Vitir namazını kılan her mümin, üçüncü rekâtta kısa bir an durup ellerini kaldırır ve kunut dualarını okur. Peki bu duaların anlamı nedir, hangi namazda ve nasıl okunur, henüz ezberlemeyen biri ne yapmalıdır? Bu yazıda kunut kavramını, iki kunut duasının okunuşu ve manasını, mezheplerin görüşlerini ve pratik meseleleri güvenilir kaynaklarla ele alıyoruz.
Kunut Ne Demektir?
Kunut kelimesi Arapça kökeninde "Allah'a içtenlikle kulluk etmek, itaat etmek, ibadet niyetiyle ayakta durmak ve duayı uzatmak" gibi anlamlara gelir. Fıkıh terimi olarak ise kunut, namaz içinde ayakta durarak; bir kötülükten korunmak yahut bir hayra ulaşmak için Allah'a yalvarıp dua etmeyi ifade eder. Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi'nin "Kunut" maddesinde belirtildiği üzere, âlimler kunutun meşruiyeti konusunda görüş birliği içindedir; ayrılık, kunutun hangi namazda, namazın hangi bölümünde ve hangi hükümle yapılacağı noktasındadır.
Kur'an-ı Kerim'de "kunut" kökü, çoğunlukla "gönülden itaat, huşû ve kulluk" manasında kullanılır. Meselâ Bakara sûresinde namazın huşû ile eda edilmesi emredilirken bu kökten bir ifade geçer:
— Bakara sûresi, 238Namazlara ve orta namaza devam edin; huşû içinde, gönülden boyun eğerek Allah'ın huzurunda durun.
Aynı kökten bir emir, Hz. Meryem'e hitap eden ayette de yer alır: "Ey Meryem! Rabbine ibadet et; secdeye kapan, huzurunda eğilenlerle beraber sen de eğil." (Âl-i İmrân, 43). Bu kullanımlar kunutun özünde bir teslimiyet, itaat ve huzurda durma hâli olduğunu gösterir. Namazın sonunda okunan kunut duaları da işte bu teslimiyetin sözle ifade edilmiş hâlidir.
Kunut Duaları Hangi Namazda Okunur?
Kunut duasının okunduğu yer ve zaman, mezheplere göre farklılık gösterir:
- Hanefî mezhebi: Kunut, yıl boyunca vitir namazının üçüncü (son) rekâtında, zamm-ı sûre okunduktan sonra ve rükûya varmadan önce ayakta okunur. Hanefîlerde sabah namazında kunut yapılmaz.
- Şâfiî mezhebi: Kunut, sabah namazının son rekâtında rükûdan doğrulduktan sonra okunur. Ayrıca Ramazan'ın ikinci yarısında vitir namazında da kunut yapılır.
- Mâlikî mezhebi: Kunut yalnızca sabah namazında yapılır; rükûdan önce okunması tercih edilir, sonra okunması da caizdir.
- Hanbelî mezhebi: Kunut, vitir namazının son rekâtında rükûdan sonra okunur.
Ülkemizde ağırlıkla Hanefî mezhebi uygulandığı için, halk arasında "kunut duaları" denince akla vitir namazında okunan iki dua gelir. Bir salgın, savaş, kıtlık gibi genel bir musibet ânında ise, imamların farz namazlarda "kunût-i nâzile" adı verilen bir kunut duası okuması da sünnetle sabittir.
Kunut Duasının Hükmü
Hanefî mezhebine göre vitir namazının üçüncü rekâtında kunut yapmak, yani tekbir alıp dua okumak vaciptir. Burada asıl vacip olan, uygun bir dua ile Allah'a yalvarmaktır; "Allâhümme innâ nesteînüke" ve "Allâhümme iyyâke na'büdü" şeklinde bilinen belirli kunut dualarını okumak ise sünnettir. Yani bu iki metni bilmek namazın sıhhati için şart değildir; ancak sünnete uygun olanı bunları öğrenip okumaktır.
Birinci Kunut Duası: Allâhümme innâ nesteînüke
Diyanet'in aktardığı okunuşuyla birinci kunut duası şöyledir:
Allâhümme innâ nesteînüke ve nestağfiruke ve nestehdîk, ve nü'minü bike ve netûbü ileyk, ve netevekkelü aleyk, ve nüsnî aleyke'l-hayra küllehû neşküruke ve lâ nekfuruk, ve nahleu ve netrukü men yefcüruk.
Bu duada kul, Allah'tan yardım, bağışlanma ve hidayet ister; O'na iman ettiğini, tövbe edip yalnız O'na güvendiğini dile getirir. Bütün hayrın Allah'tan geldiğini bilerek O'na hamd ve şükreder, nimetlerine nankörlük etmeyeceğini söyler; günahta ısrar edip Allah'a isyan edenlerden ise uzaklaştığını ifade eder. Kısa birkaç cümlede kulluğun özü — iltica, tövbe, tevekkül ve sadâkat — bir araya getirilmiştir.
İkinci Kunut Duası: Allâhümme iyyâke na'büdü
İkinci kunut duasının okunuşu ise şu şekildedir:
Allâhümme iyyâke na'büdü ve leke nüsallî ve nescüd, ve ileyke nes'â ve nahfid, nercû rahmeteke ve nahşâ azâbek, inne azâbeke bil-küffâri mülhik.
Bu duada kul, yalnız Allah'a ibadet ettiğini, sadece O'nun için namaz kılıp secdeye vardığını, O'nun rızasına doğru koşup hizmetinde bulunduğunu söyler. Allah'ın rahmetini umduğunu, azabından korktuğunu ve bu azabın hakikati inkâr edenlere ulaşacağını dile getirir. Fâtiha sûresindeki "yalnız Sana ibadet ederiz" ifadesini hatırlatan bu sözler, ümit (recâ) ile korkuyu (havf) dengede tutan bir kulluk anlayışını yansıtır.
Kur'an ve Sünnet'te Kunut
Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) namazlarında kunut yaptığı sahih rivayetlerle sabittir; bu sebeple kunutun meşruiyeti konusunda âlimler arasında ihtilaf yoktur. Vitir namazındaki kunut duasının dayanağı olarak, torunu Hz. Hasan b. Ali'nin naklettiği şu rivayet gösterilir. Hz. Hasan, Resûlullah'ın kendisine vitirde okumak üzere şu duayı öğrettiğini bildirir:
— Tirmizî, Vitir 10, no. 464Allah'ım! Hidayet verdiklerinle birlikte bana da hidayet ver; âfiyet verdiklerinle birlikte bana da âfiyet ver; dost edindiklerinle birlikte beni de dost edin; bana verdiklerini bereketli kıl; hükmettiğin şeylerin şerrinden beni koru. Şüphesiz hükmü veren Sen'sin, Sana karşı hüküm verilemez. Senin sahip çıktığın kimse asla zelil olmaz.
Bu hadis, Ebû Dâvûd, Tirmizî ve Nesâî gibi kaynaklarda yer alır ve Tirmizî tarafından hasen olarak değerlendirilmiştir. Şâfiî ve Hanbelî mezhepleri kunut duası olarak ağırlıkla bu metni tercih ederken; Hanefî ve Mâlikî geleneğinde okunan "Allâhümme innâ nesteînüke" ve "Allâhümme iyyâke na'büdü" metinleri, kaynaklarda Hz. Ömer b. Hattâb'a nispet edilen rivayetlere dayandırılır. Görüldüğü üzere kunut, hem Kur'an'ın işaret ettiği huşû ve itaat hâlinin, hem de Peygamber'in fiilî uygulamasının bir devamıdır.
Kunut Duasını Bilmeyen veya Unutan Ne Yapar?
Bu iki duayı henüz ezberleyemeyen kişi, öğrenmek için gayret göstermelidir. Ezberleyinceye kadar ise, kunut yerine "Rabbenâ âtinâ fi'd-dünyâ haseneten ve fi'l-âhireti haseneten ve kınâ azâbe'n-nâr" duasını okuyabilir; bunu da bilmiyorsa üç defa "Allâhümmeğfir lî" (Allah'ım, beni bağışla) demekle yetinebilir. Böylece kunut hiç bilmediği için namazını kılamama gibi bir sıkıntı ortaya çıkmaz.
Hanefî mezhebinde kunut vacip olduğu için, vitir namazında kunutu okumayı unutan kişi, namazın sonunda sehiv secdesi yaparak bu eksikliği telafi eder. Kunutu unuttuğunu rükûya vardıktan sonra hatırlayan kimse, geri dönüp okumaz; namaza devam edip sonunda sehiv secdesiyle tamamlar.
Sonuç
Kunut duaları, vitir namazını taçlandıran kısa fakat yoğun bir yakarıştır. Bu dualarda kul; yardım diler, bağışlanma ister, tövbe eder, yalnız Allah'a kulluk ettiğini ilan eder ve O'nun rahmetini umarak azabından sakınır. Anlamını bilerek okunduğunda vitir namazı, günün sonunda insanı yeniden Rabbine bağlayan içten bir muhasebeye dönüşür. Namazlarınızı vaktinde ve huşû ile kılmak için namazın nasıl kılındığını ve gece ibadeti olarak teheccüd namazının faziletini inceleyebilir; daha fazla dua metni için dua bölümümüze ve ayet meâlleri için Kur'an-ı Kerim sayfamıza göz atabilirsiniz.
Bu yazı kaynaklara dayalı genel bir bilgilendirmedir; namazla ilgili özel durumlarınızda bağlayıcı hüküm için Diyanet İşleri Başkanlığı gibi yetkili mercilere danışmanız uygun olur.
Kaynakça
- Bakara sûresi, 238; Âl-i İmrân sûresi, 43 — kuran.diyanet.gov.tr (Diyanet İşleri Başkanlığı Meâli ve Tefsiri).
- "Kunut" maddesi (Muhsin Koçak), Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi (TDV) — islamansiklopedisi.org.tr.
- Hz. Hasan b. Ali'nin vitir kunutu rivayeti — Tirmizî, Vitir 10 (Hadis No. 464); ayrıca Ebû Dâvûd, Vitir 5 ve Nesâî, Kıyâmü'l-leyl. Tirmizî hadisi hasen olarak değerlendirmiştir.
- "Kunut duasını bilmeyen bir kimse ne yapar?" — Din İşleri Yüksek Kurulu, kurul.diyanet.gov.tr.
- Kunut dualarının okunuşu ve anlamı — Diyanet Haber (diyanethaber.com.tr).