Ana icerige atla
Mekkî · 28 ayet

سورة نوح

Nuh

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Nuh Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 71. suresidir; yirmi sekiz âyetten oluşur ve baştan sona Hz. Nuh'un kavmini hakka davet mücadelesi, istiğfarın dünyevî ve uhrevî bereketi ile inatçı inkârın sonu konularını işler. Sure, adını tamamına konu olan Hz. Nuh'tan alır. Gece gündüz, gizli ve açık her yolu deneyerek asırlarca süren bir davetin hikâyesini özetleyen sure, tebliğde süreklilik ve yöntem zenginliğinin peygamberî örneğini sunar. Bugünün okuru için sure, sonuç hemen görünmese de doğru olanı anlatmaya devam etmenin değerini gösterir; istiğfarın yağmur, mal, evlat ve bolluk gibi somut nimetlerle birlikte anılması, manevî arınma ile hayatın bereketi arasındaki bağı kurar.

Nüzul ve arka plan

Nuh Suresi Mekkî'dir; Mekke döneminde, müşriklerin Hz. Peygamber'in daveti karşısındaki direnişinin sürdüğü yıllarda nazil olmuştur. Hz. Nuh'un asırlar süren mücadelesi, benzer bir inkâr ortamıyla karşılaşan Hz. Peygamber'e ve müminlere teselli veren, sebat aşılayan bir örnek olarak sunulur. Kıssanın bütün bir sureye yayılması, Mekke döneminin bu evresindeki teselli ihtiyacını yansıtır.

Ana temalar

Surenin ana teması Hz. Nuh'un davet mücadelesidir. Kavmini gece gündüz, açık ve gizli davet edişi ile parmaklarıyla kulaklarını tıkayan muhataplarının kibri tasvir edilir (71:5-9). İstiğfara çağrı; gökten bol yağmur, mal, evlat, bağlar ve ırmaklar vaadiyle birlikte anılır (71:10-12). Allah'ın insanı aşama aşama yaratması, ayı bir nur, güneşi bir kandil kılması gibi kevnî deliller sıralanır (71:14-16). Kavmin Vedd, Süvâ, Yegûs, Yeûk ve Nesr adlı putlara bağlılığı (71:23) inkârın toplumsal kökleşmişliğini gösterir. Sure, tufan ve Hz. Nuh'un müminler için yaptığı duayla sona erer (71:26-28).

171:1

إِنَّآ أَرۡسَلۡنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوۡمِهِۦٓ أَنۡ أَنذِرۡ قَوۡمَكَ مِن قَبۡلِ أَن يَأۡتِيَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمࣱ‏

Milletine can yakıcı bir azap gelmezden önce onları uyar" diye Nuh'u milletine gönderdik

271:2

قَالَ يَٰقَوۡمِ إِنِّي لَكُمۡ نَذِيرࣱ مُّبِينٌ

O da şöyle söyledi: "Ey Milletim! Şüphesiz ben, size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım

371:3

أَنِ ٱعۡبُدُواْ ٱللَّهَ وَٱتَّقُوهُ وَأَطِيعُونِ

Allah'a kulluk edin; O'ndan sakının ve bana itaat edin ki Allah günahlarınızı size bağışlasın ve sizi belli bir süreye kadar ertelesin; doğrusu Allah'ın belirttiği süre gelince geri bırakılamaz; keşke bilseniz

471:4

يَغۡفِرۡ لَكُم مِّن ذُنُوبِكُمۡ وَيُؤَخِّرۡكُمۡ إِلَىٰٓ أَجَلࣲ مُّسَمًّىۚ إِنَّ أَجَلَ ٱللَّهِ إِذَا جَآءَ لَا يُؤَخَّرُۚ لَوۡ كُنتُمۡ تَعۡلَمُونَ

Allah'a kulluk edin; O'ndan sakının ve bana itaat edin ki Allah günahlarınızı size bağışlasın ve sizi belli bir süreye kadar ertelesin; doğrusu Allah'ın belirttiği süre gelince geri bırakılamaz; keşke bilseniz

571:5

قَالَ رَبِّ إِنِّي دَعَوۡتُ قَوۡمِي لَيۡلࣰ ا وَنَهَارࣰ ا

Nuh dedi ki: "Rabbim! Doğrusu ben, milletimi gece gündüz çağırdım

671:6

فَلَمۡ يَزِدۡهُمۡ دُعَآءِيٓ إِلَّا فِرَارࣰ ا

Fakat benim çağırmam, sadece benden uzaklıklarını artırdı

771:7

وَإِنِّي كُلَّمَا دَعَوۡتُهُمۡ لِتَغۡفِرَ لَهُمۡ جَعَلُوٓاْ أَصَٰبِعَهُمۡ فِيٓ ءَاذَانِهِمۡ وَٱسۡتَغۡشَوۡاْ ثِيَابَهُمۡ وَأَصَرُّواْ وَٱسۡتَكۡبَرُواْ ٱسۡتِكۡبَارࣰ ا

Doğrusu ben Senin onları bağışlaman için kendilerini her çağırışımda, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler, direndiler, büyüklendikçe büyüklendiler

871:8

ثُمَّ إِنِّي دَعَوۡتُهُمۡ جِهَارࣰ ا

Sonra, doğrusu ben onları açıkça çağırdım

971:9

ثُمَّ إِنِّيٓ أَعۡلَنتُ لَهُمۡ وَأَسۡرَرۡتُ لَهُمۡ إِسۡرَارࣰ ا

Sonra onlara açıktan açığa, gizliden gizliye de söyledim

1071:10

فَقُلۡتُ ٱسۡتَغۡفِرُواْ رَبَّكُمۡ إِنَّهُۥ كَانَ غَفَّارࣰ ا

Dedim ki: "Rabbinizden bağışlanma dileyin; doğrusu O, çok bağışlayandır. Size gökten bol bol yağmur indirsin

1171:11

يُرۡسِلِ ٱلسَّمَآءَ عَلَيۡكُم مِّدۡرَارࣰ ا

Dedim ki: "Rabbinizden bağışlanma dileyin; doğrusu O, çok bağışlayandır. Size gökten bol bol yağmur indirsin

1271:12

وَيُمۡدِدۡكُم بِأَمۡوَٰلࣲ وَبَنِينَ وَيَجۡعَل لَّكُمۡ جَنَّٰتࣲ وَيَجۡعَل لَّكُمۡ أَنۡهَٰرࣰ ا

Sizi, mallar ve oğullarla desteklesin; sizin için bahçeler var etsin, ırmaklar akıtsın

1371:13

مَّا لَكُمۡ لَا تَرۡجُونَ لِلَّهِ وَقَارࣰ ا

Ne oluyorsunuz ki Allah'a büyüklüğü yakıştıramıyorsunuz

1471:14

وَقَدۡ خَلَقَكُمۡ أَطۡوَارًا

Oysa sizi merhalelerden geçirerek O yaratmıştır

1571:15

أَلَمۡ تَرَوۡاْ كَيۡفَ خَلَقَ ٱللَّهُ سَبۡعَ سَمَٰوَٰتࣲ طِبَاقࣰ ا

Allah'ın, göğü yedi kat üzerine nasıl yarattığını görmez misiniz

1671:16

وَجَعَلَ ٱلۡقَمَرَ فِيهِنَّ نُورࣰ ا وَجَعَلَ ٱلشَّمۡسَ سِرَاجࣰ ا

Aralarında aya aydınlık vermiş ve güneşin ışık saçmasını sağlamıştır

1771:17

وَٱللَّهُ أَنۢبَتَكُم مِّنَ ٱلۡأَرۡضِ نَبَاتࣰ ا

Allah sizi yerden bitirir gibi yetiştirmiştir

1871:18

ثُمَّ يُعِيدُكُمۡ فِيهَا وَيُخۡرِجُكُمۡ إِخۡرَاجࣰ ا

Sonra sizi oraya döndürür ve yine oradan çıkarır

1971:19

وَٱللَّهُ جَعَلَ لَكُمُ ٱلۡأَرۡضَ بِسَاطࣰ ا

Yeryüzünde dolaşabilmeniz, orada yollar ve geniş geçitlerden geçebilmeniz için, onu size yayan O'dur

2071:20

لِّتَسۡلُكُواْ مِنۡهَا سُبُلࣰ ا فِجَاجࣰ ا

Yeryüzünde dolaşabilmeniz, orada yollar ve geniş geçitlerden geçebilmeniz için, onu size yayan O'dur

2171:21

قَالَ نُوحࣱ رَّبِّ إِنَّهُمۡ عَصَوۡنِي وَٱتَّبَعُواْ مَن لَّمۡ يَزِدۡهُ مَالُهُۥ وَوَلَدُهُۥٓ إِلَّا خَسَارࣰ ا

Nuh: "Rabbim! Doğrusu bunlar bana baş kaldırdılar ve malı, çocuğu kendisine sadece zarar getiren kimseye uydular; birbirinden büyük düzenler kurdular" dedi

2271:22

وَمَكَرُواْ مَكۡرࣰ ا كُبَّارࣰ ا

Nuh: "Rabbim! Doğrusu bunlar bana baş kaldırdılar ve malı, çocuğu kendisine sadece zarar getiren kimseye uydular; birbirinden büyük düzenler kurdular" dedi

2371:23

وَقَالُواْ لَا تَذَرُنَّ ءَالِهَتَكُمۡ وَلَا تَذَرُنَّ وَدࣰّ ا وَلَا سُوَاعࣰ ا وَلَا يَغُوثَ وَيَعُوقَ وَنَسۡرࣰ ا

İnsanlara: "Sakın tanrılarınızı bırakmayın, Ved, Suva, Yağus, Yeuk ve Nesr putlarından asla vazgeçmeyin" dediler

2471:24

وَقَدۡ أَضَلُّواْ كَثِيرࣰ اۖ وَلَا تَزِدِ ٱلظَّٰلِمِينَ إِلَّا ضَلَٰلࣰ ا

Böylece birçoğunu saptırdılar; Rabbim! Sen bu zalimlerin sadece şaşkınlığını artır

2571:25

مِّمَّا خَطِيٓـَٰٔتِهِمۡ أُغۡرِقُواْ فَأُدۡخِلُواْ نَارࣰ ا فَلَمۡ يَجِدُواْ لَهُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ أَنصَارࣰ ا

Onlar, günahları yüzünden suda boğuldular; ateşe sokuldular, kendilerine Allah'tan başka yardımcı bulamadılar

2671:26

وَقَالَ نُوحࣱ رَّبِّ لَا تَذَرۡ عَلَى ٱلۡأَرۡضِ مِنَ ٱلۡكَٰفِرِينَ دَيَّارًا

Nuh dedi ki: "Rabbim! Yeryüzünde hiçbir inkarcı bırakma

2771:27

إِنَّكَ إِن تَذَرۡهُمۡ يُضِلُّواْ عِبَادَكَ وَلَا يَلِدُوٓاْ إِلَّا فَاجِرࣰ ا كَفَّارࣰ ا

Doğrusu Sen onları bırakırsan kullarını saptırırlar; sadece ahlaksız ve çok inkarcıdan başkasını doğurup yetiştirmezler

2871:28

رَّبِّ ٱغۡفِرۡ لِي وَلِوَٰلِدَيَّ وَلِمَن دَخَلَ بَيۡتِيَ مُؤۡمِنࣰ ا وَلِلۡمُؤۡمِنِينَ وَٱلۡمُؤۡمِنَٰتِۖ وَلَا تَزِدِ ٱلظَّٰلِمِينَ إِلَّا تَبَارَۢا

Rabbim! Beni, anamı, babamı, evime inanmış olarak gireni, inanan erkek ve kadınları bağışla; zalimlerin de yalnız helakını artır

VAAZ
VAAZ UYGULAMASI

VAAZ'ı cebinize indirin

Ezan bildirimi, Kur'an-ı Kerim, kıble pusulası ve günlük içerikler — hepsi tek uygulamada, ücretsiz.

  • Ezan bildirimi
  • Kur'an & meal
  • Kıble pusulası
  • Günün ayeti ve hadisi