Hz. Peygamber'in (s.a.v.) en büyük ümmet hediyesi sahabe-i kirâmdır. Bu kişiler peygamberi gözleriyle gördüler, sözünü doğrudan duydular, mucizesine şahit oldular — ve hayatlarını onun yolunda harcadılar. Bu vaaz sahabenin Kuran'daki yerini, dört halifenin örnek hayatlarını ve mü'minin onlardan miras alacağı karakter çizgilerini ele alıyor.
Kuran'da Sahabe
Allah Teâlâ Tevbe Sûresi'nde sahabeyi en hayırlı kavim olarak zikreder:
— Tevbe 9:100Muhâcir ve Ensâr'dan İslâm'a girmekte öncelik kazananlar ve onlara güzel bir şekilde uyanlar — Allah onlardan razı olmuştur; onlar da O'ndan razıdır. Allah onlara, içinde ebedî kalacakları, altından nehirler akan cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük kurtuluştur.
"Allah onlardan razı, onlar da O'ndan razı" — bu cümle bütün bir ümmetin sahabeye duyacağı saygının zeminidir. Kim Allah ile onların arasındaki bu razılık ilişkisini bozmaya çalışıyorsa, Allah'ın razılığına karşı duruyor demektir.
Allah Resûlü (s.a.v.) sahabesinin değerini koruma konusunda ümmetini sert biçimde uyarır:
— Buhârî, Fedâilü's-Sahâbe, no. 3673Ashabıma sövmeyin. Sizden biri Uhud Dağı kadar altın infak etse, onlardan birinin bir avuç (sadaka)sının veya yarımının (sevabına) erişemez.
Sahabenin yaptığı küçücük bir hayır, sonraki ümmetlerin yapacağı büyük amellerden daha kıymetlidir. Bunun sebebi: onlar imanı en zor şartlarda taşıdılar; ilk yatırımı yapanlar oldular.
Hz. Ebû Bekir (r.a.) — Sıddîkıyetin Zirvesi
İlk halife Hz. Ebû Bekir (r.a.), Hz. Peygamber'in en yakın dostu, kayınpederi ve "Sıddîk" (çok doğrulayan) ünvanlı sahabidir.
Karakter çizgisi: Sıdk (Doğrulamak). Mirâc gecesinden sonra Kureyşliler "İbn Ebû Kuhâfe'nin oğlu Mekke'den Kudüs'e gitti, oradan göklere çıktı diyor; ona inanıyor musun?" diye Hz. Ebû Bekir'e sordular. Cevabı kısa ve kesin oldu: "Eğer o söylüyorsa, doğrudur." Bu cevap ona "Sıddîk" ünvanını kazandırdı.
İmanın bu hâli — anlamasak bile peygambere güvenmek — Hz. Ebû Bekir'in modern mü'mine mirasıdır.
Hz. Peygamber (s.a.v.) vefat ettiğinde Müslümanlar şoka girdi; Hz. Ömer "ölmedi, gitti" diye ısrar etti. Hz. Ebû Bekir geldi, Allah Resûlü'nü yüzünden öptü, sonra mescide çıkıp şu meşhur konuşmayı yaptı:
— Buhârî, Cenâiz, no. 1241Kim Muhammed'e tapıyorsa bilsin ki Muhammed öldü. Kim de Allah'a tapıyorsa bilsin ki Allah ölmez.
Sonra Âl-i İmrân 144. âyeti okudu — sahabe sanki o âyet o gün inmiş gibi şoka girdi. Hz. Ebû Bekir'in bu sükûneti ve liderliği, krizleri yöneten bir mü'minin örneğidir.
Hz. Ömer (r.a.) — Adâletin Sembolü
İkinci halife Hz. Ömer (r.a.), İslâm öncesi en güçlü Kureyş savaşçılarındandı; iman ettikten sonra ise İslâm'ın en sert savunucusu oldu.
Karakter çizgisi: Adâlet. Halife olduğunda Müslümanların çapı genişlemişti; Mısır'dan Horasan'a uzanan bir devlet vardı. Ama bütün bu güce rağmen sırtında yamalı bir elbise giyiyor, gece sokakta dolaşıp ihtiyaç sahiplerini arıyordu.
Bir gece Medine sokaklarında dolaşırken bir kadının çocuğuna "ağlama, Ömer her şeyi görüyor" dediğini duydu. Üzüldü ve sabah Halifeliği'nde maaş düzenlemesi yaptı; her vatandaşın geçimini garanti etti. Bu Hz. Ömer'in idarî zekâsıdır: gücü ile beraber adâleti birleştirmek.
Vefat ettiğinde son sözlerinden biri: "Eğer dünyanın bütün altınları benim olsa, kıyamet günü hesabımdan korkar onları infak ederdim." Bu söz, bütün makam sahiplerinin kalbinde olması gereken bir titremedir.
Hz. Osman (r.a.) — Cömertliğin Zirvesi
Üçüncü halife Hz. Osman (r.a.), Kureyş'in en zengin tüccarlarından biriydi. Ama İslâm'a girdiğinde bu zenginlik onu Allah'tan uzaklaştırmadı; aksine, malını sürekli Allah yolunda harcadı.
Karakter çizgisi: Cömertlik ve hayâ. Hz. Peygamber'in (s.a.v.) "Tebük seferine kim mal infak ederse cenneti garanti ederim" deyişine Hz. Osman'ın cevabı: 300 deve donanımlı, yiyecek, su, silah dolu — bütün ordunun ihtiyacını karşılayacak kadar. Allah Resûlü onun için "Bu günden sonra Osman ne yaparsa yapsın, ona zarar vermez" buyurdu.
Hayâsı da meşhurdur. Hz. Peygamber (s.a.v.) bir gün evinde rahat oturuyorken Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer geldi — kıyafetini düzeltmeden kabul etti. Ama Hz. Osman gelince hemen kıyafetini düzeltti. "Niye?" diye sorduklarında: "Meleklerin bile haya ettiği bir adamdan ben de haya etmez miyim?"
Hz. Ali (r.a.) — İlim ve Cesaret
Dördüncü halife Hz. Ali (r.a.), Hz. Peygamber'in (s.a.v.) amcasının oğlu, damadı, en sevdiği insanlardan biri. "Ben ilmin şehriyim, Ali de kapısıdır" hadisi onun hakkında söylenmiştir — Tirmizî, Menâkıb, no. 3723.
Karakter çizgisi: İlim ve cesaret. Cesaret olarak Hayber kalesinin fethinde tek başına kalenin kapısını koparmıştır; ilim olarak ümmetin en derin meselelerini çözen sahabidir. Bu iki sıfat onun karakterinde birleşir.
Hz. Ali'nin "Adâlet üç türlüdür" sözü meşhurdur: kendine karşı adâlet (nefsini terbiye etmek), insanlara karşı adâlet (haklarını korumak), Allah'a karşı adâlet (kulluk hakkını ödemek).
Sahabeden Modern Mü'mine Dersler
Sahabenin hayatları farklı karakterler gösterir ama bütün hepsi şu üç ortak çizgide buluşur:
-
İmana sıkı sıkıya bağlı kalmak: Hangi makama gelirlerse gelsinler, dünya zenginlikleri imanlarını zedelemedi. Modern mü'min için: para, kariyer, ünlülük — bunlar imanın yerini almamalı.
-
Toplum için yaşamak: Sahabe asla yalnız kendileri için yaşamadı. Cömertlik, adâlet, kardeşlik — hepsi toplumsal sorumluluğun ifadesidir.
-
Hatalarını kabul edebilmek: Sahabe melek değildi; hata yaparlardı. Ama Hz. Ömer'in "Eğer Allah beni cezalandıracaksa, Ömer'in ne kadar zayıf olduğunu görsün" dediği gibi, hatalarını içtenlikle kabul ederlerdi.
VAAZ ile Sahabe Tanışıklığı
VAAZ uygulamasındaki hadis arşivi sahabeden gelen on binlerce rivayetin konu filtrelerini sunar. Esmâ-ül Hüsnâ koleksiyonu içinde el-Velî (dost), eş-Şehîd (her şeye şahit) gibi isimler — Allah'ın sahabesiyle olan dostluğunu hatırlatır.
Hicretin sahabe için anlamı için Hicret Vaazı; peygamber sevgisi için Mevlid Kandili Vaazı yazılarına bakabilirsin.
Sahabe-i kirâm, Hz. Peygamber'den (s.a.v.) bize miras kalan canlı bir Kuran tefsiridir. Onların hayatları okumakla bitmez; ama bir gün okumak, ömür boyu bir karakter izi bırakır. Onlar gibi yaşamayı tam başaramasak da, onlardan bir karakter çizgisi kazanmak — bu da büyük bir kazançtır.
Kaynakça
- Kur'ân-ı Kerim, Tevbe Sûresi 9:100, Diyanet Meali.
- Sahîh-i Buhârî, Kitâbu'l-Fedâilü's-Sahâbe, Hadis No. 3673.
- Sahîh-i Buhârî, Kitâbu'c-Cenâiz, Hadis No. 1241.
- Sünen-i Tirmizî, Kitâbu'l-Menâkıb, Hadis No. 3723.