Bir Müslüman'ın hayatında bazen büyük bir karar gerekir — alıştığı yeri terk etmek, sevdiklerini bırakmak, bilinmeyen bir yola çıkmak. Hz. Peygamber (s.a.v.) ve sahabe Mekke'yi terk edip Medine'ye giderken bu kararı verdiler. Hicret olarak bilinen bu olay, İslâm tarihinin en önemli dönemeçlerinden biridir. Bu vaaz hicretin tarihsel arka planını, Kuran'daki yerini, dış ve iç boyutlarını ve modern mü'minin yaşayabileceği "iç hicreti" ele alıyor.
Hicretin Hikâyesi
Hz. Peygamber (s.a.v.) Mekke'de 13 yıl boyunca İslâm'ı tebliğ etti. Bu süre içinde Kureyşliler Müslümanlara büyük baskı uyguladı; bir kısım sahabe Habeşistan'a sığındı, bir kısmı dövüldü, bir kısmı şehîd edildi (Yâsir ailesi). 622 yılında Allah Resûlü ve sahabe Yesrib'e (sonradan Medîne olarak adlandırılacak şehre) hicret etti.
Bu hicret sadece bir göç değildi; bir devletin temelinin atılmasıydı. Medîne'de ilk İslâm devleti kuruldu, anayasal düzen olan "Medîne Vesîkası" ilan edildi, Müslümanlar bir toplum olarak ilk kez hür yaşadı.
Kuran'da Hicret
Allah Teâlâ hicret edenleri ve onlara ev sahipliği yapanları çok yüce sıfatlarla anar:
— Tevbe 9:20İman edip hicret edenler ve Allah yolunda malları ve canları ile cihad edenler, Allah katında daha yüksek bir dereceye sahiptir. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Hicret edenler için "kurtuluşa erenler" denilmiş — büyük bir mertebe. Çünkü hicret zor bir karardır: ev, mal, akraba, çocukluk hatıraları — hepsini bırakıp yeni bir yere gitmek. Bu fedakârlığı yapan kişinin Allah katındaki yeri yüksektir.
Allah Teâlâ Nisâ Sûresi'nde ayrıca bir uyarı yapar:
— Nisâ 4:97Melekler, kendilerine zulmedenlerin canlarını alırken: 'Ne hâldeydiniz?' diye soracak. 'Yeryüzünde zayıf bırakılmıştık' diye cevap verecekler. (Melekler de:) 'Allah'ın arzı geniş değil miydi? Hicret etseydiniz ya!' diyecekler.
Bu âyet bize hicret etmemek için "burada zayıfım" demenin bir mazeret olmadığını öğretir. Allah'ın arzı geniştir; iman için yer değiştirme mümkündür.
Hicri Yılbaşı — Bir Takvimin Doğuşu
Hz. Ömer (r.a.) halife olduğunda Müslümanların ortak bir takvime ihtiyacı vardı. Hz. Ali (r.a.) bir öneri yaptı: "Hicreti takvimimizin başlangıcı yapalım." Bu öneri kabul edildi ve hicrî takvim resmen başlatıldı.
Niye hicret? Niye Peygamber'in doğumu veya vefatı değil? Çünkü hicret bir ümmetin doğuşudur — bireysel bir olay değil. Hz. Ömer'in bu seçimi, hicretin İslâm tarihinin en kurucu olayı olduğunu göstermesi açısından önemlidir.
Muharrem ayı hicrî yılın ilk ayıdır ve ayrıca "hürmetli aylar"dan biridir (bkz: Regaib Kandili Vaazı). Muharrem'in 1'inde Hz. Ömer'in koyduğu takvim başlar; 10'unda Aşure günü tutulur (Hz. Mûsâ'nın Firavun'dan kurtulduğu gün).
Hicretin İç Boyutu — Manevî Hicret
Hz. Peygamber (s.a.v.) hicretin sadece coğrafî bir yer değiştirme olmadığını, daha derin bir manevî yolculuk olduğunu da bildirdi:
— Buhârî, Îmân, no. 10Muhacir, Allah'ın yasakladıklarından uzaklaşan kişidir.
Demek ki "muhacir" sözcüğü Mekkeli kavramı değil; bir karakter tanımıdır. Allah'ın yasakladıklarından (içki, kumar, yalan, riyâ, harama bakmak, gıybet) uzaklaşan her mü'min bir tür muhacirdir.
Hz. Peygamber (s.a.v.) hicretin başka bir veçhesini de gösterir:
— Buhârî, Cihâd, no. 2783Hicret, Mekke'nin fethinden sonra (zorunlu olarak yapılan ilk hicret olarak) yoktur; ancak cihad ve niyet vardır.
Mekke fethedildikten sonra "Mekke'den Medine'ye hicret" mecburiyeti kalkmıştır. Ama "günahtan tövbeye hicret", "gafletten zikre hicret", "kötü arkadaştan iyi arkadaşa hicret" — bunlar her mü'min için her zaman yapılması gereken hicretlerdir.
Modern Mü'minin Hicret Yolları
Bugünün dünyasında her mü'min hangi hicretleri yapabilir?
1. Günahtan Tövbeye: İçtiği bir günahı bırakmak, kötü bir alışkanlığı kesmek — bu hicrettir.
2. Gafletten Zikre: Allah'ı unutarak yaşamaktan, O'nu sürekli hatırlayan bir hayata geçmek — manevî hicret.
3. Kötü Çevreden İyi Çevreye: "Kişi, dostunun dini üzeredir." Allah'tan uzaklaştıran arkadaş çevresinden ayrılıp, hayırlı bir çevreye girmek — büyük bir hicret.
4. Cehaletten İlme: Dinini bilmediği için yanlış yaşayan birinden, dinini öğrenip doğru yaşayan birine dönüşmek — bu da hicrettir.
5. Sosyal Medyadan Gerçek Hayata: Saatlerce ekran karşısında kaybolmaktan, gerçek dünyada gerçek ilişkilere ve gerçek amellere dönmek — modern bir hicret.
6. Kendini Düşünmekten Başkasını Düşünmeye: Yalnız kendi rahatını, kazancını, makamını düşünen bir hayattan, çevresinde yetimleri, fakirleri, ihtiyacı olanları düşünen bir hayata geçmek.
Hicretten Sonra Ne Var? — Nusret
Allah Teâlâ hicret eden mü'minlere asla yardımdan mahrum bırakmaz. Allah Resûlü (s.a.v.) Sevr Mağarası'nda Hz. Ebû Bekir ile saklanırken Kureyşliler kapıda olduklarında, Hz. Ebû Bekir endişeyle "Yâ Resûlallah! Yerden bakacak olsalar bizi görürler" dedi. Allah Resûlü'nün cevabı bütün mü'minlere bir derstir:
— Tevbe 9:40Üzülme; şüphesiz Allah bizimle beraberdir.
Hicret eden, Allah ile beraber yürüyor demektir. Yolun zorluğu O'nun yardımıyla aşılır.
VAAZ ile Hicreti Anmak
VAAZ uygulamasındaki hadis arşivi hicret ve sahabe hakkında binlerce rivayet sunar. Dua arşivi içinde günlük "Allah'ım! Günahlarımdan sana hicret ediyorum" tarzı tövbe duaları kategorize edilmiştir. Namaz vakitleri hicrî takvimi de gösterir — yılın hangi ayda olduğumuzu hatırlatır.
Tövbe ile manevî hicretin bağı için Tövbe Vaazı; sahabenin hicret yolculuğu için Ashâb-ı Kirâm Vaazı yazılarına bakabilirsin.
Hicret, mü'minin hayatında bir kez yaptığı bir olay değil; her gün yapması gereken bir alışkanlıktır. Allah'tan uzaklaştıran her şeyi, Allah'a yaklaştıran her şeye doğru bırakmak. Bu hicret bittiğinde ümmet bittiği gibi, başladığında ümmet doğar.
Kaynakça
- Kur'ân-ı Kerim, Tevbe Sûresi 9:20, Diyanet Meali.
- Kur'ân-ı Kerim, Nisâ Sûresi 4:97, Diyanet Meali.
- Kur'ân-ı Kerim, Tevbe Sûresi 9:40, Diyanet Meali.
- Sahîh-i Buhârî, Kitâbu'l-Îmân, Hadis No. 10.
- Sahîh-i Buhârî, Kitâbu'c-Cihâd, Hadis No. 2783.