Ana icerige atla
Mekkî · 11 ayet

سورة العاديات

Adiyat

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Adiyat Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 100. suresidir; on bir ayetten oluşur ve insanın Rabbine karşı nankörlüğünü, mala düşkünlüğünü ve hesap gününde gizlenenlerin ortaya çıkacağını işler. Sure adını, ilk ayetinde geçen ve 'koşan atlar' anlamına gelen 'âdiyât' kelimesinden alır. Nefes nefese koşan, kıvılcımlar saçan ve sabah baskını yapan atlara yapılan yeminlerle açılan sure, bu güçlü tasvirin ardından insanın nankörlüğünü ve buna kendisinin de şahit olduğunu bildirir. Kabirlerdekilerin çıkarılacağı ve kalplerde saklananların ortaya konulacağı günün hatırlatılmasıyla sona erer. Sure, bugünün okuruna nimet ile nankörlük arasındaki çizgiyi ve dünya hırsının hesap bilinciyle dengelenmesi gerektiğini düşündürür.

Nüzul ve arka plan

Adiyat Suresi Mekke döneminde, peygamberliğin ilk yıllarında inmiştir; Medenî olduğu yönünde görüşler nakledilmişse de yaygın kabul Mekkî olduğudur. Kısa, ritmik ayetleri ve yeminlerle açılan üslubu erken Mekke dönemi surelerinin özelliklerini taşır. Belirli bir olaya bağlanan güvenilir bir iniş sebebi bulunmamaktadır; sure insan tabiatına dair evrensel bir uyarı niteliğindedir.

Ana temalar

Surenin ana temaları yemin tasvirleri, insanın nankörlüğü ve hesap günüdür. 100:1-5'te savaş atlarının soluk soluğa koşusu, çaktıkları kıvılcımlar ve sabah vakti yapılan baskın canlı bir tabloyla anlatılır. 100:6'daki 'İnsan Rabbine karşı pek nankördür' ifadesi surenin merkezi cümlesidir; 100:8'de insanın mal sevgisindeki aşırılığı dile getirilir. 100:9-11'de ise kabirlerdekilerin dışarı çıkarılacağı, kalplerdekilerin ortaya konulacağı ve Rablerinin o gün onlardan tamamen haberdar olduğu bildirilerek hesap gerçeği vurgulanır.

1100:1

وَٱلۡعَٰدِيَٰتِ ضَبۡحࣰ ا

And olsun Allah yolunda koştukça koşanlara

2100:2

فَٱلۡمُورِيَٰتِ قَدۡحࣰ ا

And olsun kıvılcımlar saçanlara

3100:3

فَٱلۡمُغِيرَٰتِ صُبۡحࣰ ا

Sabah sabah akına çıkanlara

4100:4

فَأَثَرۡنَ بِهِۦ نَقۡعࣰ ا

Ve tozu dumana katanlara

5100:5

فَوَسَطۡنَ بِهِۦ جَمۡعًا

Düşman topluluğunun içine dalanlara ki

6100:6

إِنَّ ٱلۡإِنسَٰنَ لِرَبِّهِۦ لَكَنُودࣱ‏

İnsan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür

7100:7

وَإِنَّهُۥ عَلَىٰ ذَٰلِكَ لَشَهِيدࣱ‏

Doğrusu kendisi de bunların hepsine şahittir

8100:8

وَإِنَّهُۥ لِحُبِّ ٱلۡخَيۡرِ لَشَدِيدٌ

Gerçekten mala da pek düşkündür

9100:9

۞أَفَلَا يَعۡلَمُ إِذَا بُعۡثِرَ مَا فِي ٱلۡقُبُورِ

İnsan, kabirlerde bulunanların çıkarılacağı ve kalblerde olanların ortaya konulacağı bir zamanın geleceğini bilmez mi

10100:10

وَحُصِّلَ مَا فِي ٱلصُّدُورِ

İnsan, kabirlerde bulunanların çıkarılacağı ve kalblerde olanların ortaya konulacağı bir zamanın geleceğini bilmez mi

11100:11

إِنَّ رَبَّهُم بِهِمۡ يَوۡمَئِذࣲ لَّخَبِيرُۢ

Doğrusu Rableri o gün onların her şeyinden haberdardır

VAAZ
VAAZ UYGULAMASI

VAAZ'ı cebinize indirin

Ezan bildirimi, Kur'an-ı Kerim, kıble pusulası ve günlük içerikler — hepsi tek uygulamada, ücretsiz.

  • Ezan bildirimi
  • Kur'an & meal
  • Kıble pusulası
  • Günün ayeti ve hadisi