Her iyiliğin başı, her hayrın kaynağı Allah'ı sevmektir. Dünyadaki huzur ve âhiretteki sonsuz nimetler bu sevgi sayesinde elde edilir. Bu vaaz, Allah sevgisinin kaynağı olan mârifet, sevginin belirtisi olan ittiba ve sevginin meyvesi olan kardeşlik bağı ışığında, mü'minin gönlünde en yüce sevgiyi nasıl yeşertebileceğini ele alıyor.
Allah'ı Sevmek — Tanımanın Meyvesi
İnsan, bildiğini ve tanıdığını sever. Hasan Basrî'nin meşhur sözüdür: "Rabbini bilen O'nu sever." Allah Teâlâ Kur'an-ı Kerim'de tanıttığı sıfatlarıyla bilinir. O âlemlerin Rabbidir; yaratan, yaşatan, rızıklandıran O'dur. Her şeyi görür, her şeyi işitir; gönüllerde gizli olanı bile bilir. Rahmân ve Rahîm'dir; inananlara da inkâr edenlere de nimet verir. Yarattığı insanı yeniden diriltecek, huzurunda sorgulayacak ve emrine uyanları cennetiyle mükâfatlandıracak olan O'dur.
Bu sıfatlar başka kimde bulunur? Hiç kimsede. Üstün yaratık olan insandaki bütün yetenekleri ona O bağışlamıştır. Bu yüzden insanoğlu yalnız O'na ibadet etmek ve her şeyden çok O'nu sevmek durumundadır.
Allah Teâlâ mü'minin sevgisinin en güçlü sevgi olduğunu Kur'an'da bizzat bildiriyor:
وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَتَّخِذُ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَندَادࣰ ا يُحِبُّونَهُمۡ كَحُبِّ ٱللَّهِۖ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ أَشَدُّ حُبࣰّ ا لِّلَّهِ
— Bakara Sûresi 2:165İnsanlar arasında, Allah'ı bırakıp O'na koştukları eşleri tanrı olarak benimseyenler ve onları Allah'ı severcesine sevenler vardır. Mü'minlerin Allah'ı sevmesi ise hepsinden kuvvetlidir.
Bu âyetteki "kuvvetli sevgi", Allah'ı O'na yaraşır şekilde bilen kalbin sevgisidir. Çünkü mü'min, kendisini var edenin, varlığını sürdürenin, nimet üstüne nimet verenin yalnız Allah olduğunu idrak eder. Bu idrak, sevginin temelidir.
Allah Sevgisinin Belirtisi — Resûlüne İttiba
Allah'ı sevmenin sözle değil amelle ölçüleceğini bizzat Kur'an söyler. Bu, Allah sevgisinin alâmet-i fârikasıdır:
قُلۡ إِن كُنتُمۡ تُحِبُّونَ ٱللَّهَ فَٱتَّبِعُونِي يُحۡبِبۡكُمُ ٱللَّهُ وَيَغۡفِرۡ لَكُمۡ ذُنُوبَكُمۡۚ وَٱللَّهُ غَفُورࣱ رَّحِيمࣱ
— Âl-i İmrân Sûresi 3:31De ki: "Allah'ı seviyorsanız bana uyun. Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah affeder ve merhamet eder."
Bu âyet, sevgi iddiasını mücerret bir his olmaktan çıkarıp Rasûlullah'ın (s.a.v.) sünnetine bağlılığa dönüştürür. Peygamberi sevmek demek, onun izinden gitmek; her işte onu örnek almaktır. Hz. Ömer (ra.) bir gün şöyle demişti:
— "Ey Allah'ın Resûlü, ben sizi canımdan başka her şeyden çok severim."
Peygamberimiz: "Ey Ömer, canımı kudret elinde tutan Allah'a yemin ederim ki, beni canından da çok sevmedikçe olgun mü'min olamazsın," buyurdu. Hz. Ömer'in cevabı kısa ve kesindi: "Vallahi şimdi sizi canımdan da çok seviyorum." Peygamberimiz: "İşte ya Ömer, şimdi olgun mü'min oldun," buyurdu.
— Sahih al-Bukhari, Eymân ve'n-Nüzûr, no. 6632Mâide Sûresi, Allah'ın sevdiği kullarının ahlâkî profilini de çizer:
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مَن يَرۡتَدَّ مِنكُمۡ عَن دِينِهِۦ فَسَوۡفَ يَأۡتِي ٱللَّهُ بِقَوۡمࣲ يُحِبُّهُمۡ وَيُحِبُّونَهُۥٓ أَذِلَّةٍ عَلَى ٱلۡمُؤۡمِنِينَ أَعِزَّةٍ عَلَى ٱلۡكَٰفِرِينَ
— Mâide Sûresi 5:54Ey iman edenler! İçinizden kim dininden dönerse bilsin ki, Allah, sevdiği ve onların O'nu sevdiği, mü'minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü, Allah yolunda cihad eden bir topluluk getirir.
Allah'ın sevdiği kul: mü'min kardeşine karşı yumuşak, hakkı koruma konusunda kararlı, Allah yolunda ciddi. Bu üç çizgi, sevginin amelî karşılığıdır.
Allah'ı Anmak — Sevginin Dili
Sevdiğini sık sık anmak, sevenin tabiatındandır. Allah Teâlâ Kur'an'da bu karşılıklı zikirden söz ediyor:
فَٱذۡكُرُونِيٓ أَذۡكُرۡكُمۡ وَٱشۡكُرُواْ لِي وَلَا تَكۡفُرُونِ
— Bakara Sûresi 2:152Artık Beni anın, Ben de sizi anayım; Bana şükredin, nankörlük etmeyin.
Müfessirler bu âyeti çeşitli vecihlerle açıklamıştır: "Beni itaatle anın, Ben sizi rahmetimle anayım. Beni dua ile anın, Ben duanızı kabul ederek anayım. Beni gizlide anın, Ben sizi mahşerde anayım." Allah'ı zikretmek, kulluğun nüvesi ve sevginin dilidir.
Bir kudsî hadiste şöyle buyurulur:
— Sahih al-Bukhari, Tevhîd, no. 7405Ben kulumun zannı üzereyim. O Beni andığı zaman muhakkak Ben de onunla beraberim. Beni gönlünde gizlice anarsa, Ben de onu zatımda anarım. Beni bir topluluk içinde anarsa, Ben de onu, içinde andığı topluluktan daha hayırlı bir topluluk içinde anarım.
Bu hadis Allah ile kul arasındaki yakınlığın derecesini anlatır. Karış, arşın, kulaç gibi ifadeler kulun isteğine süratle icabet etmenin tabirleridir — beşerî dilin tasvir ettiği ilâhî yakınlık.
Allah İçin Sevmek — İmanın Tadı
Allah sevgisi, mü'mini yalnız Allah ile irtibata sokmaz; insanlara ittibâ ve muhabbet bağı kurar. Peygamberimiz buyurdu:
— Sahih al-Bukhari, Îmân, no. 16Bir kimsede üç haslet bulunursa imanın tadını duyar: Allah ve Resûlü kendisine her şeyden sevgili olsun; sevdiği kimseyi yalnız Allah için sevsin; Allah onu küfürden kurtardıktan sonra tekrar küfre dönmekten ateşe atılmak gibi nefret etsin.
Mü'minler birbirlerini yalnız Allah için severler — şahsî çıkar için değil. Şahsî çıkar üzerine kurulan dostluk mahşer günü düşmanlığa dönüşür; ancak takva üzerine kurulan dostluk gölgede ödüllendirilir. Peygamberimiz şu müjdeyi vermiştir:
— Sahih Muslim, Birr, no. 2566Allah Teâlâ kıyamet gününde: "Benim celâlim için sevişenler nerededir? Onları gölgemden başka gölge bulunmayan bir günde gölgemde gölgelendireceğim," buyurur.
Furkan Sûresi'nde Rahmân'ın has kullarının tarifi yapılırken takvâ üzerine kurulu kardeşlik bağı en güzel şekliyle resmedilir:
وَٱلَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا هَبۡ لَنَا مِنۡ أَزۡوَٰجِنَا وَذُرِّيَّٰتِنَا قُرَّةَ أَعۡيُنࣲ وَٱجۡعَلۡنَا لِلۡمُتَّقِينَ إِمَامًا
— Furkan Sûresi 25:74Onlar: "Rabbimiz, bize eşlerimizden ve çocuklarımızdan göz aydınlığı ihsan et ve bizi takva sahiplerine önder kıl," derler.
Anlatılan Kıssalar
Peygamberimizin Gece Namazları
Hadis kitapları Peygamberimizin gece namazında ayakları şişinceye kadar ayakta durduğunu nakleder. Kendisine "Ey Allah'ın Resûlü, Yüce Allah sizi bağışlamışken bu kadar zahmete neden katlanıyorsunuz?" diye sorulduğunda şöyle cevap verirdi:
— "Allah'a şükreden bir kul olmayayım mı?"
— Sahih al-Bukhari, Teheccüd, no. 1130Bu cevap, onun ibadetinin korku ile değil aşk ile, vazife ile değil hasretle yapıldığını gösterir. İbn-i Abbas (ra.) anlatır: Peygamberimiz gece yarısı namaza kalktığında şöyle yalvarırdı: "Allahım, hamd Sana mahsustur. Göklerin ve yerin nuru Sensin. Sen haksın, va'din haktır, sözün haktır, Sana kavuşmak haktır. Allah'ım, ben Sana teslim oldum, Sana inandım, Sana güvendim, Sana sığındım. Önce işlediğim ve sonra işleyebileceğim, gizli ve aşikâr bütün günahlarımı bağışla. İlâhım Sensin, Senden başka ilâh yoktur." İşte gece sessizliğinde Rabbine açılan eller — Allah'ı seven kalbin dilidir.
Esirin Şefkati ve Allah'ın Merhameti
Ömer b. el-Hattâb (ra.) anlatır: Peygamberimizin huzuruna Havâzin kabilesinden esirler getirildi. İçlerinde emzikli bir kadın vardı. Çocuğunu kaybetmişti, göğsünde biriken sütü esirler arasındaki bütün çocuklara veriyordu. Sonunda kendi çocuğunu buldu — onu kucağına aldı ve derin bir sevgiyle bağrına bastı.
Peygamberimiz bu yüce şefkati görünce sahabesine sordu:
— "Şu kadının çocuğunu ateşe atacağına ihtimal verir misiniz?"
Onlar: "Hayır, atmaya gücü yettiği sürece atmaz," dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz:
— "İşte Allah Teâlâ kullarına bu kadının çocuğuna olan sevgi ve şefkatinden daha merhametli ve şefkatlidir," buyurdu.
— Sahih al-Bukhari, Edeb, no. 5999Bu hadis İslâm tasavvurunda Allah'ın merhametinin kıyaslama ölçüsüdür: Bütün şefkatlerin en üstünü olan annelik şefkati bile Allah'ın kullarına olan merhametinin yanında bir damladır. Mü'min, Allah'ı sevmenin yanına ümitsizliğin asla yaklaşmaması gerektiğini bu hadisten öğrenir.
"Allah'ın Sıfatlarını Seviyorum"
Hz. Aişe (ra.) anlatır: Peygamberimiz bir zatı askerî birliğin başına imam olarak gönderdi. Bu zat namazlarda hep İhlâs Sûresi'ni okuyordu. Birlik geri döndüğünde "imamımız kısa sûre okuyor, uzun sûrelere geçmiyor" diye Peygamberimize şikâyet edildi.
Peygamberimiz: "Bunu ne maksatla yaptığını kendisinden sorun," buyurdu. Sordular. O zat:
— "İhlâs Sûresi Allah'ın sıfatlarını ihtiva ediyor, onu okumayı seviyorum. Onun için namazı bu sûreyle kıldırdım," dedi.
Bunu Peygamberimize ilettiklerinde şöyle buyurdu:
— "Siz de onu müjdeleyin; Allah da onu seviyor."
— Sahih al-Bukhari, Tevhîd, no. 7375İhlâs Sûresi'ni — "Allah Birdir, Samed'dir, doğurmamış ve doğurulmamıştır" — sırf Allah'ı tanıttığı için sevmek, sevginin marifete bağlı olduğunun en güzel kanıtıdır.
"Sevdiklerinle Beraber Olacaksın"
Enes b. Mâlik (ra.) anlatır: Bir gün Peygamberimizle birlikte mescitten çıkıyorduk. Kapıda bir adam karşımıza çıktı ve:
— "Ey Allah'ın Resûlü, kıyamet ne zaman kopacak?" diye sordu. Peygamberimiz: "Sen kıyamet için ne hazırladın?" buyurdu. Adam dedi ki:
— "Ey Allah'ın Resûlü, ben kıyamet için çok namaz, oruç ve sadaka hazırlamadım, ancak ben Allah'ı ve Peygamberini severim."
Peygamberimiz: "O halde sen sevdiklerinle beraber olacaksın," buyurdu.
— Sahih al-Bukhari, Edeb, no. 6171Bu hadis, kuru amelden mahrum kalmış ama Allah'ı seven mü'minler için bir müjdedir — sevgi, mahşer günü aile bağıdır.
Allah Sevgisinin Belirtileri
Allah sevgisi gönülde yer ettiğinde şu belirtilerle kendini gösterir:
- İbadetten zevk almak: İbadet bir borç değil, sevgilinin huzuruna çıkma fırsatıdır.
- Resûlullah'ın sünnetine bağlılık: Sevgi sözü amele dökülür; sünnet yaşatılır.
- Allah'ı çokça anmak: Dil zikirle, gönül muhabbetle, hâl şükürle Rabbe yönelir.
- Mü'mini Allah için sevmek: Şahsî menfaat değil takvâ kıstası olur.
- Günahtan utanmak: Sevdiğine karşı küstahlık etmek istemeyen incelik.
- Allah'ın yasaklarına gelince susmamak: Şahsında affedici, hakk-ı Allah'ta tavizsiz.
Hz. Aişe (ra.) Peygamberimizi şöyle anlatır: "Peygamberimiz kendisi için intikam almazdı; ancak Allah'ın yasaklarına uyulmadığında uymayanları cezalandırırdı."
VAAZ ile Allah Sevgisini Pratiğe Dökmek
VAAZ uygulamasındaki Esmâ-ül Hüsnâ koleksiyonu içinde el-Vedûd (çok seven), er-Rahmân (sonsuz merhamet sahibi) ve el-Latîf (kullarına lütufla davranan) isimleri muhabbetin kaynağını besleyen üç pencere açar. Dua arşivindeki "Allahümme innî es'elüke hubbeke" yalvarışı, Hz. Dâvûd'un (a.s.) duasının pratik şeklidir.
Allah sevgisinin kardeşi olan ihlâs için İhlâs Vaazı'na, peygamberin örnekliği için Peygamber Kıssaları Vaazı'na bakabilirsin. Allah'ı tanımak sevginin başlangıcıdır; sevmek tanımanın meyvesi; ittibâ ise sevginin yegâne ispatıdır.
Kaynakça
- Kur'ân-ı Kerîm, Bakara Sûresi 2:152, 2:165, Diyanet İşleri Başkanlığı Meali.
- Kur'ân-ı Kerîm, Âl-i İmrân Sûresi 3:31, Diyanet İşleri Başkanlığı Meali.
- Kur'ân-ı Kerîm, Mâide Sûresi 5:54, Diyanet İşleri Başkanlığı Meali.
- Kur'ân-ı Kerîm, Furkan Sûresi 25:74, Diyanet İşleri Başkanlığı Meali.
- Sahîh-i Buhârî, Kitâbu'l-Îmân, Hadis No. 16 ("İmanın Tadı").
- Sahîh-i Buhârî, Kitâbu't-Teheccüd, Hadis No. 1130 (Peygamberimizin gece namazı).
- Sahîh-i Buhârî, Kitâbu'l-Edeb, Hadis No. 5999 (Esirin şefkati).
- Sahîh-i Buhârî, Kitâbu'l-Edeb, Hadis No. 6171 (Sevdiklerinle beraber olacaksın).
- Sahîh-i Buhârî, Kitâbu't-Tevhîd, Hadis No. 7375 (İhlâs sûresi sevgisi).
- Sahîh-i Buhârî, Kitâbu't-Tevhîd, Hadis No. 7405 (Kulun zannı).
- Sahîh-i Buhârî, Kitâbu'l-Eymân, Hadis No. 6632 (Hz. Ömer'in sevgisi).
- Sahîh-i Müslim, Kitâbu'l-Birr, Hadis No. 2566 (Allah için sevenler).