Ana icerige atla
Mekkî · 22 ayet

سورة البروج

Büruc

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Bürûc Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 85. suresidir; 22 ayetten oluşur ve iman uğrunda zulme uğrayan müminlerin direnişi ile zalimlerin ilahi adalet karşısındaki akıbeti konularını işler. Sure, burçlarla donatılmış gökyüzüne, vaad edilen güne, şahitlik edene ve şahitlik edilene yeminle başlar; ardından inananları ateş dolu hendeklere atıp seyreden Ashâb-ı Uhdûd kıssasını anlatır. Mekke döneminde işkence gören Müslümanlara, kendilerinden önceki müminlerin de benzer imtihanlardan geçtiğini hatırlatır. Bugünün okuyucusu için sure, inancın bedel gerektirebileceğini fakat hiçbir zulmün Allah'ın gözetiminden kaçamayacağını söyler; iman direncinin dünyevî güç dengelerinden daha kalıcı olduğunu öğretir.

Nüzul ve arka plan

Bürûc Suresi Mekkîdir; müşriklerin Müslümanlara yönelik baskı ve işkencelerinin yoğunlaştığı Mekke döneminde indiği kabul edilir. Suredeki Ashâb-ı Uhdûd kıssası, tefsir kaynaklarında çoğunlukla Necran'da müminleri ateş hendeklerinde yakan zalim hükümdarın kıssasıyla ilişkilendirilir. Sure, eziyet altındaki ilk Müslümanlara sabır ve sebat aşılamak üzere bu tarihî örneği gündeme getirir.

Ana temalar

Surenin ana temaları iman uğrunda sebat, zulmün ilahi kayıt altında oluşu ve ahiret adaletidir. Müminleri sırf Azîz ve Hamîd olan Allah'a inandıkları için cezalandıran zalimlerin akıbeti anlatılır (85:8). Firavun ve Semûd orduları, ilahi yakalayışın şiddetine örnek gösterilir; 'Rabbinin yakalaması çok çetindir' ayeti (85:12) bu eksenin merkezindedir. Buna karşılık Allah'ın Ğafûr ve Vedûd oluşu (85:14) rahmet kapısını açık tutar. Sure, Kur'an'ın Levh-i Mahfuz'da korunan şerefli bir kitap olduğunu bildirerek sona erer (85:21-22).

185:1

وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلۡبُرُوجِ

İçinde burçları bulunan göğe and olsun

285:2

وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡمَوۡعُودِ

Söz verilen kıyamet gününe and olsun

385:3

وَشَاهِدࣲ وَمَشۡهُودࣲ‏

Şahitlik edene ve edilene and olsun ki, insanlar öldükten sonra diriltileceklerdir

485:4

قُتِلَ أَصۡحَٰبُ ٱلۡأُخۡدُودِ

Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur

585:5

ٱلنَّارِ ذَاتِ ٱلۡوَقُودِ

Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur

685:6

إِذۡ هُمۡ عَلَيۡهَا قُعُودࣱ‏

Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur

785:7

وَهُمۡ عَلَىٰ مَا يَفۡعَلُونَ بِٱلۡمُؤۡمِنِينَ شُهُودࣱ‏

Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur

885:8

وَمَا نَقَمُواْ مِنۡهُمۡ إِلَّآ أَن يُؤۡمِنُواْ بِٱللَّهِ ٱلۡعَزِيزِ ٱلۡحَمِيدِ

Bu inkarcıların, inananlara kızmaları; onların sadece, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinin bulunan ve övülmeğe layık ve güçlü olan Allah'a inanmış olmalarındandı. Allah her şeye şahiddir

985:9

ٱلَّذِي لَهُۥ مُلۡكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۚ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءࣲ شَهِيدٌ

Bu inkarcıların, inananlara kızmaları; onların sadece, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinin bulunan ve övülmeğe layık ve güçlü olan Allah'a inanmış olmalarındandı. Allah her şeye şahiddir

1085:10

إِنَّ ٱلَّذِينَ فَتَنُواْ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ وَٱلۡمُؤۡمِنَٰتِ ثُمَّ لَمۡ يَتُوبُواْ فَلَهُمۡ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمۡ عَذَابُ ٱلۡحَرِيقِ

Ama inanmış erkek ve kadınlara işkence ederek onları dinlerinden çevirmeğe uğraşanlar, eğer tevbe etmezlerse, onlara cehennem azabı vardır. Yakıcı azap da onlaradır

1185:11

إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمۡ جَنَّٰتࣱ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُۚ ذَٰلِكَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡكَبِيرُ

Şüphesiz inanıp yararlı işler işleyenlere, onlara, içlerinden ırmaklar akan cennetler vardır. Bu, büyük kurtuluştur

1285:12

إِنَّ بَطۡشَ رَبِّكَ لَشَدِيدٌ

Doğrusu Rabbinin yakalaması amansızdır

1385:13

إِنَّهُۥ هُوَ يُبۡدِئُ وَيُعِيدُ

Önce yaratıp sonra bunu tekrar eden O'dur

1485:14

وَهُوَ ٱلۡغَفُورُ ٱلۡوَدُودُ

Yüce arşın sahibi, çok seven, bağışlayan O'dur

1585:15

ذُو ٱلۡعَرۡشِ ٱلۡمَجِيدُ

Yüce arşın sahibi, çok seven, bağışlayan O'dur

1685:16

فَعَّالࣱ لِّمَا يُرِيدُ

Her dilediğini mutlaka yapandır

1785:17

هَلۡ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلۡجُنُودِ

Firavun ve Semud ordularının haberi sana geldi mi

1885:18

فِرۡعَوۡنَ وَثَمُودَ

Firavun ve Semud ordularının haberi sana geldi mi

1985:19

بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ فِي تَكۡذِيبࣲ‏

Doğrusu inkar edenler, hep yalanlayagelmişlerdir

2085:20

وَٱللَّهُ مِن وَرَآئِهِم مُّحِيطُۢ

Oysa Allah onları ardlarından çevirmiştir

2185:21

بَلۡ هُوَ قُرۡءَانࣱ مَّجِيدࣱ‏

Doğrusu sana vahyedilen bu Kitap, Levhi Mahfuz'da bulunan şanlı bir Kuran'dır

2285:22

فِي لَوۡحࣲ مَّحۡفُوظِۭ

Doğrusu sana vahyedilen bu Kitap, Levhi Mahfuz'da bulunan şanlı bir Kuran'dır

VAAZ
VAAZ UYGULAMASI

VAAZ'ı cebinize indirin

Ezan bildirimi, Kur'an-ı Kerim, kıble pusulası ve günlük içerikler — hepsi tek uygulamada, ücretsiz.

  • Ezan bildirimi
  • Kur'an & meal
  • Kıble pusulası
  • Günün ayeti ve hadisi