...
...
Ebû Dâvûd rivayet etmiştir
عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ رَضيَ اللهُ عنه قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «لَمَّا عُرِجَ بِي مَرَرْتُ بِقَوْمٍ لَهُمْ أَظْفَارٌ مِنْ نُحَاسٍ يَخْمُشُونَ بها وُجُوهَهُمْ وَصُدُورَهُمْ، فَقُلْتُ: مَنْ هَؤُلَاءِ يَا جِبْرِيلُ، قَالَ: هَؤُلَاءِ الَّذِينَ يَأْكُلُونَ لُحُومَ النَّاسِ، وَيَقَعُونَ فِي أَعْرَاضِهِمْ».
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Miraca çıkarıldığımda, bakırdan tırnaklarıyla yüzlerini ve göğüslerini tırmalayan bir topluluğun yanından geçtim. Ey Cebrâîl bunlar kimlerdir? diye sordum. o da şöyle dedi: Bunlar gıybet etmek suretiyle insanların etlerini yiyenler ve onların şeref ve namuslarıyla oynayanlardır, cevabını verdi.»
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-: İsra ve Miraç Gecesi göğe yükseltildiğinde, yüzlerini ve göğüslerini tırmalayan ve yaralayan bakırdan çiviler taşıyan insanların yanından geçti. Bunun üzerine Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- Cebrâîl -aleyhisselâm-'a: "Bu insanlar bu azaba neden maruz kaldılar?" diye sorduğunu bildirmiştir. Bunun üzerine Cebrâîl -aleyhisselam- şöyle buyurdu: "Bunlar, insanların arkasından konuşan ve haksız yere onların namus ve şerefini kötüleyenlerdir."