Ana icerige atla
Mekkî · 46 ayet

سورة النازعات

Naziat

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Naziat Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 79. suresidir; 46 ayetten oluşur ve kıyametin dehşeti, Firavun kıssasından çıkarılacak ibret, yaratılıştaki kudret delilleri ve ahiret kaygısının insanı arındırıcı gücü konularını işler. Adını, ilk ayette yemin edilen ve çoğunlukla canları çekip alan melekler olarak tefsir edilen kelimeden alır. Sure, kıyameti uzak sayanlara hem tarihten hem kâinattan delil getirir: Rablığını ilan eden Firavun'un sonu ortadadır; göğü bina eden Allah için insanı yeniden diriltmek güç değildir. Rabbinin makamından korkup nefsini hevadan alıkoyan kişiye verilen cennet vaadi, surenin ahlaki mesajının özüdür. Bugünün okuruna; gücün ve kibrin geçiciliğini, nefis terbiyesinin ise kalıcı kazanç olduğunu hatırlatır.

Nüzul ve arka plan

Naziat Suresi Mekkî'dir; yeniden dirilişin inkâr edildiği ve Hz. Peygamber'e kıyametin vaktinin alaycı bir üslupla sorulduğu Mekke döneminin ilk yıllarında indiği kabul edilir. Sureye dair belirli bir iniş hadisesi nakledilmemiştir; surenin sonundaki "Sana o saati soruyorlar" ifadesi, dönemin tartışma ortamını yansıtır.

Ana temalar

Sure, görevli meleklere edilen yeminlerle açılır ve iki büyük sarsıntının (râcife ve râdife) izleyeceği diriliş sahnesiyle devam eder (79:6-9). Musa ile Firavun kıssası özlü biçimde anlatılır: "Ben sizin en yüce rabbinizim" diyen Firavun'un dünyada ve ahirette cezalandırılması, korkacak olana ibret diye sunulur (79:24-26). "Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa göğü mü?" sorusu (79:27), diriliş inkârcılarına kozmik bir delildir. Azgınlık edip dünya hayatını tercih edenle Rabbinin huzurunda durmaktan korkup nefsini dizginleyenin akıbetleri karşılaştırılır (79:37-41). Kıyametin vaktinin bilgisi yalnız Allah'a aittir; Peygamber'in görevi uyarmaktır.

179:1

وَٱلنَّٰزِعَٰتِ غَرۡقࣰ ا

Canları boğarcasına şiddetle çekip alanlara and olsun

279:2

وَٱلنَّٰشِطَٰتِ نَشۡطࣰ ا

Canları kolaylıkla alanlara and olsun

379:3

وَٱلسَّٰبِحَٰتِ سَبۡحࣰ ا

Yüzüp yüzüp gidenlere and olsun

479:4

فَٱلسَّٰبِقَٰتِ سَبۡقࣰ ا

Yarıştıkça yarışan ve işleri yöneten meleklere and olsun

579:5

فَٱلۡمُدَبِّرَٰتِ أَمۡرࣰ ا

Yarıştıkça yarışan ve işleri yöneten meleklere and olsun

679:6

يَوۡمَ تَرۡجُفُ ٱلرَّاجِفَةُ

O gün bir sarsıntı sarsar

779:7

تَتۡبَعُهَا ٱلرَّادِفَةُ

Peşinden bir diğeri gelir

879:8

قُلُوبࣱ يَوۡمَئِذࣲ وَاجِفَةٌ

O gün kalbler titrer

979:9

أَبۡصَٰرُهَا خَٰشِعَةࣱ‏

İnsanların gözleri yere döner

1079:10

يَقُولُونَ أَءِنَّا لَمَرۡدُودُونَ فِي ٱلۡحَافِرَةِ

Derler ki: "Biz eski halimize mi döndürüleceğiz

1179:11

أَءِذَا كُنَّا عِظَٰمࣰ ا نَّخِرَةࣰ‏

Ufalanmış kemik olduğumuz zaman mı

1279:12

قَالُواْ تِلۡكَ إِذࣰ ا كَرَّةٌ خَاسِرَةࣱ‏

Derler ki: "O takdirde bu zararına bir dönüştür

1379:13

فَإِنَّمَا هِيَ زَجۡرَةࣱ وَٰحِدَةࣱ‏

Doğrusu bir tek çığlık yetecektir

1479:14

فَإِذَا هُم بِٱلسَّاهِرَةِ

Hepsi hemen bir düzlüğe dökülecektir

1579:15

هَلۡ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ

Musa'nın başından geçen olay sana geldi mi

1679:16

إِذۡ نَادَىٰهُ رَبُّهُۥ بِٱلۡوَادِ ٱلۡمُقَدَّسِ طُوًى

Tuva'da, kutsal bir vadide, Rabbi ona şöyle hitap etmişti

1779:17

ٱذۡهَبۡ إِلَىٰ فِرۡعَوۡنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ

Firavun'a git; doğrusu o azmıştır

1879:18

فَقُلۡ هَل لَّكَ إِلَىٰٓ أَن تَزَكَّىٰ

Ona de ki: Arınmağa niyetin var mı

1979:19

وَأَهۡدِيَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخۡشَىٰ

Rabbine giden yolu göstereyim ki O'na saygı duyup korkasın

2079:20

فَأَرَىٰهُ ٱلۡأٓيَةَ ٱلۡكُبۡرَىٰ

Bunun üzerine ona en büyük mucizeyi gösterdi

2179:21

فَكَذَّبَ وَعَصَىٰ

Ama Firavun yalanladı ve baş kaldırdı

2279:22

ثُمَّ أَدۡبَرَ يَسۡعَىٰ

Geri dönüp yürüdü

2379:23

فَحَشَرَ فَنَادَىٰ

Adamlarını toplayıp seslendi

2479:24

فَقَالَ أَنَا۠ رَبُّكُمُ ٱلۡأَعۡلَىٰ

Sizin en yüce rabbiniz benim" dedi

2579:25

فَأَخَذَهُ ٱللَّهُ نَكَالَ ٱلۡأٓخِرَةِ وَٱلۡأُولَىٰٓ

Allah bunun üzerine onu dünya ve ahiret azabına uğrattı

2679:26

إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَعِبۡرَةࣰ لِّمَن يَخۡشَىٰٓ

Doğrusu bunda Allah'tan korkan kimseye ders vardır

2779:27

ءَأَنتُمۡ أَشَدُّ خَلۡقًا أَمِ ٱلسَّمَآءُۚ بَنَىٰهَا

Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir

2879:28

رَفَعَ سَمۡكَهَا فَسَوَّىٰهَا

Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir

2979:29

وَأَغۡطَشَ لَيۡلَهَا وَأَخۡرَجَ ضُحَىٰهَا

Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır

3079:30

وَٱلۡأَرۡضَ بَعۡدَ ذَٰلِكَ دَحَىٰهَآ

Ardından yeri düzenlemiştir

3179:31

أَخۡرَجَ مِنۡهَا مَآءَهَا وَمَرۡعَىٰهَا

Suyunu ondan çıkarmış ve otlak yer meydana getirmiştir

3279:32

وَٱلۡجِبَالَ أَرۡسَىٰهَا

Dağları yerleştirmiştir

3379:33

مَتَٰعࣰ ا لَّكُمۡ وَلِأَنۡعَٰمِكُمۡ

Bunları sizin ve hayvanlarınızın geçinmesi için yapmıştır

3479:34

فَإِذَا جَآءَتِ ٱلطَّآمَّةُ ٱلۡكُبۡرَىٰ

Güç yetirilemeyen en büyük baskın geldiği zaman, o gün, insan ne uğurda çalıştığını anlar

3579:35

يَوۡمَ يَتَذَكَّرُ ٱلۡإِنسَٰنُ مَا سَعَىٰ

Güç yetirilemeyen en büyük baskın geldiği zaman, o gün, insan ne uğurda çalıştığını anlar

3679:36

وَبُرِّزَتِ ٱلۡجَحِيمُ لِمَن يَرَىٰ

Cehennem her bakanın göreceği şekilde gösterilir

3779:37

فَأَمَّا مَن طَغَىٰ

İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir

3879:38

وَءَاثَرَ ٱلۡحَيَوٰةَ ٱلدُّنۡيَا

İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir

3979:39

فَإِنَّ ٱلۡجَحِيمَ هِيَ ٱلۡمَأۡوَىٰ

İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir

4079:40

وَأَمَّا مَنۡ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ وَنَهَى ٱلنَّفۡسَ عَنِ ٱلۡهَوَىٰ

Ama kim Rabbinin azametinden korkup da kendini kötülükten alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir

4179:41

فَإِنَّ ٱلۡجَنَّةَ هِيَ ٱلۡمَأۡوَىٰ

Ama kim Rabbinin azametinden korkup da kendini kötülükten alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir

4279:42

يَسۡـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلسَّاعَةِ أَيَّانَ مُرۡسَىٰهَا

Senden kıyametin ne zaman gelip çatacağını sorarlar

4379:43

فِيمَ أَنتَ مِن ذِكۡرَىٰهَآ

Nerde senden onu anlatması

4479:44

إِلَىٰ رَبِّكَ مُنتَهَىٰهَآ

Onun bilgisi Rabbine aittir

4579:45

إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرُ مَن يَخۡشَىٰهَا

Sen sadece kıyametten korkanı uyaransın

4679:46

كَأَنَّهُمۡ يَوۡمَ يَرَوۡنَهَا لَمۡ يَلۡبَثُوٓاْ إِلَّا عَشِيَّةً أَوۡ ضُحَىٰهَا

Kıyameti gördükleri gün dünyada ancak bir akşam yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış olduklarını sanırlar

VAAZ
VAAZ UYGULAMASI

VAAZ'ı cebinize indirin

Ezan bildirimi, Kur'an-ı Kerim, kıble pusulası ve günlük içerikler — hepsi tek uygulamada, ücretsiz.

  • Ezan bildirimi
  • Kur'an & meal
  • Kıble pusulası
  • Günün ayeti ve hadisi