...
...
Sahih hadis kaynakları, kategorilere ayrılmış, Arapça orijinali ve Türkçe çevirisiyle.
عن عبد الله بن بُحَيْنَةَ رضي الله عنه وكان من أصحاب النبي صلى الله عليه وسلم «أن النبي صلى الله عليه وسلم صلَّى بهم الظهر فقام في الركعتين الأُولَيَيْنِ، ولم يَجْلِسْ، فقام الناس معه، حتى إذا قضى الصلاة وانتظر الناس تسليمه: كَبَّرَ وهو جالس فسجد سجدتين قبل أن يُسَلِّمَ ثُمَّ سَلَّمَ».
“Abdullah b. Buheyne -radıyallahu anh-'dan -Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem-'in ashabındandır- rivayet edildiğine göre: Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- onlara öğle namazını kıldırırken (birinci teşehhüde) oturmadan (üçüncü rekat için) ayağa kalktı. Cemaat de, onunla birlikte ayağa kalktı. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- namazını tamamladığında, insanlar selam vermesini beklerken, o, selam vermeden önce (Allahu Ekber diye) tekbir alıp oturduğu halde (yanılmadan dolayı) iki secde yaptı, sonra da selam verdi.''”
Enes İbn Mâlik -radıyallahu anh-’dan rivayet olunduğuna göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Mina’ya varmış, müteakiben cemreye giderek orada taş atmış, sonra Mina'daki menziline gelmiş ve kurban kesmiştir. Arkasından berbere: «Al! (kes)» demiş ve önce (başının) sağ tarafına, sonra sol tarafına işaret buyurmuş, sonra da saçları halka dağıtılmaya başlanmıştır. Başka bir rivayette ise şu şekilde sabit olmuştur: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- cemreye taş atınca kurbanını kesti ve saçını tıraş etti. Berbere (başının) sağ tarafını işaret etti (ve berber) (saçını) kazıdı. Sonra Ebu Talha el-Ensarî -radıyallahu anh-’ı çağırdı ve kesilen saçlarını ona verdi. Sonra (başının) sol tarafına işaret etti ve : «(Saçımı) kazı!» diye buyurdu. Berber saçını kazıdı. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, (yine) bunları (da) Ebu Talha’ya verdi ve: «Bunu insanlar arasında bölüştür.» diye buyurdu.
İbn Ömer -radıyallahu anhuma- bir yolculuğa çıkacak olan kimseye şöyle derdi: Yanıma gel de, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in bizimle vedalaştığı gibi seninle vedalaşalım. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle vedalaşırdı: «Estevdiullâhe dîyneke ve emâneteke ve havâtîme amelike» (Dinini ve emanetlerini koruması ve amellerini hayırla sonuçlandırması için seni Allah’a emanet ediyorum.) Sahâbî Abdullah b. Yezîd el–Hatmî -radıyallahu anh- şöyle dedi: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- orduyla vedâlaşmak istediği zaman:«Estevdiullâhe dîynekum ve emânetekum ve havâtîme amelikum» (Dininizi ve emanetlerini koruması ve amellerinizi hayırla sonuçlandırması için sizleri Allah’a emanet ediyorum.) derdi.