Ana icerige atla
Mekkî · 8 ayet

سورة التكاثر

Tekasür

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Tekasür Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 102. suresidir; sekiz ayetten oluşur ve mal, evlat ve sayı çokluğuyla övünme yarışının insanı asıl gayesinden uzaklaştırmasını işler. Sure adını, ilk ayetinde geçen ve 'çoklukla övünme yarışı' anlamına gelen 'tekâsür' kelimesinden alır. Sure, bu yarışın insanları kabirlere varıncaya kadar oyaladığını bildirir; ardından gerçeğin yakında bilineceği uyarısı tekrarlanır ve cehennemin bizzat görüleceği, o gün nimetlerden hesap sorulacağı haber verilir. Tüketim ve gösteriş kültürünün güçlü olduğu çağımızda sure, sahip olmayı hayatın ölçüsü haline getirmenin aldatıcılığını ve her nimetin bir sorumluluk doğurduğunu hatırlatan güncel bir mesaj taşır.

Nüzul ve arka plan

Tekasür Suresi Mekke döneminde inmiştir. Kabile gururunun, mal ve soy çokluğuyla övünmenin yaygın olduğu Mekke toplumunun zihniyetine hitap eder. Bazı tefsirlerde sayı üstünlüğüyle övünen topluluklar hakkında indiğine dair nakiller bulunsa da bunlar kesin bir iniş sebebi olarak görülmez; surenin uyarısı bütün insanlığa yöneliktir. Üslubu, erken dönem Mekkî surelerinin kısa ve vurgulu karakterini yansıtır.

Ana temalar

Surenin ana temaları dünyevileşme, gaflet ve nimetlerin hesabıdır. 102:1-2'de çokluk yarışının insanı kabir ziyaretine, yani ölüme kadar oyaladığı bildirilir; bu ifade, ömrün biriktirme hırsıyla tüketilmesine yönelik veciz bir eleştiridir. 102:3-4'te 'yakında bileceksiniz' uyarısı pekiştirilerek tekrarlanır; 102:5-7'de kesin bilgiyle bilmenin ve cehennemi gözle görmenin sarsıcılığı anlatılır. Surenin son ayeti 102:8, o gün her nimetten sorguya çekileceğini bildirerek nimet ile sorumluluk ilişkisini kuran temel referanslardan biridir.

1102:1

أَلۡهَىٰكُمُ ٱلتَّكَاثُرُ

Çoğunluk olmak iddianız sizi o kadar meşgul etti ki, mezarları ziyaretle oradakileri de sayacak kadar oldunuz

2102:2

حَتَّىٰ زُرۡتُمُ ٱلۡمَقَابِرَ

Çoğunluk olmak iddianız sizi o kadar meşgul etti ki, mezarları ziyaretle oradakileri de sayacak kadar oldunuz

3102:3

كَلَّا سَوۡفَ تَعۡلَمُونَ

Hayır; öyle olmayın; yakında bileceksiniz

4102:4

ثُمَّ كَلَّا سَوۡفَ تَعۡلَمُونَ

Hayır; gözünüzü açın; yakında bileceksiniz

5102:5

كَلَّا لَوۡ تَعۡلَمُونَ عِلۡمَ ٱلۡيَقِينِ

Dikkat edin, şayet yaptığınızın sonucunu kesin olarak bir bilseniz

6102:6

لَتَرَوُنَّ ٱلۡجَحِيمَ

And olsun ki, cehennemi göreceksiniz

7102:7

ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيۡنَ ٱلۡيَقِينِ

And olsun ki, onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz

8102:8

ثُمَّ لَتُسۡـَٔلُنَّ يَوۡمَئِذٍ عَنِ ٱلنَّعِيمِ

Sonra o gün, size verilmiş olan her nimetten sorguya çekileceksiniz

VAAZ
VAAZ UYGULAMASI

VAAZ'ı cebinize indirin

Ezan bildirimi, Kur'an-ı Kerim, kıble pusulası ve günlük içerikler — hepsi tek uygulamada, ücretsiz.

  • Ezan bildirimi
  • Kur'an & meal
  • Kıble pusulası
  • Günün ayeti ve hadisi