Hased, çekememezlik, başkasındaki nimetin ortadan kalkmasını arzu etmektir; gönle düşerken sahibini fark ettirmez, mahvolurken de kendisi farkındadır. Bu vaaz, hasedin kaynağını Kur'an'ın ışığında ele alır: göklerdeki ilk isyan, yeryüzündeki ilk cinayet ve Yûsuf'un kuyusu — hepsi hasedden çıkmıştır. Mü'minin bu hastalığa karşı kullanacağı ilaç ise rıza, gıbta ve Allah'ın taksimine teslimiyettir.
Hasedin Tarifi — Çekememe ile Gayret Arasındaki Sınır
Hased sözlükte "çekememek" demektir. Dindeki anlamıyla, başkasındaki bir nimetin ondan zail olarak kendisine geçmesini, hatta kendisine gelmese bile sahibinden alınmasını arzu etmektir. Kalpteki bu kıvılcım, yerine konacak hiçbir hayır olmadan, sırf bir başkasının düşüşünü dilemek hâline geldiğinde tam anlamıyla hased olur.
Hased ile gayret birbirine karıştırılır. Erkeğin eşini, kadının kocasını korumak gibi yerinde olan kıskançlık gayrettir ve övgüye değerdir. Ancak bir başkasının malına, çocuğuna, güzelliğine veya makamına göz dikmek, onu çekememek hasedin tâ kendisidir. Hadiste açıkça bildirilmiştir:
ذَهَبَ الْمُؤْمِنُ بِخَيْرَيِ الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ، يَأْكُلُ بِيَدِهِ، وَيَحْمَدُ اللَّهَ عَلَى ذَلِكَ، وَالْكَافِرُ يَأْكُلُ بِسَبْعَةِ أَمْعَاءٍ وَيَتَفَكَّرُ فِي مَالِ غَيْرِهِ.
Yine bir başka rivayette Hz. Peygamber'in (s.a.v.) şu uyarısı vardır:
— Sünen Ebû Dâvûd, Edeb, no. 4903İyilikleri ateşin odunu yiyip yok ettiği gibi tüketen iki şeyden sakının: hased ve mala olan aşırı düşkünlük.
Hasedin Kaynağı — Allah'ın Taksimine Razı Olmamak
Kur'an-ı Kerim, hasedin kökünü doğrudan teşhis eder: hasededen, Allah'ın taksiminden gizlice şikâyetçidir. Çünkü nimet O'ndandır; onu birinin elinden almak istemek, Allah'ın hükmüne itiraz etmektir.
أَمۡ يَحۡسُدُونَ ٱلنَّاسَ عَلَىٰ مَآ ءَاتَىٰهُمُ ٱللَّهُ مِن فَضۡلِهِۦۖ
— Nisâ Sûresi 4:54Yoksa Allah'ın lütfundan insanlara verdiği nimetleri mi çekemiyorlar?
Aynı sûrenin devamı, mü'mine derhal alternatif yolu gösterir:
وَلَا تَتَمَنَّوۡاْ مَا فَضَّلَ ٱللَّهُ بِهِۦ بَعۡضَكُمۡ عَلَىٰ بَعۡضࣲۚ ... وَسۡـَٔلُواْ ٱللَّهَ مِن فَضۡلِهِۦٓۚ
— Nisâ Sûresi 4:32Allah'ın sizi birbirinizden üstün kıldığı şeyleri özlemeyin... Allah'tan O'nun fazlını isteyin.
Zuhruf Sûresi taksimin kime ait olduğunu hatırlatır:
أَهُمۡ يَقۡسِمُونَ رَحۡمَتَ رَبِّكَۚ نَحۡنُ قَسَمۡنَا بَيۡنَهُم مَّعِيشَتَهُمۡ فِي ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا
— Zuhruf Sûresi 43:32Yoksa Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz taksim ettik.
Şûrâ Sûresi'nde ise sebep açıklanır: Allah rızkı dilediği ölçüde indirir; çünkü bol bol verseydi insanlar azarlardı (42:27). Yani Allah'ın bir başkasına verdiği nimet, oradaki hikmetin gerektirdiği kadardır. Hased, hikmete itiraz etmektir.
Hasedin İnsana ve Dinine Verdiği Zarar
Hased, sahibini iç yangına mahkûm eder. Hased eden, çekemediği kimsenin başına bir musibet geldiğinde sevinir, bir nimete kavuştuğunda öfkelenir — bu öfke ona dünyada huzursuzluk, âhirette ise sevap kaybı olarak döner. Hz. Peygamber (s.a.v.) buyurur:
— Sünen Ebû Dâvûd, Edeb, no. 4919Hased ve düşmanlıktan sakının; çünkü o, saçları değil dini kazır.
Müşrik Yahudilerin mü'minlere karşı tavrını anlatırken Kur'an, hasedin sosyal boyutunu kayda geçirir:
وَدَّ كَثِيرࣱ مِّنۡ أَهۡلِ ٱلۡكِتَٰبِ لَوۡ يَرُدُّونَكُم مِّنۢ بَعۡدِ إِيمَٰنِكُمۡ كُفَّارًا حَسَدࣰ ا مِّنۡ عِندِ أَنفُسِهِم
— Bakara Sûresi 2:109Kitap ehlinden çoğu, hak kendilerine apaçık belli olduktan sonra, içlerindeki çekememezlikten ötürü sizi inandıktan sonra küfre döndürmeyi isterler.
Kur'an, hasedin şerrinden Allah'a sığınmayı doğrudan emreder. Felâk Sûresi'nin son âyeti, mü'minin sabah-akşam okuduğu sığınmadır:
وَمِن شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ
— Felâk Sûresi 113:5Ve hased ettiği zaman, hased edenin şerrinden (Rabb'e sığınırım).
Anlatılan Kıssalar — Hasedin Tarihçesi
İblis'in Hasedi — Göklerdeki İlk İsyan
Allah Teâlâ Hz. Âdem'i yaratıp ruhundan üfleyince, meleklere ona secde etmelerini emretti. Hepsi secde etti; yalnız İblis büyüklenip secdeden kaçındı. Sebebini şöyle açıkladı:
قَالَ أَنَا۠ خَيۡرࣱ مِّنۡهُ خَلَقۡتَنِي مِن نَّارࣲ وَخَلَقۡتَهُۥ مِن طِينࣲ
— A'râf Sûresi 7:12"Ben ondan üstünüm; beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın," dedi.
İblis uzun yıllar Allah'a kullukta bulunmuş, ama Allah'ın Hz. Âdem'e verdiği yüksek değeri çekememiş ve bu hased kendisini ebedî rahmetten kovulmaya götürmüştür (Bakara 2:34). Bu hâdiseden alınacak ibret büyüktür: hased, içinde "Niçin ona, bana değil?" sorusunu taşır — bu soru aslında Allah'ın takdirine itirazdır.
Kâbil'in Hasedi — Yeryüzündeki İlk Cinayet
Hz. Âdem'in oğulları Hâbil ile Kâbil'in kıssası, Kur'an'da kısaca anlatılır. Kâbil, kardeşi Hâbil'in kurbanının kabul edilmesini çekemedi; içinde hased büyüdü ve sonunda kardeşinin canına kıydı:
فَطَوَّعَتۡ لَهُۥ نَفۡسُهُۥ قَتۡلَ أَخِيهِ فَقَتَلَهُۥ فَأَصۡبَحَ مِنَ ٱلۡخَٰسِرِينَ
— Mâide Sûresi 5:30Nefsi onu kardeşini öldürmeye sürükledi de onu öldürdü; böylece hüsrana uğrayanlardan oldu.
İlk cinayet — bir kardeşin diğer kardeşi öldürmesi — hased zemininde patlamıştır. Bu yüzden hasede karşı uyanık olmayan kimse, kendisini en yakınına saldırırken bulabilir.
Yûsuf'un Kuyusu — Kardeşler Arasında Hased
Hz. Yakup'un oğullarından Yûsuf ve Bünyâmin bir anadan, diğerleri başka annedendi. Kardeşler babalarının Yûsuf'a olan sevgisini çekemediler:
إِذۡ قَالُواْ لَيُوسُفُ وَأَخُوهُ أَحَبُّ إِلَىٰٓ أَبِينَا مِنَّا وَنَحۡنُ عُصۡبَةٌ إِنَّ أَبَانَا لَفِي ضَلَٰلࣲ مُّبِينٍ
— Yûsuf Sûresi 12:8"Yûsuf ve kardeşi babamıza bizden daha sevgilidir; oysa biz bir cemaatiz. Babamız açık bir yanlışlık içindedir," demişlerdi.
Bu cümle hasedin ne kadar zekice savunulduğunu gösterir — kardeşler kendi hasetlerini hakaret olarak değil, sözde "babamızın hatasını düzeltme" gibi pazarlamışlardı. Sonra Yûsuf'u oyun bahanesiyle alıp götürdüler, kuyuya bıraktılar ve ağlayarak babalarına geldiler:
قَالُواْ يَٰٓأَبَانَآ إِنَّا ذَهَبۡنَا نَسۡتَبِقُ وَتَرَكۡنَا يُوسُفَ عِندَ مَتَٰعِنَاۖ فَأَكَلَهُ ٱلذِّئۡبُ
— Yûsuf Sûresi 12:17"Ey babamız, biz yarış yaparken Yûsuf'u eşyamızın yanına bırakmıştık; bir kurt onu yedi," dediler.
Yıllar sonra Yûsuf onlara şahsî hakkından geçti — ama o kuyuya bırakılmasının altında hased vardı. Bir aile çocuğunun başına gelebilecek en ağır acı bile, kalplerdeki bu küçük hastalıktan tutuşmuştu.
Cennetlik Sahabî — Ensarlı Adamın Sırrı
Enes b. Mâlik (ra.) anlatır: Peygamberimiz üç ayrı gün, "Şimdi size cennet ehlinden bir adam gelecek," buyurdu. Üç gün de aynı Ensarlı zat sakalından abdest suyu damlaya damlaya çıkageldi. Abdullah b. Amr (ra.) onun hangi büyük amelle bu mertebeye eriştiğini merak etti ve üç gün evine misafir oldu. Adamın gece kalkıp olağanüstü bir ibadet yaptığını görmedi; sıradan bir kuldu. Sonunda sebebini sordu. Adamın cevabı şuydu:
— Müslümanlardan hiç kimseye kalbimde hîle veya kin tutmam, Allah'ın verdiği bir hayırdan ötürü hiç kimseye hased etmem.
Abdullah b. Amr: "İşte seni bu dereceye yaklaştıran budur," dedi.
— Müsned-i Ahmed, no. 12697Bu kıssa hasedin tedavisini çok pratik bir şekilde gösterir: çok ibadet etmekle değil, göğsü kinden ve hasetten temizlemekle cennete yaklaşılır. Olgun iman ile hased bir kalpte birleşmez.
Hasedin Yerine Konacak Erdem — Gıbta (İmrenme)
Kur'an hasedi yasaklarken, münâfese denilen bir tür "övülen yarışı" da müjdeler. Tatfîf Sûresi'nde cennet nimetlerinden bahsederken Allah Teâlâ "Yarışacaklarsa, işte buna yarışsınlar" der. Hasedin tersi olan gıbta, başkasındaki hayrı kendisine de istemek, onun düşmesini değil kendisinin yükselmesini arzu etmektir.
Hz. Peygamber gıbta edilebilecek iki kişiyi belirler:
— Sahih al-Bukhari, no. 73Ancak iki kişiye gıbta edilebilir: Biri Allah'ın kendisine mal verip onu hak yolunda harcamaya muvaffak kıldığı kimse; diğeri Allah'ın kendisine ilim verip onunla amel eden ve başkalarına da öğreten kimse.
Yani imrenmek serbest, ama hayır üreten örnek kişilere imrenmek. Servet veya makamı için değil; salih amel ve faydalı ilim için.
Mü'minin nihaî hedefini Haşr Sûresi koyar:
وَيُؤۡثِرُونَ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمۡ وَلَوۡ كَانَ بِهِمۡ خَصَاصَةࣱۚ وَمَن يُوقَ شُحَّ نَفۡسِهِۦ فَأُوْلَٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡمُفۡلِحُونَ
— Haşr Sûresi 59:9Kendileri ihtiyaç içinde olsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden korunabilirse, işte onlar saadete erenlerdir.
İşte hasedin tam karşıtı budur — îsâr: kendi nasibinden kardeşin lehine vazgeçmek. Hased eden mahrumiyet diler; îsâr sahibi paylaşır.
Hased çoğu zaman emsâl arasında patlar. Âlim âlimi, tâcir tâciri, sanatkâr sanatkârı çekemez. Tanımadığınız insanlardan değil, tanıdığınız yakınlardan gelmesi muhtemeldir — bu da hadiste bildirilen "ümmetimin bulaştığı eski hastalık" tarifine uyar. Kalbinizi başkasının ilerleyişi karşısında yokladığınızda neşe yerine sıkıntı duyuyorsanız, durumu hased olarak tanıyın ve istiğfarla yıkayın.
Mü'minin İlacı — Rıza, Şükür, Dua
Hased bir kalp hastalığıysa, ilacı da kalbe verilir. Üç pratik adım:
- Allah'ın taksimine teşekkür: Başkasına bakmak yerine kendi nimetlerini saymak. "Sana bakmaktan çok, kendine bakacaksın."
- O kişinin lehine dua: Çekemediğin kişiye hayır duası etmek — kalbi çelmek için en hızlı tekniktir. Çünkü dua edenin kendi kalbi de yumuşar.
- Allah'tan fazl istemek: "Sen de versen olmaz mı?" demek yerine, "Bana da fazlından ver Rabbim" demek (Nisâ 4:32).
Allah Teâlâ kardeşliği şartsız emreder:
— Sahih Muslim, al-Birr, no. 2559Birbirinize hased etmeyin, birbirinize buğzetmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin; ey Allah'ın kulları, kardeş olun.
VAAZ ile Hasedi Pratiğe Dökmek
VAAZ uygulamasındaki Esmâ-ül Hüsnâ koleksiyonu içinde er-Rezzâk ismi okunup tefekkür edildiğinde, rızkın asıl sahibinin Allah olduğu kalbe yerleşir; bu da hasedin temelindeki "neden ona, bana değil?" yarasını tedavi eder. Dua arşivindeki Felâk-Nâs sûreleri ve istiâze duaları, hased eden kalbe ve hased edilen kalbe karşı en kestirme sığınmadır.
Hasede yakın olan kötü huyların ilacı için Affetmek Vaazı ve sabırla nimete katlanmak için Şükür Vaazı yazılarına bakabilirsin. Mü'minin kibirden korunması da hasedin önünü keser — bu konu için Güzel Ahlak yazısı uygun bir devam noktasıdır.
Hased bir hastalıktır, ama tedavisi vardır. Onu fark edebilmek tedavinin yarısıdır; geri kalan yarısı, başkasının nimetine sevinmeyi alışkanlığa dönüştürmektir.
Kaynakça
- Kur'ân-ı Kerîm, Nisâ Sûresi 4:32, Diyanet İşleri Başkanlığı Meali.
- Kur'ân-ı Kerîm, Nisâ Sûresi 4:54, Diyanet İşleri Başkanlığı Meali.
- Kur'ân-ı Kerîm, Zuhruf Sûresi 43:32, Diyanet İşleri Başkanlığı Meali.
- Kur'ân-ı Kerîm, Şûrâ Sûresi 42:27, Diyanet İşleri Başkanlığı Meali.
- Kur'ân-ı Kerîm, A'râf Sûresi 7:12, Diyanet İşleri Başkanlığı Meali.
- Kur'ân-ı Kerîm, Mâide Sûresi 5:30, Diyanet İşleri Başkanlığı Meali.
- Kur'ân-ı Kerîm, Yûsuf Sûresi 12:8 ve 12:17, Diyanet İşleri Başkanlığı Meali.
- Kur'ân-ı Kerîm, Bakara Sûresi 2:109, Diyanet İşleri Başkanlığı Meali.
- Kur'ân-ı Kerîm, Felâk Sûresi 113:5, Diyanet İşleri Başkanlığı Meali.
- Kur'ân-ı Kerîm, Haşr Sûresi 59:9, Diyanet İşleri Başkanlığı Meali.
- Sahîh-i Buhârî, Kitâbu'l-İlm, Hadis No. 73 (Gıbta edilebilecek iki kişi).
- Sahîh-i Müslim, Kitâbu'l-Birr, Hadis No. 2559 (Birbirinize hased etmeyin).
- Sünen-i Ebû Dâvûd, Kitâbu'l-Edeb, Hadis No. 4903 ve 4919 (Hased ve dini kazıması).
- Müsned-i Ahmed, Hadis No. 12697 (Cennetlik Ensarlı).
- İmam Gazâlî, İhyâu Ulûmi'd-Dîn, "Mehâliku'l-Kalb" bölümü, Hased bahsi.