Bir mü'minin hayatının temel taşı imandır. İman bir kez "evet" denildi diye bitmez; her gün, her amelle inşa edilen veya yıpranan bir yapıdır. Allah Teâlâ insana iki şahit vermiştir: kalp ve dil. Bu vaaz imanın gerçek tanımını, altı esasını, yetmiş küsur şubesini, ve artıp eksilen yapısını ele alıyor.
İman Nedir? — Üç Boyutlu Bir Hâl
İslâm âlimlerinin çoğunluğuna göre iman üç boyutlu bir hâldir:
1. Kalbin tasdiki: Allah'ın varlığını, birliğini ve sıfatlarını kalbiyle kabul etmek. İmanın temel zemini budur.
2. Dilin ikrarı: Bu kabulü kelime-i şahâdet ile dile getirmek. "Eşhedu en lâ ilâhe illallah ve eşhedu enne Muhammeden Resûlullah" — bu cümle imanın bayrağıdır.
3. Amellerin bunu desteklemesi: Namaz, oruç, dürüstlük, edep — imanın kalp ve dilden organlara yayılması.
Allah Teâlâ Hucurat Sûresi'nde imanın kalbe yerleşmesinin önemini vurgular:
— Hucurat 49:14Bedeviler 'iman ettik' dediler. De ki: 'Siz iman etmediniz; ama 'islam olduk' (Müslüman olduk) deyin; çünkü iman henüz kalplerinize girmemiştir...'
Demek ki sadece dilde söylenen bir söz iman değildir; kalbe yerleşmeden tam iman olmaz.
İmanın Altı Esası
Cebrâil (a.s.) bir gün ashâbın huzurunda bedevi kılığında Hz. Peygamber'e geldi ve "İman nedir?" diye sordu. Allah Resûlü'nün cevabı imanın klasik tanımı oldu:
— Buhârî, Îmân, no. 50İman, Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe ve kadere (hayır ve şerrin Allah'tan olduğuna) inanmandır.
Altı esas:
- Allah'a iman: Tek olduğuna, eşi-benzeri olmadığına, mutlak kemâl sıfatlarıyla muttasıf olduğuna.
- Meleklere iman: Allah'ın görevli kullarına; Cebrâil (vahiy), Mîkâil (rızık), İsrâfil (sûr), Azrâil (ölüm) ve diğerlerine.
- Kitaplara iman: Tevrat'a (Hz. Mûsâ'ya), İncil'e (Hz. İsâ'ya), Zebûr'a (Hz. Dâvûd'a) ve Kur'an-ı Kerîm'e (Hz. Muhammed'e).
- Peygamberlere iman: Hz. Âdem'den Hz. Muhammed'e (s.a.v.) — Kuran'da adı geçen 25 peygamber dahil tüm peygamberlere.
- Ahirete iman: Ölüm sonrası hayata, kıyamete, mahşere, hesaba, cennet ve cehenneme.
- Kadere iman: Olan her şeyin Allah'ın takdiriyle olduğuna; hayır ve şerrin O'nun ilminde önceden bilindiğine.
Bu altısının herhangi birinde kuşku, imanın bütününü tehlikeye atar.
İmanın Yetmiş Küsur Şubesi
Hz. Peygamber (s.a.v.) imanın salt bir kalp meselesi olmadığını, hayatın her alanına yayılan bir yapı olduğunu şu hadisle bildirir:
— Buhârî, Îmân, no. 9İman yetmiş veya altmış küsur şubedir; en üstünü 'Lâ ilâhe illallah' demek, en aşağısı ise yoldan eziyet veren şeyi kaldırmaktır. Hayâ da imanın bir şubesidir.
Bu hadis muazzamdır: imanın en yüksek noktası tevhid kelimesidir — yani en derin akide. En düşük noktası ise yoldan bir taşı kaldırmak — yani günlük hayatın en küçük iyiliği. Demek ki iman:
- Sokakta çöp atmamak — iman.
- Asansör tutmak — iman.
- Misafire ikram etmek — iman.
- Konuştuğunda gözünü kaçırmamak (hayâ) — iman.
Bu yetmiş küsur şube hayatın her köşesinde mü'mini sınar.
İman Artar ve Eksilir
Klasik İslâm âlimleri imanın sabit değil, artıp eksilen bir nicelik olduğunu söyler. Bu görüş Kuran'a dayanır:
— Enfâl 8:2Mü'minler ancak o kimselerdir ki, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir; kendilerine Allah'ın âyetleri okunduğu zaman bu (âyetler) imanlarını artırır.
Bu âyetten anlaşılır ki: Kuran okumak imanı artırır. Namaz, oruç, hayır iş, dua, zikir — hepsi imanı besler. Tam tersi: günah işlemek, kötü insanlarla zaman geçirmek, Allah'tan uzaklaşan davranışlar — bunlar imanı azaltır.
Bunun pratik anlamı şudur: bir mü'min ne kadar dindar olursa olsun, imanın kuvvetli zamanı ile zayıf zamanı vardır. Allah Resûlü (s.a.v.) bu durumu bildirir:
— Hâkim, Müstedrek, no. 5İman elbisenin eskimesi gibi eskir. Allah'tan, kalplerinizdeki imanı yenilemesini isteyin.
İman bakım gerektiren bir bağdır. Kuran okumadığın, Allah'ı zikretmediğin, namazı bıraktığın günler imanın eskir; tövbe, ibadet, hayır ve şükür ile yenilenir.
İmanın Tatlısı — Hadisten Bir İşaret
Hz. Peygamber (s.a.v.) imanın yalnız bir akide değil, tatma cinsinden bir tecrübe olduğunu da bildirir:
— Buhârî, Îmân, no. 16Üç şey kimde bulunursa imanın tatlısını tatar: Allah ve Resûlü'nü herkesten ve her şeyden daha çok sevmesi; bir kimseyi yalnız Allah için sevmesi; küfre dönmekten ateşe atılmaktan korktuğu gibi korkması.
İmanın tatlısı — Allah'ı seven, Allah için seven ve Allah'tan başkasından korkmayan kalbe verilen özel bir lezzettir. Bu üç şey kalpte yerleştiğinde mü'min dünya ile imtihandan değil, dünyanın imtihanından geçer.
Modern Zamanda İmanı Korumak
Bilim çağında, sosyal medya çağında, çeşit çeşit görüşün kalbi bombaladığı çağda imanı korumak için bazı pratik adımlar:
- Her gün bir miktar Kuran: Sadece bir sayfa bile olsa. Allah'ın sözü kalbi besler.
- Her namazdan sonra tesbihat: 33+33+33 zikir kalbi diri tutar.
- Hayırlı arkadaşlar: "Kişi, dostunun dini üzeredir." Çevreni Allah'ı hatırlatan insanlar oluştursun.
- Şüphelere uzak durmak: Sosyal medyada "imanını sarsacak içerikler" peşinde dolaşmamak. Allah'ın varlığını sorgulayan, peygamberi alay konusu yapan içerikleri özellikle kovalamamak.
- Düzenli istiğfar: Her gece imanın yenilenmesi için bir miktar istiğfar.
VAAZ ile İmanın Bakımı
VAAZ uygulamasındaki namaz vakitleri günde beş kez imanı tazeleyen vakti hatırlatır. Kuran okuyucu, günün ayeti ve günün hadisi her gün imanı besleyen küçük dozları sunar. Esmâ-ül Hüsnâ koleksiyonu Allah'ı 99 ismiyle tanımanın yoludur — ne kadar çok isim, o kadar çok iman.
İmanın amellerle nasıl tezahür ettiğini görmek için Namaz Vaazı, ahirete imanın günlük yaşama etkisi için Ahiret Vaazı yazılarına bakabilirsin.
İman bir bayraktır — ömür boyu taşımak zorundayız. Her gün biraz daha sağlam, biraz daha kalbe yerleşmiş, biraz daha amellerle desteklenmiş bir iman; mü'minin Allah'a kavuşmadan önceki tek hediyesidir. Bu hediye günde 1 dakikalık ihmâlle bile eksilebilir; günde 1 dakikalık zikirle bile artabilir.
Kaynakça
- Kur'ân-ı Kerim, Hucurat Sûresi 49:14, Diyanet Meali.
- Kur'ân-ı Kerim, Enfâl Sûresi 8:2, Diyanet Meali.
- Sahîh-i Buhârî, Kitâbu'l-Îmân, Hadis No. 50.
- Sahîh-i Buhârî, Kitâbu'l-Îmân, Hadis No. 9.
- Hâkim, Müstedrek, Hadis No. 5.
- Sahîh-i Buhârî, Kitâbu'l-Îmân, Hadis No. 16.