Vesveseden Allah'a sığınma
Vesvese geldiğinde derhal.
أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ
Eûzü billâhi mineş-şeytânir-racîm.
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.
Nahl 16/98
...
Vesvese geldiğinde derhal.
أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ
Eûzü billâhi mineş-şeytânir-racîm.
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.
Nahl 16/98
Sabah, akşam, uyumadan önce.
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ • قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ
Kul eûzü bi-Rabbil-felak • Kul eûzü bi-Rabbin-nâs.
Felâk ve Nâs sûreleri vesveseye karşı en büyük korumadır.
Felâk ve Nâs Sûreleri
Vesvese ve karanlık düşüncelere karşı.
هُوَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ
Hüvallâhüllezî lâ ilâhe illâ hû.
O, kendisinden başka ilah olmayan Allah'tır.
Haşr 59/22-24
Düşman ve kötülük korkusunda.
اَللَّهُمَّ إِنَّا نَجْعَلُكَ فِي نُحُورِهِمْ وَنَعُوذُ بِكَ مِنْ شُرُورِهِمْ
Allâhümme innâ nec'alüke fî nuhûrihim ve neûzü bike min şürûrihim.
Allah'ım! Onlara karşı Seni siper ediniyor ve şerlerinden Sana sığınıyoruz.
Ebû Dâvûd, Vitir 26
Sabah akşam üçer kez.
أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّاتِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ
Eûzü bi-kelimâtillâhit-tâmmâti min şerri mâ halak.
Yarattıklarının şerrinden Allah'ın eksiksiz kelimelerine sığınırım.
Müslim, Zikir 2708
Sabah akşam üçer kez.
بِسْمِ اللَّهِ الَّذِي لَا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْأَرْضِ وَلَا فِي السَّمَاءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ
Bismillâhillezî lâ yedurru measmihî şey'ün fil-ardı ve lâ fis-semâi ve hüves-semîul-alîm.
O Allah'ın adıyla ki, O'nun adı anıldığında yerde ve gökte hiçbir şey zarar veremez. O, işitendir, bilendir.
Ebû Dâvûd, Edeb 101
Vesvese geldiğinde.
اَللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطِينِ، وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَنْ يَحْضُرُونِ
Allâhümme innî eûzü bike min hemezâtiş-şeyâtîn, ve eûzü bike Rabbi en yahdurûn.
Allah'ım! Şeytanların kışkırtmalarından Sana sığınırım. Rabbim! Onların benim yanımda bulunmalarından da Sana sığınırım.
Mü'minûn 23/97-98
Hayran kalınan bir şey görüldüğünde — nazar değmemesi için.
مَا شَاءَ اللَّهُ تَبَارَكَ اللَّهُ، لَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ
Mâ şâallâh tebârekallâh, lâ kuvvete illâ billâh.
Allah'ın dilediği olur. Allah ne yücedir. Güç ancak Allah'tandır.
Kehf 18/39
Korku, endişe ve kaygıda.
حَسْبُنَا اللَّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ
Hasbünallâhü ve ni'mel-vekîl.
Allah bize yeter; O ne güzel vekildir.
Âl-i İmrân 3/173
Akîde hakkında vesvese geldiğinde.
آمَنْتُ بِاللَّهِ وَرُسُلِهِ
Âmentü billâhi ve rusülih.
Allah'a ve elçilerine iman ettim. (Vesvese geldiğinde söylenir ve sola üç defa hafifçe tükürme hareketi yapılır)
Müslim, Îmân 209