Ana icerige atla
Medenî · 31 ayet

سورة الانسان

İnsan

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

İnsan Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 76. suresidir; 31 ayetten oluşur ve insanın yaratılışı, irade ve imtihan, ihlasla yapılan iyilik ile ebrarın yani iyilerin cennetteki ödülü konularını işler. Sure, insanın anılmaya değer bir varlık bile değilken yaratılıp kendisine yol gösterildiğini hatırlatarak başlar: Artık ya şükredecek ya da nankörlük edecektir. Yoksulu, yetimi ve esiri yalnız Allah rızası için doyuran iyilerin tablosu, İslam ahlakının karşılıksız iyilik idealini çizer. Cennet nimetlerinin en zengin tasvirlerinden biri bu surededir. Bugünün okuru için İnsan Suresi; iyiliği gösterişten arındırma, nimete şükretme ve sabırla kulluğu sürdürme çağrısıyla, insan olmanın anlamı üzerine derin bir muhasebe sunar.

Nüzul ve arka plan

İnsan Suresi, mushaftaki yaygın tasnife göre Medenî'dir; bazı âlimler ise üslubunu dikkate alarak Mekkî olduğunu söylemiştir. Sure için sahih kaynaklara dayanan belirli bir iniş sebebi nakledilmemiştir; içeriği, iman edenlerde infak ve ihlas ahlakının pekiştirildiği bir dönemi yansıtır. Dehr Suresi olarak da anılır; bu ad, ilk ayetteki "uzun zaman" anlamına gelen kelimeden gelir.

Ana temalar

Surenin temaları yaratılış, irade ve karşılıksız iyiliktir: İnsanın katışık bir nutfeden yaratılıp işitme ve görme ile donatıldığı, ardından yolun kendisine gösterildiği bildirilir (76:2-3); şükür de nankörlük de insanın tercihidir. Ebrarın "Biz sizi yalnız Allah rızası için doyuruyoruz; sizden ne bir karşılık ne de teşekkür bekliyoruz" sözü (76:9), ihlasın en veciz ifadelerindendir. Kâfur ve zencefil katkılı içecekler, gümüş kaplar ve Selsebil pınarıyla cennet nimetleri ayrıntılı biçimde tasvir edilir. Surenin sonunda Hz. Peygamber'e sabır, sabah akşam zikir ve gece ibadeti emredilir (76:24-26); hidayetin ancak Allah'ın dilemesiyle tamamlanacağı bildirilir.

Fazileti

Sahih hadis kaynaklarında Hz. Peygamber'in cuma günü sabah namazında Secde Suresi ile birlikte İnsan Suresi'ni okuduğu nakledilir. Bu uygulama sebebiyle sure cuma gününün manevi atmosferiyle özdeşleşmiş; yaratılış ve ahiret muhasebesini haftalık bir hatırlatma olarak müminlerin gündeminde tutmuştur.

176:1

هَلۡ أَتَىٰ عَلَى ٱلۡإِنسَٰنِ حِينࣱ مِّنَ ٱلدَّهۡرِ لَمۡ يَكُن شَيۡـࣰٔ ا مَّذۡكُورًا

İnsanoğlu, var edilip bahse değer bir şey olana kadar, şüphesiz, uzun bir zaman geçmemiş midir

276:2

إِنَّا خَلَقۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ مِن نُّطۡفَةٍ أَمۡشَاجࣲ نَّبۡتَلِيهِ فَجَعَلۡنَٰهُ سَمِيعَۢا بَصِيرًا

Biz insanı katışık bir nutfeden yaratmışızdır; onu deneriz; bu yüzden, onun işitmesini ve görmesini sağlamışızdır

376:3

إِنَّا هَدَيۡنَٰهُ ٱلسَّبِيلَ إِمَّا شَاكِرࣰ ا وَإِمَّا كَفُورًا

Şüphesiz ona yol gösterdik; buna kimi şükreder, kimi de nankörlük

476:4

إِنَّآ أَعۡتَدۡنَا لِلۡكَٰفِرِينَ سَلَٰسِلَاْ وَأَغۡلَٰلࣰ ا وَسَعِيرًا

Doğrusu, inkarcılar için zincirler, demir halkalar ve çılgın alevli cehennem hazırladık

576:5

إِنَّ ٱلۡأَبۡرَارَ يَشۡرَبُونَ مِن كَأۡسࣲ كَانَ مِزَاجُهَا كَافُورًا

Şüphesiz iyiler kafur katılmış bir tastan içerler

676:6

عَيۡنࣰ ا يَشۡرَبُ بِهَا عِبَادُ ٱللَّهِ يُفَجِّرُونَهَا تَفۡجِيرࣰ ا

Bu ancak Allah'ın kullarının taşıra taşıra içebileceği bir pınardır

776:7

يُوفُونَ بِٱلنَّذۡرِ وَيَخَافُونَ يَوۡمࣰ ا كَانَ شَرُّهُۥ مُسۡتَطِيرࣰ ا

Onlar verdikleri sözleri yerine getirirler, fenalığı yaygın olan bir günden korkarlar

876:8

وَيُطۡعِمُونَ ٱلطَّعَامَ عَلَىٰ حُبِّهِۦ مِسۡكِينࣰ ا وَيَتِيمࣰ ا وَأَسِيرًا

Onlar içleri çektiği halde, yiyeceği yoksula, öksüze ve esire yedirirler

976:9

إِنَّمَا نُطۡعِمُكُمۡ لِوَجۡهِ ٱللَّهِ لَا نُرِيدُ مِنكُمۡ جَزَآءࣰ وَلَا شُكُورًا

Biz sizi ancak Allah rızası için doyuruyoruz, bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Doğrusu biz çok asık suratların bulunacağı bir günde Rabbimizden korkarız" derler

1076:10

إِنَّا نَخَافُ مِن رَّبِّنَا يَوۡمًا عَبُوسࣰ ا قَمۡطَرِيرࣰ ا

Biz sizi ancak Allah rızası için doyuruyoruz, bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Doğrusu biz çok asık suratların bulunacağı bir günde Rabbimizden korkarız" derler

1176:11

فَوَقَىٰهُمُ ٱللَّهُ شَرَّ ذَٰلِكَ ٱلۡيَوۡمِ وَلَقَّىٰهُمۡ نَضۡرَةࣰ وَسُرُورࣰ ا

Allah da onları bu yüzden o günün fenalığından korur; onların yüzüne parlaklık ve neşe verir

1276:12

وَجَزَىٰهُم بِمَا صَبَرُواْ جَنَّةࣰ وَحَرِيرࣰ ا

Sabırlarının karşılığı, cennet ve oradaki ipeklerdir

1376:13

مُّتَّكِـِٔينَ فِيهَا عَلَى ٱلۡأَرَآئِكِۖ لَا يَرَوۡنَ فِيهَا شَمۡسࣰ ا وَلَا زَمۡهَرِيرࣰ ا

Orada tahtlara yaslanırlar; orada yakıcı sıcak ve dondurucu soğuk görmezler

1476:14

وَدَانِيَةً عَلَيۡهِمۡ ظِلَٰلُهَا وَذُلِّلَتۡ قُطُوفُهَا تَذۡلِيلࣰ ا

Meyve ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkmış ve onların koparılması kolaylaştırılmıştır

1576:15

وَيُطَافُ عَلَيۡهِم بِـَٔانِيَةࣲ مِّن فِضَّةࣲ وَأَكۡوَابࣲ كَانَتۡ قَوَارِيرَا۠

Çevrelerinde gümüş kaplar ve billur kaseler dolaştırılır

1676:16

قَوَارِيرَاْ مِن فِضَّةࣲ قَدَّرُوهَا تَقۡدِيرࣰ ا

Billurları gümüş gibi parlaktır, onları ölçüp ölçüp dağıtırlar

1776:17

وَيُسۡقَوۡنَ فِيهَا كَأۡسࣰ ا كَانَ مِزَاجُهَا زَنجَبِيلًا

Orada, zencefil karışık bir tasla içirilirler

1876:18

عَيۡنࣰ ا فِيهَا تُسَمَّىٰ سَلۡسَبِيلࣰ ا

O pınara "Selsebil" denir

1976:19

۞وَيَطُوفُ عَلَيۡهِمۡ وِلۡدَٰنࣱ مُّخَلَّدُونَ إِذَا رَأَيۡتَهُمۡ حَسِبۡتَهُمۡ لُؤۡلُؤࣰ ا مَّنثُورࣰ ا

Yanlarında ölümsüz gençler dolaşır; onları gördüğünde saçılmış birer inci sanırsın

2076:20

وَإِذَا رَأَيۡتَ ثَمَّ رَأَيۡتَ نَعِيمࣰ ا وَمُلۡكࣰ ا كَبِيرًا

Oranın neresine baksan, nimet ve büyük bir saltanat görürsün

2176:21

عَٰلِيَهُمۡ ثِيَابُ سُندُسٍ خُضۡرࣱ وَإِسۡتَبۡرَقࣱۖ وَحُلُّوٓاْ أَسَاوِرَ مِن فِضَّةࣲ وَسَقَىٰهُمۡ رَبُّهُمۡ شَرَابࣰ ا طَهُورًا

Üzerlerinde ince yeşil ipekli, parlak atlastan elbiseler vardır; gümüş bileziklerle süslenmişlerdir Rableri onlara tertemiz içecekler içirir

2276:22

إِنَّ هَٰذَا كَانَ لَكُمۡ جَزَآءࣰ وَكَانَ سَعۡيُكُم مَّشۡكُورًا

İşte bu sizin işlediklerinizin karşılığıdır, çalışmalarınız şükre değer" denir

2376:23

إِنَّا نَحۡنُ نَزَّلۡنَا عَلَيۡكَ ٱلۡقُرۡءَانَ تَنزِيلࣰ ا

Kuran'ı sana indiren şüphesiz Biziz

2476:24

فَٱصۡبِرۡ لِحُكۡمِ رَبِّكَ وَلَا تُطِعۡ مِنۡهُمۡ ءَاثِمًا أَوۡ كَفُورࣰ ا

Rabbinin hükmüne kadar sabret; onların günah işleyen ve inkarcı olanlarına uyma

2576:25

وَٱذۡكُرِ ٱسۡمَ رَبِّكَ بُكۡرَةࣰ وَأَصِيلࣰ ا

Rabbinin adını sabah akşam an

2676:26

وَمِنَ ٱلَّيۡلِ فَٱسۡجُدۡ لَهُۥ وَسَبِّحۡهُ لَيۡلࣰ ا طَوِيلًا

Geceleyin O'na secde et; O'nu geceleri uzun uzun tesbih et

2776:27

إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ يُحِبُّونَ ٱلۡعَاجِلَةَ وَيَذَرُونَ وَرَآءَهُمۡ يَوۡمࣰ ا ثَقِيلࣰ ا

Doğrusu insanlar, çabuk elde edilen dünya nimetlerini severler de ağırlığı çekilmez günü arkalarında bırakırlar

2876:28

نَّحۡنُ خَلَقۡنَٰهُمۡ وَشَدَدۡنَآ أَسۡرَهُمۡۖ وَإِذَا شِئۡنَا بَدَّلۡنَآ أَمۡثَٰلَهُمۡ تَبۡدِيلًا

Onları yaratan, mafsallarını pekiştiren Biziz; dilersek onları benzerleri ile değiştiriveririz

2976:29

إِنَّ هَٰذِهِۦ تَذۡكِرَةࣱۖ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ سَبِيلࣰ ا

Bu sadece bir öğüttür; dileyen, Rabbine giden yolu tutar

3076:30

وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُۚ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمࣰ ا

Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Doğrusu Allah, bilendir, Hakim'dir

3176:31

يُدۡخِلُ مَن يَشَآءُ فِي رَحۡمَتِهِۦۚ وَٱلظَّٰلِمِينَ أَعَدَّ لَهُمۡ عَذَابًا أَلِيمَۢا

Dilediğine rahmet eder. Zalimlere, işte onlara, can yakıcı bir azap hazırlamıştır

VAAZ
VAAZ UYGULAMASI

VAAZ'ı cebinize indirin

Ezan bildirimi, Kur'an-ı Kerim, kıble pusulası ve günlük içerikler — hepsi tek uygulamada, ücretsiz.

  • Ezan bildirimi
  • Kur'an & meal
  • Kıble pusulası
  • Günün ayeti ve hadisi