...
...
Sahih hadis kaynakları, kategorilere ayrılmış, Arapça orijinali ve Türkçe çevirisiyle.
عن عبد الله بن بُحَيْنَةَ رضي الله عنه وكان من أصحاب النبي صلى الله عليه وسلم «أن النبي صلى الله عليه وسلم صلَّى بهم الظهر فقام في الركعتين الأُولَيَيْنِ، ولم يَجْلِسْ، فقام الناس معه، حتى إذا قضى الصلاة وانتظر الناس تسليمه: كَبَّرَ وهو جالس فسجد سجدتين قبل أن يُسَلِّمَ ثُمَّ سَلَّمَ».
“Abdullah b. Buheyne -radıyallahu anh-'dan -Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem-'in ashabındandır- rivayet edildiğine göre: Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- onlara öğle namazını kıldırırken (birinci teşehhüde) oturmadan (üçüncü rekat için) ayağa kalktı. Cemaat de, onunla birlikte ayağa kalktı. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- namazını tamamladığında, insanlar selam vermesini beklerken, o, selam vermeden önce (Allahu Ekber diye) tekbir alıp oturduğu halde (yanılmadan dolayı) iki secde yaptı, sonra da selam verdi.''”
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «İman etmedikçe Cennet'e giremezsiniz; birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız zaman birbirinizi seveceğiniz bir şeyi size haber vereyim mi? Aranızda selamı yayınız.»
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'dan merfu olarak rivayet edildiğine göre (Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur): «Allah Teâlâ Kıyamet Günü şöyle buyurur: "Benim celâlim için birbirini sevenler nerede? Zâtımın gölgesinden başka hiç bir gölge olmayan günde onları kendi gölgemde gölgeleyeceğim."»
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanındaydık. Düşen bir şeyin sesini duyduğunda Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Bu gürültünün ne olduğunu biliyor musunuz?» diye buyurdu. Bizde: "En doğrusunu Allah ve Rasûlü bilir" dedik. Rasûlullah -aleyhisselâm- şöyle buyurdu: «Bu, yetmiş sene önce Cehennem'e atılmış bir taştır ve şimdi dibine varıncaya kadar düşmüştür.»