Evden çıkarken
Evden çıkarken.
بِسْمِ اللَّهِ، تَوَكَّلْتُ عَلَى اللَّهِ، وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ
Bismillâh, tevekkeltü alallâh, ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh.
Allah'ın adıyla. Allah'a tevekkül ettim. Güç ve kuvvet ancak Allah'tandır.
Tirmizî, Deavât 34
Eve girerken
Eve girerken.
بِسْمِ اللَّهِ وَلَجْنَا، وَبِسْمِ اللَّهِ خَرَجْنَا، وَعَلَى اللَّهِ رَبِّنَا تَوَكَّلْنَا
Bismillâhi velecnâ, ve bismillâhi haracnâ, ve alallâhi Rabbinâ tevekkelnâ.
Allah'ın adıyla girdik, Allah'ın adıyla çıktık ve Rabbimiz Allah'a tevekkül ettik.
Ebû Dâvûd, Edeb 102
Helâya girerken
Helâya girmeden önce.
اَللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْخُبْثِ وَالْخَبَائِثِ
Allâhümme innî eûzü bike minel-hubsi vel-habâis.
Allah'ım! Erkek ve dişi bütün şeytanların şerrinden Sana sığınırım.
Buhârî, Vudû 9
Helâdan çıkarken
Tuvaletten çıktıktan sonra.
غُفْرَانَكَ
Ğufrâneke.
Senin bağışlamanı dilerim.
Ebû Dâvûd, Tahâret 17
Yemekten önce
Yemeğe başlarken.
بِسْمِ اللَّهِ
Bismillâh.
Allah'ın adıyla.
Buhârî, Et'ime 2
Yemek başında unutursa
Yemeğe Bismillah demeden başlayan kişi hatırladığında.
بِسْمِ اللَّهِ أَوَّلَهُ وَآخِرَهُ
Bismillâhi evvelehû ve âhirah.
Allah'ın adıyla, başında ve sonunda.
Ebû Dâvûd, Et'ime 16
Yemekten sonra
Yemeği bitirdikten sonra.
اَلْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي أَطْعَمَنَا وَسَقَانَا وَجَعَلَنَا مُسْلِمِينَ
Elhamdülillâhillezî at'amenâ ve sekânâ ve cealenâ müslimîn.
Bizi yediren, içiren ve Müslüman kılan Allah'a hamdolsun.
Ebû Dâvûd, Et'ime 53
Su içerken
Su içmeden önce. Bittiğinde 'Elhamdülillâh' denir.
بِسْمِ اللَّهِ
Bismillâh.
Allah'ın adıyla.
Tirmizî, Et'ime 11
Aynaya bakarken
Aynaya bakınca.
اَللَّهُمَّ كَمَا حَسَّنْتَ خَلْقِي فَحَسِّنْ خُلُقِي
Allâhümme kemâ hassente halkî fe-hassin hulukî.
Allah'ım! Yaratılışımı güzelleştirdiğin gibi ahlâkımı da güzelleştir.
Ahmed b. Hanbel, Müsned VI/68
Yeni bir elbise giyerken
Yeni bir elbise giyerken.
اَلْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي كَسَانِي هَذَا وَرَزَقَنِيهِ مِنْ غَيْرِ حَوْلٍ مِنِّي وَلَا قُوَّةٍ
Elhamdülillâhillezî kesânî hâzâ ve razekanîhi min ğayri havlin minnî ve lâ kuvveh.
Bana bunu giydiren ve benden bir güç ve kuvvet olmadan onu rızıklandıran Allah'a hamdolsun.
Ebû Dâvûd, Libâs 1
Çarşıya pazara girerken
Çarşı pazara girerken.
لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ، يُحْيِي وَيُمِيتُ، وَهُوَ حَيٌّ لَا يَمُوتُ، بِيَدِهِ الْخَيْرُ، وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh, lehül-mülkü ve lehül-hamdü, yuhyî ve yümît, ve hüve hayyün lâ yemût. Bi-yedihil-hayr ve hüve alâ külli şey'in kadîr.
Allah'tan başka ilah yoktur. Tektir, ortağı yoktur. Mülk O'nun, hamd O'nadır. Diriltir ve öldürür. O ölümsüz dirilerdir. Hayır O'nun elindedir ve O her şeye kadirdir.
Tirmizî, Deavât 36
Bineğe binerken
Arabaya, uçağa veya bir bineğe binerken.
بِسْمِ اللَّهِ، اَلْحَمْدُ لِلَّهِ، سُبْحَانَ الَّذِي سَخَّرَ لَنَا هَذَا وَمَا كُنَّا لَهُ مُقْرِنِينَ، وَإِنَّا إِلَى رَبِّنَا لَمُنْقَلِبُونَ
Bismillâh. Elhamdülillâh. Sübhânellezî sehhara lenâ hâzâ ve mâ künnâ lehû mukrinîn, ve innâ ilâ Rabbinâ le-münkalibûn.
Allah'ın adıyla. Hamd Allah'a mahsustur. Bunu bize boyun eğdireni tesbih ederiz; halbuki biz buna güç yetirebilenler değildik. Şüphesiz biz, Rabbimize döneceğiz.
Ebû Dâvûd, Cihâd 74
Yatağa yatarken
Uyumadan önce.
بِاسْمِكَ اللَّهُمَّ أَمُوتُ وَأَحْيَا
Bismikellâhümme emûtü ve ahyâ.
Allah'ım! Senin adınla ölür ve dirilirim.
Buhârî, Deavât 7
Uyandığında
Uyandıktan hemen sonra.
اَلْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي أَحْيَانَا بَعْدَ مَا أَمَاتَنَا وَإِلَيْهِ النُّشُورُ
Elhamdülillâhillezî ahyânâ ba'de mâ emâtenâ ve ileyhin-nüşûr.
Bizi öldürdükten sonra dirilten Allah'a hamdolsun. Dönüş ancak O'nadır.
Buhârî, Deavât 7
Hediye verilince
Bir kişiden iyilik gördükten sonra.
جَزَاكَ اللَّهُ خَيْرًا
Cezâkellâhü hayrâ.
Allah seni hayırla mükâfatlandırsın.
Tirmizî, Birr 87