SahihEbû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî, İbn Mâce ve Ahmed rivayet etmiştir
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- onu Yemen'e gönderdiğinde, her otuz hayvandan bir yaşında erkek dana veya bir yaşındaki inek
Muâz b. Cebel -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre: Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- onu Yemen'e gönderdiğinde, her otuz hayvandan bir yaşında erkek dana veya bir yaşındaki inek, her kırk hayvandan iki yaşını doldurmuş üçüncü yaşına girmiş inek ve her yetişkin erkekten -yani ergenliğe ulaşmış olanlardan- bir dinar veya Yemen'de bulunan Maâfir kumaşından bir dinara eşdeğer miktarda kumaş almasını emretti.
SahihMüslim rivayet etmiştir
Farz namazları kılsam, ramazan orucunu tutsam, helalleri helal, haramları haram kabul etsem
Câbir -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: "Bir adam, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e şöyle sordu: Farz namazları kılsam, ramazan orucunu tutsam, helalleri helal, haramları haram kabul etsem ve bundan fazla bir şey yapmasam Cennet'e girer miyim? Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Evet!», diye buyurdu. Adam: Allah'a yemin ederim ki bundan fazla bir şey yapmayacağım, dedi."
SahihMüslim rivayet etmiştir
Temizlik imanın yarısıdır. "Elhamdülillah" mizanı doldurur, “Subhânallâhi velhamdulillâh" sözleri ise yer ile gökler
Ebu Malik el-Eş'ari -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Temizlik imanın yarısıdır. "Elhamdülillah" mizanı doldurur, “Subhânallâhi velhamdulillâh" sözleri ise yer ile gökler arasını doldurur. Namaz nurdur, sadaka burhandır, sabır ışıktır. Kur’an senin ya lehinde ya da aleyhinde hüccettir. Herkes sabahtan (pazara çıkar) nefsini satar; kimi onu azat kimi de helak eder.»
HasenAhmed rivayet etmiştir
Ameller altı türlü, insanlar ise dört çeşittir. Gerekli kıldığı iki husus vardır. Bazı iyilikler vardır misline karşılık misli vardır. Başka bir iyilik vardır, karşılığında on katı verilir. Başka bir amel vardır, karşılığında yedi yüz katı verilir
Hureym b. Fâtik -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Ameller altı türlü, insanlar ise dört çeşittir. Gerekli kıldığı iki husus vardır. Bazı iyilikler vardır misline karşılık misli vardır. Başka bir iyilik vardır, karşılığında on katı verilir. Başka bir amel vardır, karşılığında yedi yüz katı verilir. Gerekli olan iki husus; Yüce Allah'a hiçbir şeyi şirk koşmadan ölen kimse Cennet'e girer. Kim de Allah'a şirk koşup ölürse Cehennem'e girer. Bazı iyilikler vardır misline karşılık misli vardır. Bir kimse bir iyilik yapmayı ister ve kalbinden buna niyet eder, Yüce Allah bunu bilir ve ona bir iyilik yazılır. Bir kimse de bir kötülük işler, karşılığında bir kötülük yazılır. Bir kimse bir iyilik yaptığında kendisine on iyilik yazılır. Kul, Allah yolunda bir infakta bulunursa karşılığında yedi yüz iyilik yazılır. İnsanların dört kısım olmasına gelince; kimisine dünyada genişlik verilir ahirette darlık verilir, kimisine de dünyada darlık verilir ahirette de genişlik verilir. Kimisine hem dünya da hem de ahirette darlık verilir, kimisine de hem dünya da hem de ahirette genişlik verilir.»
SahihMuttefekun aleyh
Ben, Bekir oğlu Sa'd kabilesinden Dımâm b. Sa'lebe’yim." dedi
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Bir defasında Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte mescitte oturduğumuz esnada deve üstünde biri gelip devesini mescidin kapısında çökerttikten sonra bağladı. Sonra orada oturanlara: "Hanginiz Muhammed?" diye sordu. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ashabı arasında dayanmış oturuyordu. Biz de, "İşte dayanmış olan şu beyaz zattır." dedik. Adam, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e: "Ey Abdulmuttalib’in oğlu!" dedi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- adama, «Seni dinliyorum.» dedi. Adam, "Ben sana bazı şeyler soracağım, ancak sorularım biraz sert ve ağır olacak, gönlün benden incinmesin!" dedi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Aklına geleni sor!» diye buyurdu. Adam, "Senin ve senden öncekilerin Rabbi adına söyle, bütün insanlara seni Yüce Allah mı gönderdi?" dedi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Allah'a yemin olsun ki evet.» diye buyurdu. "Allah adına söyle, bir gün bir gece içinde beş vakit namaz kılmayı sana Allah mı emretti?" dedi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Evet.» diye buyurdu. Adam: "Allah adına söyle, senenin şu belirli ayında (Ramazan) oruç tutmayı sana Allah mı emretti?" dedi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Allah'a yemin olsun ki evet.» diye buyurdu. Adam: "Allah adına, şu belirli sadakayı (zekâtı) zenginlerimizden alıp fakirlerimize dağıtmayı sana Allah mı emretti?" dedi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Allah'a yemin olsun ki evet.» diye buyurdu. Adam, "Sen ne getirdiysen ben ona iman ettim ve ben kavmimin geride kalanlarının da elçisiyim, dedi. Ben, Bekir oğlu Sa'd kabilesinden Dımâm b. Sa'lebe’yim." dedi.
SahihMüslim rivayet etmiştir
Müezzin; "Allahu Ekber, Allahu Ekber dediği zaman, sizlerden biri "Allahu Ekber, Allahu Ekber." derse,
Ömer b. el-Hattâb -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Müezzin; "Allahu Ekber, Allahu Ekber dediği zaman, sizlerden biri "Allahu Ekber, Allahu Ekber." derse, "Eşhedü en lâ ilâhe illallâh" dediği zaman, "Eşhedü en lâ ilâhe illallâh" derse, "Eşhedü enne Muhammeden rasûlullah" dediği zaman, "Eşhedü enne Muhammeden rasûlullah" derse, " Hayye ale's-salâh!" dediği zaman, " Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh " derse. " Hayye ale’l-felâh !" dediği zaman, " Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh " derse. Sonra da " Allahu Ekber, Allahu Ekber " dediği zaman; " Allahu Ekber, Allahu Ekber " derse, Sonra: " Lâ ilâhe illallâh." dediği zaman, " Lâ ilâhe illallâh." der ve kalbiyle de tekrar ederse Cennet'e girer.»
SahihMüslim rivayet etmiştir
Müezzini duyduğunuzda, sizde söylediklerini tekrar edin. Sonra da benim için salavat getirin
Abdullah b. Amr b. el-Âs -radıyallahu anh'-dan rivayet edildiğine göre, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'i şöyle söylerken işitmiştir: «Müezzini duyduğunuzda, sizde söylediklerini tekrar edin. Sonra da benim için salavat getirin. Kim benim için salavat getirirse, Allah da bunun karşılığında ona on defa salat eder. Sonra da Allah'tan benim için ''Vesile'yi'' dileyiniz. O, Cennet'te öyle bir makamdır ki yalnızca Allah'ın kullarından bir kuluna yaraşır. Umuyorum ki o, ben olurum. Kim benim için ''Vesile'yi'' dilerse ona şefaat edilir.»
SahihEbû Dâvûd rivayet etmiştir
Ey Bilal! Kalk (ezan oku da), bizi namazla rahatlat
Sâlim b. Ebi’l-Ca’d’dan rivayet edildiğine göre bir
adam: “Keşke namaz kılmış olsaydım da şimdi istirahat
ederdim” deyince, oradakiler sanki onu ayıpladılar, bunun
üzerine o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i şöyle buyururken işittim: «Ey Bilal! Kalk (ezan oku da), bizi namazla rahatlat.»
SahihMuttefekun aleyh
Ey insanlar! Bu gördüğünüz şeyleri ancak bana uyasınız ve benim namazımı öğrenesiniz diye yaptım» diye buyurdu
Ebû Hâzım b. Dinâr'dan rivayet edildiğine göre, Minberin hangi ağaçtan yapıldığında münakaşa eden bir takım kimseler, Sehl ibn Sa'd es-Sâidî'ye geldiler ve ona bu meseleyi sordular. Bunun üzerine Sehl şöyle dedi: Vallahi ben onun neden yapıldığını bilmekteyim. Şüphesiz ben onu ilk kurulduğu günü de, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ilk defa üzerine oturduğu günü de gördüm. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- falanca kadına -Sehl, Ensar'dan bu kadının ismini söylemiştir- marangoz kölene emret de, benim için insanlara hitap ettiğim zaman üzerine oturabileceğim, tahtalardan bir şey yapsın" diye buyurdu. O kadın da kölesine minber yapmasını emretti. O da Gâbe'nin (mıntıka ismi) ılgın ağaçlarından minberi yaptı. Sonra onu kadına getirdi. Kadın da Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e yolladı. Rasûlullah işte şuraya konulmasını emretti. Sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in bunun üzerinde şöyle namaz kıldığını gördüm: Rasûlullah minber üzerinde tekbir aldı, sonra yine minber üzerinde iken rükûa vardı. Sonra geri geri aşağıya indi minberin dibinde secde etti. Sonra yine minber üzerine geri döndü. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- namazı bitirince insanlara döndü ve: «Ey insanlar! Bu gördüğünüz şeyleri ancak bana uyasınız ve benim namazımı öğrenesiniz diye yaptım» diye buyurdu.