Bir Müslüman'ın elinde tuttuğu mal, asıl olarak onun değildir — Allah'ın ona emanet olarak verdiği bir nimettir. Bu emanetin bir kısmı, belirli oranlarla yine Allah'ın koyduğu hak sahiplerine geri döner. Bu dönüş zekât adını alır. İmkânı olanın gönüllü olarak verdiği ise sadakadır. Bu vaaz zekâtın farziyetini, sadakanın faziletini, gizli vermenin sırrını ve infakın mü'minin karakterine kattığı genişliği ele alıyor.
Zekât İslâm'ın Bir Direği
Allah Resûlü (s.a.v.) İslâm'ın beş şartını sayarken zekâtı namazdan hemen sonraya yerleştirir — Buhârî, Îmân, no. 8. Bu sıralama önemlidir: namaz mü'minin Allah'a olan dikey bağıdır; zekât ise insanlarla yatay bağıdır. İkisinin de aksamadan işlemesi, mü'min hayatının dengesini kurar.
Allah Teâlâ Bakara Sûresi'nde namaz ile zekâtı sürekli yan yana zikreder:
— Bakara 2:43Namazı dosdoğru kılın; zekâtı verin; rükû edenlerle birlikte rükû edin.
Zekâtın oranları belirli ve sabittir: nakit, altın-gümüş ve ticaret mallarında %2,5; tarımda %5 veya %10 (sulama yöntemine göre); hayvanlarda özel cetveller. Bu hesabın kolay olması için ülkede zekât hesap edicileri ve mobil uygulamalar bulunur.
Zekâtın sekiz sınıf hak sahibi vardır:
— Tevbe 9:60Sadakalar (zekâtlar) Allah'tan bir farz olarak ancak fakirler, düşkünler, zekât toplayan memurlar, kalpleri ısındırılacak olanlar, hürriyetlerine kavuşturulacak köleler, borçlular, Allah yolunda cihad edenler ve yolda kalmışlar içindir.
Bu sekiz sınıf, İslâm'ın sosyal güvence ağının kim için kurulduğunu net biçimde gösterir.
Sadakanın "Malı Eksiltmediği" Vaadi
Sadaka zekâtın üzerine, gönüllü olarak verilen bağıştır. Allah Resûlü (s.a.v.) sadakanın ekonomik mantığa aykırı görünen ama gerçek olan bir kuralını şöyle bildirir:
— Müslim, Birr, no. 2588Sadaka maldan bir şey eksiltmez. Allah affeden kulun ancak izzetini artırır. Allah için tevazu gösteren kulu da Allah mutlaka yükseltir.
"Sadaka maldan eksiltmez." Bu Allah'ın koyduğu görünmez ekonomik yasadır — sadaka veren bir kulun malı zahirde azalmış gibi görünür ama bereketle çoğalır. Bu çoğalmayı her gönüllü infakçı kendi tecrübesinde görür: cömert insanların evine bereket yağar, hatırı sayılırlığı artar, beklenmedik kazançlar yolunu açar.
Hz. Peygamber (s.a.v.) bunu somut bir benzetmeyle anlatır:
— Buhârî, Zekât, no. 1443Sadakaya teşvik eden ve cömert davranan kişinin durumu, demir bir zırh giymiş gibidir. Sadaka verdikçe zırh genişler, eli açıldıkça açılır. Cimrilik eden ise demir zırhın halkaları boğazına yapışmış gibidir.
Cömertlik ve cimrilik — birbirine ters iki kıyafet gibi.
Gizli Vermenin Fazileti
Allah Teâlâ Bakara Sûresi'nde sadakanın iki türünü ayırır:
— Bakara 2:271Sadakaları açıktan verirseniz, ne güzel; ama eğer onları gizler ve fakirlere gizlice verirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. Allah da bununla günahlarınızdan bir kısmını örter.
Sadaka açıkça verilebilir — bu da iyidir, başkalarını teşvik eder. Ama gizli vermek daha iyidir; çünkü:
- Niyet daha saftır (kimse görmüyor, sadece Allah biliyor).
- Alanın izzeti korunur (kim aldığı bilinmez).
- Mükâfat Allah katında saklı kalır.
Allah Resûlü (s.a.v.) kıyamet günü Arş'ın gölgesinde gölgelenecek yedi sınıf insandan birini şöyle tarif eder: "Sağ eliyle verdiğini sol eli duymayacak kadar gizli sadaka veren kişi" — Buhârî, Ezân, no. 660.
Az ve Çok — Hangisi Önemlidir?
Bazıları "ben az kazanıyorum, sadakanın faydası olur mu?" diye sorar. Allah Resûlü (s.a.v.) bu yanılgıya net bir cevap verir:
— Buhârî, Zekât, no. 1417Yarım hurma vererek de olsa kendinizi ateşten koruyun. Bunu bulamayanlar, güzel bir sözle de olsa korunsun.
Bu hadis sadakanın asgari sınırını ortaya koyar: yarım hurma bile. Allah Teâlâ verene değil, vermeye bakar. Bir bardak çay, bir kıyaktım, bir karşılaşmada söylenen güzel söz — bunların hepsi Allah katında sadaka olarak yazılır.
Hz. Peygamber'in (s.a.v.) bir başka hadisi sadakayı genişletir:
— Buhârî, Edeb, no. 6022Her Müslüman üzerine bir sadaka vardır. 'Bulamayan ne yapsın?' dediler. 'Çalışır kazanır kendine fayda verir ve sadaka verir' buyurdu. 'Bunu da yapamayan ne yapsın?' dediler. 'İhtiyaç sahibine yardım eder.' 'Bunu da yapamayan?' dediler. 'İyiliği emreder, kötülükten alıkoyar.' 'Bunu da yapamayan?' dediler. 'Kötülükten uzak durur; çünkü bu da onun için sadakadır' buyurdu.
Demek ki sadaka sadece para değildir: emek, yardım, iyilik tavsiyesi, hatta kötülükten uzak durmak — hepsi sadakadır.
İnfakın Karakter Kazandırdığı Genişlik
Cömert kişi yalnız maddî olarak değil, kalben de zenginleşir. Kıskançlık, hased, cimrilik — bunların hepsi kalbi daraltır. İnfak ise kalbi genişletir.
Hz. Ebû Bekir (r.a.) bir gün bütün malını Allah yolunda getirdiğinde, Allah Resûlü "Aileye ne bıraktın?" diye sordu. Hz. Ebû Bekir cevap verdi: "Onlara Allah'ı ve Resûlü'nü bıraktım." Bu cevap, infakın zirve hâlidir — sahip olunan her şeyin yine Sahibi'ne geri dönmesi.
Hz. Ömer (r.a.) bunu duyunca dedi: "Ebû Bekir'i hiçbir hayır işinde geçemedim."
VAAZ ile İnfak Hayatı
VAAZ uygulamasındaki dua arşivinde sadaka verirken ve verdikten sonra okunan dualar kategorize edilmiştir. Esmâ-ül Hüsnâ koleksiyonu içinde el-Vehhâb (sürekli bağışlayan), el-Kerîm (cömert olan), er-Razzâk (rızıklandıran) isimleri yer alır — mü'min Allah'ın bu cömertliğine kendi cömertliğiyle yaklaşır.
Şükür ile sadakanın iç bağı için Şükür Vaazı; modern hayatta tevekkül ile rızka bakış için Tevekkül Vaazı yazılarına bakabilirsin.
Zekât ve sadaka, malın temizlenmesi olduğu kadar kalbin temizlenmesidir. Cömert bir mü'min sadece çevresine değil, kendisine de iyilik yapmış olur. Allah Resûlü'nün dediği gibi "veren el alan elden üstündür" — bu üstünlük dünyada ve âhirette geçerlidir.
Kaynakça
- Kur'ân-ı Kerim, Bakara Sûresi 2:43, Diyanet Meali.
- Kur'ân-ı Kerim, Tevbe Sûresi 9:60, Diyanet Meali.
- Kur'ân-ı Kerim, Bakara Sûresi 2:271, Diyanet Meali.
- Sahîh-i Buhârî, Kitâbu'l-Îmân, Hadis No. 8.
- Sahîh-i Müslim, Kitâbu'l-Birr, Hadis No. 2588.
- Sahîh-i Buhârî, Kitâbu'z-Zekât, Hadis No. 1443.
- Sahîh-i Buhârî, Kitâbu'l-Ezân, Hadis No. 660.
- Sahîh-i Buhârî, Kitâbu'z-Zekât, Hadis No. 1417.
- Sahîh-i Buhârî, Kitâbu'l-Edeb, Hadis No. 6022.