere ümmetleri hakkında şahidlik vakitleri bildirildiği zaman
1277:12
لِأَيِّ يَوۡمٍ أُجِّلَتۡ
Bu, hangi güne bırakılmıştı
1377:13
لِيَوۡمِ ٱلۡفَصۡلِ
Hüküm gününe bırakılmıştı
1477:14
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا يَوۡمُ ٱلۡفَصۡلِ
Hüküm gününün ne olduğunu sen nerden bilirsin
1577:15
وَيۡلࣱ يَوۡمَئِذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِينَ
O gün yalanlamış olanların vay haline
1677:16
أَلَمۡ نُهۡلِكِ ٱلۡأَوَّلِينَ
Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız
1777:17
ثُمَّ نُتۡبِعُهُمُ ٱلۡأٓخِرِينَ
Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız
1877:18
كَذَٰلِكَ نَفۡعَلُ بِٱلۡمُجۡرِمِينَ
Suçlulara böyle yaparız
1977:19
وَيۡلࣱ يَوۡمَئِذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِينَ
O gün, yalanlamış olanların vay haline
2077:20
أَلَمۡ نَخۡلُقكُّم مِّن مَّآءࣲ مَّهِينࣲ
Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi
2177:21
فَجَعَلۡنَٰهُ فِي قَرَارࣲ مَّكِينٍ
Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi
2277:22
إِلَىٰ قَدَرࣲ مَّعۡلُومࣲ
Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi
2377:23
فَقَدَرۡنَا فَنِعۡمَ ٱلۡقَٰدِرُونَ
Buna gücümüz yeter; Biz ne güzel güç yetireniz
2477:24
وَيۡلࣱ يَوۡمَئِذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِينَ
O gün yalanlamış olanların vay haline
2577:25
أَلَمۡ نَجۡعَلِ ٱلۡأَرۡضَ كِفَاتًا
Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı
2677:26
أَحۡيَآءࣰ وَأَمۡوَٰتࣰ ا
Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı
2777:27
وَجَعَلۡنَا فِيهَا رَوَٰسِيَ شَٰمِخَٰتࣲ وَأَسۡقَيۡنَٰكُم مَّآءࣰ فُرَاتࣰ ا
Orada yüksek yüksek sabit dağlar var edip size tatlı sular içirmedik mi
2877:28
وَيۡلࣱ يَوۡمَئِذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِينَ
Yalanlamış olanların vay o gün haline
2977:29
ٱنطَلِقُوٓاْ إِلَىٰ مَا كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ
İnkarcılara o gün şöyle denir: "yalanlayıp durduğunuz şeye gidin
3077:30
ٱنطَلِقُوٓاْ إِلَىٰ ظِلࣲّ ذِي ثَلَٰثِ شُعَبࣲ
gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin
3177:31
لَّا ظَلِيلࣲ وَلَا يُغۡنِي مِنَ ٱللَّهَبِ
gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin
3277:32
إِنَّهَا تَرۡمِي بِشَرَرࣲ كَٱلۡقَصۡرِ
O gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür
3377:33
كَأَنَّهُۥ جِمَٰلَتࣱ صُفۡرࣱ
O gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür
3477:34
وَيۡلࣱ يَوۡمَئِذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِينَ
Yalanlamış olanların o gün vay haline
3577:35
هَٰذَا يَوۡمُ لَا يَنطِقُونَ
Bu, onların konuşamayacakları gündür
3677:36
وَلَا يُؤۡذَنُ لَهُمۡ فَيَعۡتَذِرُونَ
Onlara izin de verilmez ki özür beyan etsinler
3777:37
وَيۡلࣱ يَوۡمَئِذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِينَ
Yalanlamış olanların o gün vay haline
3877:38
هَٰذَا يَوۡمُ ٱلۡفَصۡلِۖ جَمَعۡنَٰكُمۡ وَٱلۡأَوَّلِينَ
Bu, sizleri ve öncekileri topladığımız hüküm günüdür
3977:39
فَإِن كَانَ لَكُمۡ كَيۡدࣱ فَكِيدُونِ
Eğer bir düzeniniz varsa Bana kurun
4077:40
وَيۡلࣱ يَوۡمَئِذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِينَ
Yalanlamış olanların o gün vay haline
4177:41
إِنَّ ٱلۡمُتَّقِينَ فِي ظِلَٰلࣲ وَعُيُونࣲ
Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlar, elbette gölgeliklerde ve pınar başlarındadırlar
4277:42
وَفَوَٰكِهَ مِمَّا يَشۡتَهُونَ
Canlarının istediği meyveler arasındadırlar
4377:43
كُلُواْ وَٱشۡرَبُواْ هَنِيٓـَٔۢا بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ
Onlara denir ki: "İşlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz, içiniz
4477:44
إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡمُحۡسِنِينَ
Biz, iyi davrananlara işte böyle karşılık veririz
4577:45
وَيۡلࣱ يَوۡمَئِذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِينَ
O gün yalanlamış olanların vay haline
4677:46
كُلُواْ وَتَمَتَّعُواْ قَلِيلًا إِنَّكُم مُّجۡرِمُونَ
Yiyiniz, biraz zevkleniniz bakalım, doğrusu sizler suçlularsınız
4777:47
وَيۡلࣱ يَوۡمَئِذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِينَ
O gün yalanlamış olanların vay haline
4877:48
وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱرۡكَعُواْ لَا يَرۡكَعُونَ
Onlara "Rüku edin" denildiğinde rükua varmazlar
4977:49
وَيۡلࣱ يَوۡمَئِذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِينَ
O gün yalanlamış olanların vay haline
5077:50
فَبِأَيِّ حَدِيثِۭ بَعۡدَهُۥ يُؤۡمِنُونَ
Kuran'dan başka hangi söze inanacaklar