Bir mü'min Kurban Bayramı sabahı kıbleye dönüp elindeki bıçağı boğaz damarına götürdüğünde, aslında dört bin yıl öncesinden Hz. İbrahim'in oğluyla birlikte ettiği teslimiyet yeminini tekrar etmiş olur. Kurban, et ve kan değildir; mü'minin "her şeyi versem yetmez" diyebilmesidir. Bu vaazda Hz. İbrahim'in mirasından kurbanın hikmetine, hükmünden bayramın rûhuna kadar bu büyük ibadetin manası ele alınacaktır.
Kurban Nedir ve Niçin Bir İbadettir?
Kurban, Kurban Bayramı günlerinde ibadet niyetiyle belli hayvanlardan birini keserek yapılan bir ibadettir; Arapça'da bu ibadete udhiyye denir. Kurban, Allah Teâlâ'nın insana ihsan ettiği varlığa karşı somut bir teşekkürdür ve İslâmiyet'ten önce de mevcuttu. Hz. İbrahim (a.s.) bir adak adamış ve "bir oğlum olursa onu Allah'a kurban edeceğim" demişti. Yıllar geçti, Hz. İsmail (a.s.) yanına koşacak çağa geldi ve Hz. İbrahim rüyasında oğlunu kurban ettiğini görmeye başladı. Peygamberlerin rüyaları vahiydir; bu rüya da bir vahiydi. Kıssa Sâffât Sûresi'nde şöyle anlatılır:
فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ ٱلسَّعۡىَ قَالَ يَٰبُنَىَّ إِنِّىٓ أَرَىٰ فِى ٱلۡمَنَامِ أَنِّىٓ أَذۡبَحُكَ فَٱنظُرۡ مَاذَا تَرَىٰۚ قَالَ يَٰٓأَبَتِ ٱفۡعَلۡ مَا تُؤۡمَرُۖ سَتَجِدُنِىٓ إِن شَآءَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلصَّٰبِرِينَ
— Sâffât Sûresi 37:102Çocuk kendisinin yanında koşma yaşına gelince: "Ey oğulcuğum, rüyada görüyorum ki seni boğazlıyorum; bir bak, ne dersin?" dedi. Oğlu: "Babacığım, sana emrolunanı yap; inşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi.
Her ikisi de Allah'a teslim oldular. Hz. İbrahim oğlunu şakağı üzerine yatırdı. İşte tam o anda Allah Teâlâ büyük bir kurbanlığı fidye olarak indirdi:
وَفَدَيۡنَٰهُ بِذِبۡحٍ عَظِيمࣲ
— Sâffât Sûresi 37:107Ona fidye olarak büyük bir kurbanlık verdik.
Allah Teâlâ Hz. İbrahim'in aracılığıyla insanları "insan kurban etmek" gibi korkunç bir gelenekten korumuştur. Hz. İbrahim oğlu yerine kendisine indirilen koçu kurban etti; ve böylece kurban Hz. İbrahim'den bize bir sünnet olarak intikal etti.
Resûlullah da bu sünneti kendi ümmetine emir kılmıştır. Kevser Sûresi'nde Allah Teâlâ buyurur:
إِنَّآ أَعۡطَيۡنَٰكَ ٱلۡكَوۡثَرَ. فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَٱنۡحَرۡ. إِنَّ شَانِئَكَ هُوَ ٱلۡأَبۡتَرُ
— Kevser Sûresi 108:1-3Doğrusu sana pek çok nimet vermişizdir; öyleyse Rabbin için namaz kıl, kurban kes. Doğrusu adı sanı ortadan kalkacak olan, sana kin tutan kimsedir.
Kurbanın Asıl Sermayesi Niyettir
Kurban bir gelenek değil bir ibadettir; ve her ibadetin özü Allah katında niyettir. Allah Teâlâ kurbandan beklediği şeyi açıkça bildirir:
لَن يَنَالَ ٱللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَآؤُهَا وَلَٰكِن يَنَالُهُ ٱلتَّقۡوَىٰ مِنكُمۡۚ كَذَٰلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمۡ لِتُكَبِّرُواْ ٱللَّهَ عَلَىٰ مَا هَدَىٰكُمۡۗ وَبَشِّرِ ٱلۡمُحۡسِنِينَ
— Hac Sûresi 22:37Bu hayvanların ne etleri ne kanları Allah'a ulaşır. Allah'a ulaşan ancak takvânızdır. Size doğru yolu gösterdiğinden, Allah'ı yüceltmeniz için onları böylece sizin buyruğunuza vermiştir. İyilik yapanlara müjde et.
Mâide Sûresi'nde Habil ile Kabil'in iki kurbanı anlatılır; biri kabul edilir, diğeri reddedilir. Kurbanı reddedilen Kabil kardeşini öldürmek üzere geldiğinde Habil ona şöyle der: "Allah, yalnız kendisinden korkanlardan kabul eder" (Mâide 5:27). Aynı et, aynı kan ama farklı niyet, farklı karşılık. Peygamberimiz bu inceliği şu sözüyle özetler:
— Sahih al-Bukhari, Kitâbu Bedi'l-Vahy, no. 1Amellerin kıymeti ancak niyetlere göredir. Herkesin niyet ettiği ne ise eline geçecek olan ancak odur.
Kurban, İslâm'ın sosyal yardımlaşma anlayışının somut bir tablosudur. Dünyada her gün sayısız hayvan kesilir ve çoğunlukla varlıklılar yararlanır; oysa kurban etinden en çok yoksullar ve hayır kurumları istifade eder. Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:
— Sunan al-Tirmidhi, al-Adahi, no. 1493Âdemoğlu Kurban Bayramı günü Allah katında kurban kesmekten daha sevimli bir iş yapmamıştır. O kurban, kıyamet günü boynuzları, kılları ve tırnaklarıyla gelir. Şüphesiz kurbanın kanı, yere düşmeden önce Allah katında kabul görür. Öyle ise gönüllerinizi kurban ile hoş edin.
Kurbanın Hükmü ve Vacip Olduğu Kimseler
İmam A'zam Ebû Hanîfe'ye göre kurban kesmek vaciptir; Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelîler ile İmam Ebû Yûsuf'a göre ise sünnet-i müekkededir. Hanefîlerin delili Kevser Sûresi'ndeki "Rabbin için namaz kıl ve kurban kes" (108:2) emri ile "Hâli vakti yerinde olup da kurban kesmeyen namazgâhımıza yaklaşmasın" hadis-i şerifindeki tehdittir.
Kurban; mukim olan, ergenlik çağına ermiş, akıllı ve sadaka-i fıtır nisâbına mâlik olan her kadın ve erkek müslümana vâciptir. Müslüman olmayan, seferde bulunan ve fakir olan kimseye kurban vâcip değildir. Nisap ölçüsü, kişinin temel ihtiyaçlarından ve borcundan fazla 80,18 gram altın veya bunun kıymetine eşit para ya da eşyaya sahip olmasıdır. Zekâttan farkı, kurban nisâbında malın artıcı olması ve üzerinden bir yıl geçmiş bulunması şart koşulmaz; Bayram günlerinde nisâba ulaşan kimseye o yıl kurban vâcip olur.
Kurban edilecek hayvanlar koyun, keçi, deve, sığır ve mandadır. Deve beş, sığır ile manda iki, koyun ile keçi bir yaşını doldurmuş olmalıdır. Koyunlar altı ayı tamamladıkları halde bir yaşındakiler kadar gösterişli olursa kurban edilebilir. Koyunu ve keçiyi yalnız bir kişi kurban edebilir; sığır, manda ve deveyi yedi kişiye kadar ortaklaşa kurban etmek caizdir. Ortakların hepsinin niyetinin ibadet olması şarttır.
İki gözü veya bir gözü kör olan, ileri derecede zayıf olan, kesim yerine yürüyemeyen, kulağı veya kuyruğunun üçte birinden fazlası eksik olan, doğuştan kulağı bulunmayan, dişlerinin yarıdan fazlası düşmüş olan, dilinin çoğu kesik bulunan veya ölüm derecesinde hasta olan hayvanlar kurban edilemez. Kurban vakti, bayram namazı kılınan yerlerde namazdan sonra olmak üzere bayramın ilk üç günüdür.
Anlatılan Kıssalar
Hz. İbrahim'in Bıçağıyla Buluşan Teslimiyet
Hz. İbrahim oğlunun teslimiyet sözünü duyunca bıçağını biledi, oğlunu şakağı üzerine yatırdı ve gözlerini kapadı. Müfessirler nakleder: Mübarek bıçak boğaza dokundu fakat kesmedi. Hz. İbrahim ısrarla denedi, bıçak yine kesmedi. "Ey bıçak, niçin kesmiyorsun?" diye sorduğunda, Allah Teâlâ'nın izniyle bıçaktan ses geldi: "Sen 'kes' diyorsun, Halîlullah; ben de 'kesme' emrini almışım. Hangi birimiz emre uymakta haklıyız?" O anda Cebrâil'in (a.s.) sesi geldi: "Allahu ekber, Allahu ekber!" İsmail'in yerine cennetten bir koç indirildi.
Hz. İbrahim'in büyüklüğü kurbanı kesebilmiş olmasında değil, kesebilecek hâle gelmiş olmasındadır. Kurbanlığı oğlu değildi; nefsinin oğul sevgisini Allah'ın emrinin önüne geçirmemesiydi.
Hz. Fâtıma'ya Kurban Vasiyeti
Peygamberimiz kızı Hz. Fâtıma'ya (r.a.) şöyle buyurmuştur: "Ey Fâtıma, kurbanın kesilirken orada hazır bulun. Zira işlemiş olduğun her günah, kurbanın kanından ilk damlası yere düştüğünde bağışlanır." Bu hadis, kurbanın yalnız bir ücret ödeyip işten çıkmak değil, mü'minin bayram sabahı bizzat orada bulunmasıyla bir ibadet bilincine dönüştüğünü gösterir.
— al-Mu'jam al-Awsat li-al-Tabarani, no. 2225Veda Haccı'nda Yüz Kurbanlık
Peygamberimiz Veda Haccı'nda yüz deve kurban etmiştir. Bunların altmış üç tanesini —yaşadığı yıl sayısı kadar— bizzat kendi mübarek elleriyle kesmiş, kalan otuz yedisini ise Hz. Ali'ye (r.a.) vekâlet vererek kestirmiştir. Resûlullah'ın her bir devesi için elinde "Bismillah, Allahu ekber" deyip kesmesi, kurbanın yalnız bir iktisadî işlem değil, başlı başına bir ibadet olduğunu ümmetine göstermek içindir.
Medine'nin Cahiliye Bayramlarından Bayrama
Peygamberimiz Medine'ye hicret ettiğinde Medineli ensar'ın eğlendiği iki günü olduğunu gördü. Onlara bu günlerin ne olduğunu sordu. "Câhiliye'de bu günlerde oynayıp eğlenirdik" dediler. Peygamberimiz buyurdu: "Allah Teâlâ size bunların yerine daha hayırlı iki gün verdi: Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı." Cahiliyenin oyun ve eğlencesi yerine Rabbe yönelen iki bayram; eğlencenin yerine ibadetin geçmesi, bir toplumun yeniden inşa edilmesidir.
— Sunan Abi Dawud, al-Salah, no. 1134Bayram Günlerinde Yapılması Müstehap Olan İşler
Kurban Bayramı yalnız hayvan kesmekle sınırlı bir gün değildir; Peygamberimizin sünnetine uygun bir mü'min sabahı şu adâbla idrak eder:
- Bayram gecesini ibâdet, kazâ namazı, Kur'an tilâveti ve istiğfârla geçirmek. Peygamberimiz: "Ramazan ve Kurban Bayramı gecelerini sevabını umarak ihyâ eden kimsenin kalbi, kalblerin öldüğü gün ölmez" buyurmuştur.
- Sabah erken kalkıp gusledip temizlenmek, güzel kokmak, en güzel elbiseyi giymek.
- Gücü yetiyorsa bayram namazına yürüyerek gitmek, yolda tekbir getirmek.
- Kurban kesecek olan, kurban etinden yiyene kadar oruçlu gibi davranmak; iftarını kurban etiyle açmak.
- Anne-babanın elini öpmek, akraba ve komşularla bayramlaşmak, dargınları barıştırmak, yoksullara çokça sadaka vermek, kabir ziyareti yapmak.
- Çoluk-çocuğa bolluk göstermek, hastalara ziyaret etmek, yetimleri sevindirmek.
Bayram namazı vâciptir ve Cuma namazıyla aynı şartlara tâbidir. İki rekâttır; her rekâtta üç fazla tekbir alınır. Bayram namazı güneş doğduktan ve kerâhet vakti çıktıktan sonra öğleye kadar kılınır.
VAAZ ile Kurban Bilincini Pratiğe Dökmek
VAAZ uygulamasındaki Esmâ-ül Hüsnâ koleksiyonu içinde er-Rezzâk, el-Vehhâb ve eş-Şekûr isimleri kurbanın temel mantığını öğretir: Veren Allah'tır, alan Allah'tır, hamde lâyık olan da yine O'dur. Dua arşivinde kurban keserken okunan dualar, bayram namazı niyeti ve sabah duâları bir arada bulunur.
Kurban Bayramı'nın daha geniş anlamı için Hac Vaazı'na, kurbanın amelin kabulü açısından gerektirdiği gönül arınması için Tövbe Vaazı'na bakabilirsin. Ne kurbanın eti, ne de bedeli Allah katında kabul görür; ulaşan ancak takvâdır. Kurban, mü'minin "İbrahim olabilseydim" demekle "İbrahim olmaya çalışmak" arasındaki mesafeyi bir bıçak hareketinde ölçtüğü ibadettir.
Kaynakça
- Kur'ân-ı Kerîm, Sâffât Sûresi 37:100-111, Diyanet İşleri Başkanlığı Meali.
- Kur'ân-ı Kerîm, Hac Sûresi 22:34-37, Diyanet İşleri Başkanlığı Meali.
- Kur'ân-ı Kerîm, Kevser Sûresi 108:1-3, Diyanet İşleri Başkanlığı Meali.
- Kur'ân-ı Kerîm, Mâide Sûresi 5:27, Diyanet İşleri Başkanlığı Meali.
- Sahîh-i Buhârî, Kitâbu Bedi'l-Vahy, Hadis No. 1 ("Ameller niyetlere göredir").
- Sahîh-i Müslim, Kitâbu'l-Edâhî (Peygamberimizin iki beyaz koç kurban etmesi).
- Sünen-i Tirmizî, Kitâbu'l-Edâhî, Hadis No. 1493 (Kurbanın kanı yere düşmeden).
- Sünen-i Ebû Dâvûd, Kitâbu's-Salât, Hadis No. 1134 (Bayramların ihyâsı).
- Sünen-i İbn Mâce, Kitâbu'l-Edâhî (Kurban kesmeyen namazgâha yaklaşmasın).
- el-Mu'cemu'l-Evsat li-Taberânî, Hadis No. 2225 (Hz. Fâtıma'ya kurban tavsiyesi).
- İmam Gazâlî, İhyâu Ulûmi'd-Dîn, Niyet bahsi.
- Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal, Kurban Bölümü.