30. Cüz (Amme Cüzü): Arapça Metni ve Türkçe Meali
Nebe 1 - Nas 6 · 564 ayet
30. Cüz ayetleri: Arapça ve meali
Nebe Suresi 1-40. ayetler
Sureyi açسورة النبأ
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
عَمَّ يَتَسَآءَلُونَ
Neyi soruşturuyorlar
- 2
عَنِ ٱلنَّبَإِ ٱلۡعَظِيمِ
3ٱلَّذِي هُمۡ فِيهِ مُخۡتَلِفُونَ
2-3. ayetlerin mealiÜzerinde anlaşmazlığa düştükleri, büyük bir olay olan tekrar dirilme haberini mi
- 4
كَلَّا سَيَعۡلَمُونَ
Hayır; şüphesiz görüp bileceklerdir
- 5
ثُمَّ كَلَّا سَيَعۡلَمُونَ
Yine hayır; elbette görüp bileceklerdir
- 6
أَلَمۡ نَجۡعَلِ ٱلۡأَرۡضَ مِهَٰدࣰ ا
7وَٱلۡجِبَالَ أَوۡتَادࣰ ا
6-7. ayetlerin mealiBiz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı
- 8
وَخَلَقۡنَٰكُمۡ أَزۡوَٰجࣰ ا
Sizi çift çift yarattık
- 9
وَجَعَلۡنَا نَوۡمَكُمۡ سُبَاتࣰ ا
Uykunuzu dinlenme vakti kıldık
- 10
وَجَعَلۡنَا ٱلَّيۡلَ لِبَاسࣰ ا
Geceyi bir örtü yaptık
- 11
وَجَعَلۡنَا ٱلنَّهَارَ مَعَاشࣰ ا
Gündüzü geçimi sağlama vakti kıldık
- 12
وَبَنَيۡنَا فَوۡقَكُمۡ سَبۡعࣰ ا شِدَادࣰ ا
Üstünüze yedi kat sağlam gök bina ettik
- 13
وَجَعَلۡنَا سِرَاجࣰ ا وَهَّاجࣰ ا
Parlak ışık veren güneşi varettik
- 14
وَأَنزَلۡنَا مِنَ ٱلۡمُعۡصِرَٰتِ مَآءࣰ ثَجَّاجࣰ ا
15لِّنُخۡرِجَ بِهِۦ حَبࣰّ ا وَنَبَاتࣰ ا
16وَجَنَّٰتٍ أَلۡفَافًا
14-16. ayetlerin mealiTaneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık
- 17
إِنَّ يَوۡمَ ٱلۡفَصۡلِ كَانَ مِيقَٰتࣰ ا
Doğrusu, hüküm gününün vakti elbette tesbit edilmiştir
- 18
يَوۡمَ يُنفَخُ فِي ٱلصُّورِ فَتَأۡتُونَ أَفۡوَاجࣰ ا
Sura üfürüldüğü gün hepiniz bölük bölük gelirsiniz
- 19
وَفُتِحَتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتۡ أَبۡوَٰبࣰ ا
Gökler kapı kapı açılacaktır
- 20
وَسُيِّرَتِ ٱلۡجِبَالُ فَكَانَتۡ سَرَابًا
Dağlar yürütülüp serap olacaktır
- 21
إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتۡ مِرۡصَادࣰ ا
22لِّلطَّٰغِينَ مَـَٔابࣰ ا
21-22. ayetlerin mealiCehennem, yalnız azgınları bekleyen yerdir. Dönecekleri yer orasıdır
- 23
لَّٰبِثِينَ فِيهَآ أَحۡقَابࣰ ا
Orada çağlar boyunca (nice devirler) kalacaklardır
- 24
لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرۡدࣰ ا وَلَا شَرَابًا
25إِلَّا حَمِيمࣰ ا وَغَسَّاقࣰ ا
26جَزَآءࣰ وِفَاقًا
24-26. ayetlerin mealiOrada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin
- 27
إِنَّهُمۡ كَانُواْ لَا يَرۡجُونَ حِسَابࣰ ا
Çünkü onlar, hesaba çekileceklerini sanmazlardı
- 28
وَكَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِنَا كِذَّابࣰ ا
Ayetlerimizi hep yalan sayıp dururlardı
- 29
وَكُلَّ شَيۡءٍ أَحۡصَيۡنَٰهُ كِتَٰبࣰ ا
Biz de herşeyi yazıp saymışızdır
- 30
فَذُوقُواْ فَلَن نَّزِيدَكُمۡ إِلَّا عَذَابًا
Şöyle deriz: "Artık tadınız, bundan böyle size azabdan başka bir şey artırmayız
- 31
إِنَّ لِلۡمُتَّقِينَ مَفَازًا
32حَدَآئِقَ وَأَعۡنَٰبࣰ ا
33وَكَوَاعِبَ أَتۡرَابࣰ ا
34وَكَأۡسࣰ ا دِهَاقࣰ ا
31-34. ayetlerin mealiDoğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır
- 35
لَّا يَسۡمَعُونَ فِيهَا لَغۡوࣰ ا وَلَا كِذَّٰبࣰ ا
Orada boş ve yalan söz işitmezler
- 36
جَزَآءࣰ مِّن رَّبِّكَ عَطَآءً حِسَابࣰ ا
Bunlar Rabbinin katından, hesabları karşılığı verilenlerdir
- 37
رَّبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَا ٱلرَّحۡمَٰنِۖ لَا يَمۡلِكُونَ مِنۡهُ خِطَابࣰ ا
O, göklerin, yerin ve ikisi arasında olanların Rabbidir. O, önünde kimsenin konuşmayacağı Rahman olan Allah'tır
- 38
يَوۡمَ يَقُومُ ٱلرُّوحُ وَٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ صَفࣰّ اۖ لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنۡ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحۡمَٰنُ وَقَالَ صَوَابࣰ ا
Cebrail ve meleklerin dizi dizi durdukları gün, Rahman olan Allah'ın izni olmadan kimse konuşamayacaktır. Konuştuğu zaman da doğruyu söyleyecektir
- 39
ذَٰلِكَ ٱلۡيَوۡمُ ٱلۡحَقُّۖ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ مَـَٔابًا
İşte gerçek gün budur. Dileyen kimse, Rabbine götürecek bir yol benimser
- 40
إِنَّآ أَنذَرۡنَٰكُمۡ عَذَابࣰ ا قَرِيبࣰ ا يَوۡمَ يَنظُرُ ٱلۡمَرۡءُ مَا قَدَّمَتۡ يَدَاهُ وَيَقُولُ ٱلۡكَافِرُ يَٰلَيۡتَنِي كُنتُ تُرَٰبَۢا
Sizi, yakın gelecekteki bir azabla uyardık; o gün kişi elleriyle sunduğuna bakar ve inkarcı da: "Keşke toprak olaydım" der
Naziat Suresi 1-46. ayetler
Sureyi açسورة النازعات
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
وَٱلنَّٰزِعَٰتِ غَرۡقࣰ ا
Canları boğarcasına şiddetle çekip alanlara and olsun
- 2
وَٱلنَّٰشِطَٰتِ نَشۡطࣰ ا
Canları kolaylıkla alanlara and olsun
- 3
وَٱلسَّٰبِحَٰتِ سَبۡحࣰ ا
Yüzüp yüzüp gidenlere and olsun
- 4
فَٱلسَّٰبِقَٰتِ سَبۡقࣰ ا
5فَٱلۡمُدَبِّرَٰتِ أَمۡرࣰ ا
4-5. ayetlerin mealiYarıştıkça yarışan ve işleri yöneten meleklere and olsun
- 6
يَوۡمَ تَرۡجُفُ ٱلرَّاجِفَةُ
O gün bir sarsıntı sarsar
- 7
تَتۡبَعُهَا ٱلرَّادِفَةُ
Peşinden bir diğeri gelir
- 8
قُلُوبࣱ يَوۡمَئِذࣲ وَاجِفَةٌ
O gün kalbler titrer
- 9
أَبۡصَٰرُهَا خَٰشِعَةࣱ
İnsanların gözleri yere döner
- 10
يَقُولُونَ أَءِنَّا لَمَرۡدُودُونَ فِي ٱلۡحَافِرَةِ
Derler ki: "Biz eski halimize mi döndürüleceğiz
- 11
أَءِذَا كُنَّا عِظَٰمࣰ ا نَّخِرَةࣰ
Ufalanmış kemik olduğumuz zaman mı
- 12
قَالُواْ تِلۡكَ إِذࣰ ا كَرَّةٌ خَاسِرَةࣱ
Derler ki: "O takdirde bu zararına bir dönüştür
- 13
فَإِنَّمَا هِيَ زَجۡرَةࣱ وَٰحِدَةࣱ
Doğrusu bir tek çığlık yetecektir
- 14
فَإِذَا هُم بِٱلسَّاهِرَةِ
Hepsi hemen bir düzlüğe dökülecektir
- 15
هَلۡ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ
Musa'nın başından geçen olay sana geldi mi
- 16
إِذۡ نَادَىٰهُ رَبُّهُۥ بِٱلۡوَادِ ٱلۡمُقَدَّسِ طُوًى
Tuva'da, kutsal bir vadide, Rabbi ona şöyle hitap etmişti
- 17
ٱذۡهَبۡ إِلَىٰ فِرۡعَوۡنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ
Firavun'a git; doğrusu o azmıştır
- 18
فَقُلۡ هَل لَّكَ إِلَىٰٓ أَن تَزَكَّىٰ
Ona de ki: Arınmağa niyetin var mı
- 19
وَأَهۡدِيَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخۡشَىٰ
Rabbine giden yolu göstereyim ki O'na saygı duyup korkasın
- 20
فَأَرَىٰهُ ٱلۡأٓيَةَ ٱلۡكُبۡرَىٰ
Bunun üzerine ona en büyük mucizeyi gösterdi
- 21
فَكَذَّبَ وَعَصَىٰ
Ama Firavun yalanladı ve baş kaldırdı
- 22
ثُمَّ أَدۡبَرَ يَسۡعَىٰ
Geri dönüp yürüdü
- 23
فَحَشَرَ فَنَادَىٰ
Adamlarını toplayıp seslendi
- 24
فَقَالَ أَنَا۠ رَبُّكُمُ ٱلۡأَعۡلَىٰ
Sizin en yüce rabbiniz benim" dedi
- 25
فَأَخَذَهُ ٱللَّهُ نَكَالَ ٱلۡأٓخِرَةِ وَٱلۡأُولَىٰٓ
Allah bunun üzerine onu dünya ve ahiret azabına uğrattı
- 26
إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَعِبۡرَةࣰ لِّمَن يَخۡشَىٰٓ
Doğrusu bunda Allah'tan korkan kimseye ders vardır
- 27
ءَأَنتُمۡ أَشَدُّ خَلۡقًا أَمِ ٱلسَّمَآءُۚ بَنَىٰهَا
28رَفَعَ سَمۡكَهَا فَسَوَّىٰهَا
27-28. ayetlerin mealiSizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir
- 29
وَأَغۡطَشَ لَيۡلَهَا وَأَخۡرَجَ ضُحَىٰهَا
Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır
- 30
وَٱلۡأَرۡضَ بَعۡدَ ذَٰلِكَ دَحَىٰهَآ
Ardından yeri düzenlemiştir
- 31
أَخۡرَجَ مِنۡهَا مَآءَهَا وَمَرۡعَىٰهَا
Suyunu ondan çıkarmış ve otlak yer meydana getirmiştir
- 32
وَٱلۡجِبَالَ أَرۡسَىٰهَا
Dağları yerleştirmiştir
- 33
مَتَٰعࣰ ا لَّكُمۡ وَلِأَنۡعَٰمِكُمۡ
Bunları sizin ve hayvanlarınızın geçinmesi için yapmıştır
- 34
فَإِذَا جَآءَتِ ٱلطَّآمَّةُ ٱلۡكُبۡرَىٰ
35يَوۡمَ يَتَذَكَّرُ ٱلۡإِنسَٰنُ مَا سَعَىٰ
34-35. ayetlerin mealiGüç yetirilemeyen en büyük baskın geldiği zaman, o gün, insan ne uğurda çalıştığını anlar
- 36
وَبُرِّزَتِ ٱلۡجَحِيمُ لِمَن يَرَىٰ
Cehennem her bakanın göreceği şekilde gösterilir
- 37
فَأَمَّا مَن طَغَىٰ
38وَءَاثَرَ ٱلۡحَيَوٰةَ ٱلدُّنۡيَا
39فَإِنَّ ٱلۡجَحِيمَ هِيَ ٱلۡمَأۡوَىٰ
37-39. ayetlerin mealiİşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir
- 40
وَأَمَّا مَنۡ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ وَنَهَى ٱلنَّفۡسَ عَنِ ٱلۡهَوَىٰ
41فَإِنَّ ٱلۡجَنَّةَ هِيَ ٱلۡمَأۡوَىٰ
40-41. ayetlerin mealiAma kim Rabbinin azametinden korkup da kendini kötülükten alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir
- 42
يَسۡـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلسَّاعَةِ أَيَّانَ مُرۡسَىٰهَا
Senden kıyametin ne zaman gelip çatacağını sorarlar
- 43
فِيمَ أَنتَ مِن ذِكۡرَىٰهَآ
Nerde senden onu anlatması
- 44
إِلَىٰ رَبِّكَ مُنتَهَىٰهَآ
Onun bilgisi Rabbine aittir
- 45
إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرُ مَن يَخۡشَىٰهَا
Sen sadece kıyametten korkanı uyaransın
- 46
كَأَنَّهُمۡ يَوۡمَ يَرَوۡنَهَا لَمۡ يَلۡبَثُوٓاْ إِلَّا عَشِيَّةً أَوۡ ضُحَىٰهَا
Kıyameti gördükleri gün dünyada ancak bir akşam yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış olduklarını sanırlar
Abese Suresi 1-42. ayetler
Sureyi açسورة عبس
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
عَبَسَ وَتَوَلَّىٰٓ
2أَن جَآءَهُ ٱلۡأَعۡمَىٰ
1-2. ayetlerin mealiYanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi
- 3
وَمَا يُدۡرِيكَ لَعَلَّهُۥ يَزَّكَّىٰٓ
Ne bilirsin, belki de o arınacak
- 4
أَوۡ يَذَّكَّرُ فَتَنفَعَهُ ٱلذِّكۡرَىٰٓ
Yahut öğüt alacaktı da bu öğüt kendisine fayda verecekti
- 5
أَمَّا مَنِ ٱسۡتَغۡنَىٰ
6فَأَنتَ لَهُۥ تَصَدَّىٰ
5-6. ayetlerin mealiAma sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun
- 7
وَمَا عَلَيۡكَ أَلَّا يَزَّكَّىٰ
Arınmak istememesinden sana ne
- 8
وَأَمَّا مَن جَآءَكَ يَسۡعَىٰ
9وَهُوَ يَخۡشَىٰ
10فَأَنتَ عَنۡهُ تَلَهَّىٰ
8-10. ayetlerin mealiSen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun
- 11
كَلَّآ إِنَّهَا تَذۡكِرَةࣱ
Dikkat et; bu Kuran bir öğüttür
- 12
فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ
Dileyen onu öğüt kabul eder
- 13
فِي صُحُفࣲ مُّكَرَّمَةࣲ
14مَّرۡفُوعَةࣲ مُّطَهَّرَةِۭ
13-14. ayetlerin mealiO, kutsal kılınmış, yüceltilmiş, arınmış sahifeler üzerindedir
- 15
بِأَيۡدِي سَفَرَةࣲ
16كِرَامِۭ بَرَرَةࣲ
15-16. ayetlerin mealiİyi kimseler, saygıdeğer elçilerin eliyle yazılmıştır
- 17
قُتِلَ ٱلۡإِنسَٰنُ مَآ أَكۡفَرَهُۥ
Canı çıksın o insanın, o ne nankördür
- 18
مِنۡ أَيِّ شَيۡءٍ خَلَقَهُۥ
Allah onu hangi şeyden yaratmış
- 19
مِن نُّطۡفَةٍ خَلَقَهُۥ فَقَدَّرَهُۥ
Onu meniden yaratıp merhalelerden geçirerek ona şekil vermiş
- 20
ثُمَّ ٱلسَّبِيلَ يَسَّرَهُۥ
Sonra, yolu ona kolaylaştırmıştır
- 21
ثُمَّ أَمَاتَهُۥ فَأَقۡبَرَهُۥ
Sonra onu öldürür ve kabre koyar
- 22
ثُمَّ إِذَا شَآءَ أَنشَرَهُۥ
Sonra, dilediği zaman onu tekrar diriltir
- 23
كَلَّا لَمَّا يَقۡضِ مَآ أَمَرَهُۥ
Hayır; Allah'ın kendisine buyurduğunu hala yerine getirmemiştir
- 24
فَلۡيَنظُرِ ٱلۡإِنسَٰنُ إِلَىٰ طَعَامِهِۦٓ
İnsan, yiyeceğine bir baksın
- 25
أَنَّا صَبَبۡنَا ٱلۡمَآءَ صَبࣰّ ا
Doğrusu suyu bol bol indirmekteyiz
- 26
ثُمَّ شَقَقۡنَا ٱلۡأَرۡضَ شَقࣰّ ا
27فَأَنۢبَتۡنَا فِيهَا حَبࣰّ ا
28وَعِنَبࣰ ا وَقَضۡبࣰ ا
29وَزَيۡتُونࣰ ا وَنَخۡلࣰ ا
30وَحَدَآئِقَ غُلۡبࣰ ا
31وَفَٰكِهَةࣰ وَأَبࣰّ ا
26-31. ayetlerin mealiSonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz
- 32
مَّتَٰعࣰ ا لَّكُمۡ وَلِأَنۡعَٰمِكُمۡ
Bunlar sizin ve hayvanlarınız için geçimliktir
- 33
فَإِذَا جَآءَتِ ٱلصَّآخَّةُ
O muazzam gürültü, kıyamet kopup geldiği zaman
- 34
يَوۡمَ يَفِرُّ ٱلۡمَرۡءُ مِنۡ أَخِيهِ
35وَأُمِّهِۦ وَأَبِيهِ
36وَصَٰحِبَتِهِۦ وَبَنِيهِ
34-36. ayetlerin mealiO gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar
- 37
لِكُلِّ ٱمۡرِيࣲٕ مِّنۡهُمۡ يَوۡمَئِذࣲ شَأۡنࣱ يُغۡنِيهِ
O gün, herkesin kendine yeter derdi vardır
- 38
وُجُوهࣱ يَوۡمَئِذࣲ مُّسۡفِرَةࣱ
39ضَاحِكَةࣱ مُّسۡتَبۡشِرَةࣱ
38-39. ayetlerin mealiO gün bir takım yüzler aydınlıktır, gülmekte ve sevinmektedir
- 40
وَوُجُوهࣱ يَوۡمَئِذٍ عَلَيۡهَا غَبَرَةࣱ
41تَرۡهَقُهَا قَتَرَةٌ
40-41. ayetlerin mealiO gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür
- 42
أُوْلَٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡكَفَرَةُ ٱلۡفَجَرَةُ
İşte bunlar inkarcı olanlar, Allah'ın buyruğundan çıkanlardır
Tekvir Suresi 1-29. ayetler
Sureyi açسورة التكوير
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
إِذَا ٱلشَّمۡسُ كُوِّرَتۡ
Güneş dürülüp ışığı kalmadığı zaman
- 2
وَإِذَا ٱلنُّجُومُ ٱنكَدَرَتۡ
Yıldızlar düşüp, söndüğü zaman
- 3
وَإِذَا ٱلۡجِبَالُ سُيِّرَتۡ
4وَإِذَا ٱلۡعِشَارُ عُطِّلَتۡ
3-4. ayetlerin mealiDoğurması yaklaşmış develer başıboş bırakıldığı zaman
- 5
وَإِذَا ٱلۡوُحُوشُ حُشِرَتۡ
Yabani hayvanlar bir araya toplatıldığı zaman
- 6
وَإِذَا ٱلۡبِحَارُ سُجِّرَتۡ
Denizler kaynaştırıldığı zaman
- 7
وَإِذَا ٱلنُّفُوسُ زُوِّجَتۡ
Canlar bedenlerle birleştirildiği zaman
- 8
وَإِذَا ٱلۡمَوۡءُۥدَةُ سُئِلَتۡ
9بِأَيِّ ذَنۢبࣲ قُتِلَتۡ
8-9. ayetlerin mealiKız çocuğun hangi suçtan ötürü öldürüldüğü kendisine sorulduğu zaman
- 10
وَإِذَا ٱلصُّحُفُ نُشِرَتۡ
Amel defterleri açıldığı zaman
- 11
وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ كُشِطَتۡ
Gök yerinden oynatıldığı zaman
- 12
وَإِذَا ٱلۡجَحِيمُ سُعِّرَتۡ
Cehennem alevlendirildiği zaman
- 13
وَإِذَا ٱلۡجَنَّةُ أُزۡلِفَتۡ
Cennet yaklaştırıldığı zaman
- 14
عَلِمَتۡ نَفۡسࣱ مَّآ أَحۡضَرَتۡ
İnsanoğlu önceden ne hazırladığını görecektir
- 15
فَلَآ أُقۡسِمُ بِٱلۡخُنَّسِ
16ٱلۡجَوَارِ ٱلۡكُنَّسِ
15-16. ayetlerin mealiGündüz sinip geceleri gözüken gezegenlere and olsun
- 17
وَٱلَّيۡلِ إِذَا عَسۡعَسَ
Kararmaya başlayan geceye and olsun
- 18
وَٱلصُّبۡحِ إِذَا تَنَفَّسَ
Ağarmaya başlayan sabaha and olsun ki
- 19
إِنَّهُۥ لَقَوۡلُ رَسُولࣲ كَرِيمࣲ
20ذِي قُوَّةٍ عِندَ ذِي ٱلۡعَرۡشِ مَكِينࣲ
21مُّطَاعࣲ ثَمَّ أَمِينࣲ
19-21. ayetlerin mealiBu Kuran, arşın sahibi katında değerli, güçlü, sözü dinlenen ve güvenilen şerefli bir elçinin getirdiği sözdür
- 22
وَمَا صَاحِبُكُم بِمَجۡنُونࣲ
Arkadaşınız (Muhammed) asla deli değildir
- 23
وَلَقَدۡ رَءَاهُ بِٱلۡأُفُقِ ٱلۡمُبِينِ
And olsun ki, o, Cebrail'i apaçık ufukta görmüştür
- 24
وَمَا هُوَ عَلَى ٱلۡغَيۡبِ بِضَنِينࣲ
Peygamber, görülmeyenler hakkında söylediklerinden ötürü töhmet altında tutulamaz
- 25
وَمَا هُوَ بِقَوۡلِ شَيۡطَٰنࣲ رَّجِيمࣲ
Bu Kuran, kovulmuş şeytanın sözü olamaz
- 26
فَأَيۡنَ تَذۡهَبُونَ
Nereye gidiyorsunuz
- 27
إِنۡ هُوَ إِلَّا ذِكۡرࣱ لِّلۡعَٰلَمِينَ
28لِمَن شَآءَ مِنكُمۡ أَن يَسۡتَقِيمَ
27-28. ayetlerin mealiKuran, ancak aranızda doğru yola girmeyi dileyene ve alemlere bir öğüttür
- 29
وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلۡعَٰلَمِينَ
Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe sizler bir şey dileyemezsiniz
İnfitar Suresi 1-19. ayetler
Sureyi açسورة الإنفطار
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
إِذَا ٱلسَّمَآءُ ٱنفَطَرَتۡ
Gök yarıldığı zaman
- 2
وَإِذَا ٱلۡكَوَاكِبُ ٱنتَثَرَتۡ
Yıldızlar dağılıp döküldüğü zaman
- 3
وَإِذَا ٱلۡبِحَارُ فُجِّرَتۡ
Denizler kaynaştığı zaman
- 4
وَإِذَا ٱلۡقُبُورُ بُعۡثِرَتۡ
Kabirlerin içi dışa çıktığı zaman
- 5
عَلِمَتۡ نَفۡسࣱ مَّا قَدَّمَتۡ وَأَخَّرَتۡ
İnsanoğlu, ne yaptığını ve ne yapmadığını görür
- 6
يَٰٓأَيُّهَا ٱلۡإِنسَٰنُ مَا غَرَّكَ بِرَبِّكَ ٱلۡكَرِيمِ
7ٱلَّذِي خَلَقَكَ فَسَوَّىٰكَ فَعَدَلَكَ
8فِيٓ أَيِّ صُورَةࣲ مَّا شَآءَ رَكَّبَكَ
6-8. ayetlerin mealiEy insanoğlu! Seni yaratıp sonra şekil veren, düzenleyen, mütenasip kılan, istediği şekilde seni terkip eden, çok cömert olan Rabbine karşı seni aldatan nedir
- 9
كَلَّا بَلۡ تُكَذِّبُونَ بِٱلدِّينِ
Hayır, hayır; doğrusu siz dini yalanlıyorsunuz
- 10
وَإِنَّ عَلَيۡكُمۡ لَحَٰفِظِينَ
11كِرَامࣰ ا كَٰتِبِينَ
12يَعۡلَمُونَ مَا تَفۡعَلُونَ
10-12. ayetlerin mealiOysa, yaptıklarınızı bilen değerli yazıcılar sizi gözetlemektedirler
- 13
إِنَّ ٱلۡأَبۡرَارَ لَفِي نَعِيمࣲ
İyiler şüphesiz nimet içindedirler
- 14
وَإِنَّ ٱلۡفُجَّارَ لَفِي جَحِيمࣲ
Allah'ın buyruğundan çıkanlar cehennemdedirler
- 15
يَصۡلَوۡنَهَا يَوۡمَ ٱلدِّينِ
Din Günü oraya girerler
- 16
وَمَا هُمۡ عَنۡهَا بِغَآئِبِينَ
Oradan bir daha ayrılamazlar
- 17
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا يَوۡمُ ٱلدِّينِ
Din gününün ne olduğunu sen nereden bilirsin
- 18
ثُمَّ مَآ أَدۡرَىٰكَ مَا يَوۡمُ ٱلدِّينِ
Evet, din gününün ne olduğunu nereden bileceksin
- 19
يَوۡمَ لَا تَمۡلِكُ نَفۡسࣱ لِّنَفۡسࣲ شَيۡـࣰٔ اۖ وَٱلۡأَمۡرُ يَوۡمَئِذࣲ لِّلَّهِ
O gün, kimsenin kimseye hiçbir fayda sağlamayacağı bir gündür. O gün buyruk, yalnız Allah'ındır
Mutaffifin Suresi 1-36. ayetler
Sureyi açسورة المطففين
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
وَيۡلࣱ لِّلۡمُطَفِّفِينَ
2ٱلَّذِينَ إِذَا ٱكۡتَالُواْ عَلَى ٱلنَّاسِ يَسۡتَوۡفُونَ
3وَإِذَا كَالُوهُمۡ أَو وَّزَنُوهُمۡ يُخۡسِرُونَ
1-3. ayetlerin mealiİnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline
- 4
أَلَا يَظُنُّ أُوْلَٰٓئِكَ أَنَّهُم مَّبۡعُوثُونَ
5لِيَوۡمٍ عَظِيمࣲ
4-5. ayetlerin mealiBunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı
- 6
يَوۡمَ يَقُومُ ٱلنَّاسُ لِرَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ
O gün insanlar Alemlerin Rabbinin huzurunda dururlar
- 7
كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلۡفُجَّارِ لَفِي سِجِّينࣲ
Sakının; Allah'ın buyruğundan dışarı çıkanlar, muhakkak "Siccin" adlı defterde yazılıdır
- 8
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا سِجِّينࣱ
Siccin'in ne olduğunu sen nerden bilirsin
- 9
كِتَٰبࣱ مَّرۡقُومࣱ
O, yazılmış bir kitaptır
- 10
وَيۡلࣱ يَوۡمَئِذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِينَ
Yalanlayanların o gün vay haline
- 11
ٱلَّذِينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوۡمِ ٱلدِّينِ
Onlar, kıyamet gününü yalanlamış olanlardır
- 12
وَمَا يُكَذِّبُ بِهِۦٓ إِلَّا كُلُّ مُعۡتَدٍ أَثِيمٍ
Oysa onu mütecaviz günahkardan başka kimse yalanlamaz
- 13
إِذَا تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلۡأَوَّلِينَ
Ona ayetlerimiz okunduğu zaman "Öncekilerin masalları" der
- 14
كَلَّاۖ بَلۡۜ رَانَ عَلَىٰ قُلُوبِهِم مَّا كَانُواْ يَكۡسِبُونَ
Hayır, hayır; onların kazandıkları kalblerini paslandırıp körletmiştir
- 15
كَلَّآ إِنَّهُمۡ عَن رَّبِّهِمۡ يَوۡمَئِذࣲ لَّمَحۡجُوبُونَ
Hayır; doğrusu onlar o gün, Rablerinden yoksun kalacaklardır
- 16
ثُمَّ إِنَّهُمۡ لَصَالُواْ ٱلۡجَحِيمِ
Sonra onlar, şüphesiz, cehenneme gireceklerdir
- 17
ثُمَّ يُقَالُ هَٰذَا ٱلَّذِي كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ
Sonra da: "yalanlayıp durduğunuz işte budur" denecektir
- 18
كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلۡأَبۡرَارِ لَفِي عِلِّيِّينَ
Ama iyilerin defteri yüksek katlardadır
- 19
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا عِلِّيُّونَ
O yüksek katların ne olduğunu sen bilir misin
- 20
كِتَٰبࣱ مَّرۡقُومࣱ
21يَشۡهَدُهُ ٱلۡمُقَرَّبُونَ
20-21. ayetlerin mealiO, gözde meleklerin gördüğü, yazılı bir kitapdır
- 22
إِنَّ ٱلۡأَبۡرَارَ لَفِي نَعِيمٍ
23عَلَى ٱلۡأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ
22-23. ayetlerin mealiİyiler, şüphesiz, nimet içinde ve tahtlar üzerinde etrafı seyrederler
- 24
تَعۡرِفُ فِي وُجُوهِهِمۡ نَضۡرَةَ ٱلنَّعِيمِ
Onları, yüzlerindeki nimet pırıltısından tanırsın
- 25
يُسۡقَوۡنَ مِن رَّحِيقࣲ مَّخۡتُومٍ
26خِتَٰمُهُۥ مِسۡكࣱۚ وَفِي ذَٰلِكَ فَلۡيَتَنَافَسِ ٱلۡمُتَنَٰفِسُونَ
25-26. ayetlerin mealiSonunda misk kokusu bırakan, ağzı kapalı saf bir içecekten içerler. İyi şeyler için yarışanlar, bunun için yarışsınlar
- 27
وَمِزَاجُهُۥ مِن تَسۡنِيمٍ
28عَيۡنࣰ ا يَشۡرَبُ بِهَا ٱلۡمُقَرَّبُونَ
27-28. ayetlerin mealiOnun katkısı gözdelerin içtiği yüce kaynaktandır
- 29
إِنَّ ٱلَّذِينَ أَجۡرَمُواْ كَانُواْ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ يَضۡحَكُونَ
Suçlular, şüphesiz, inanmış olanlara gülerlerdi
- 30
وَإِذَا مَرُّواْ بِهِمۡ يَتَغَامَزُونَ
Yanlarından geçtikleri zaman da birbirlerine göz kırparlardı
- 31
وَإِذَا ٱنقَلَبُوٓاْ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِمُ ٱنقَلَبُواْ فَكِهِينَ
Taraftarlarına vardıklarında bununla eğlenirlerdi
- 32
وَإِذَا رَأَوۡهُمۡ قَالُوٓاْ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَضَآلُّونَ
İnananları gördükleri zaman: "Doğrusu bunlar sapık olanlardır" derlerdi
- 33
وَمَآ أُرۡسِلُواْ عَلَيۡهِمۡ حَٰفِظِينَ
Oysa kendileri, inananlara gözcü olarak gönderilmemişlerdi
- 34
فَٱلۡيَوۡمَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مِنَ ٱلۡكُفَّارِ يَضۡحَكُونَ
Bugün de, inananlar inkarcılara gülerler
- 35
عَلَى ٱلۡأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ
36هَلۡ ثُوِّبَ ٱلۡكُفَّارُ مَا كَانُواْ يَفۡعَلُونَ
35-36. ayetlerin mealiTahtlar üzerinde, inkarcıların yaptıkları şeylerin karşılığının nasıl verildiğini seyrederler
İnşikak Suresi 1-25. ayetler
Sureyi açسورة الإنشقاق
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
إِذَا ٱلسَّمَآءُ ٱنشَقَّتۡ
2وَأَذِنَتۡ لِرَبِّهَا وَحُقَّتۡ
1-2. ayetlerin mealiGök yarılıp Rabbine boyun eğdiği zaman, ki gök boyun eğecektir
- 3
وَإِذَا ٱلۡأَرۡضُ مُدَّتۡ
4وَأَلۡقَتۡ مَا فِيهَا وَتَخَلَّتۡ
5وَأَذِنَتۡ لِرَبِّهَا وَحُقَّتۡ
3-5. ayetlerin mealiYer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir
- 6
يَٰٓأَيُّهَا ٱلۡإِنسَٰنُ إِنَّكَ كَادِحٌ إِلَىٰ رَبِّكَ كَدۡحࣰ ا فَمُلَٰقِيهِ
Ey insanoğlu! Sen Rabbine kavuşuncaya kadar çalışıp çabalarsın, sonunda O'na kavuşacaksın
- 7
فَأَمَّا مَنۡ أُوتِيَ كِتَٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ
8فَسَوۡفَ يُحَاسَبُ حِسَابࣰ ا يَسِيرࣰ ا
9وَيَنقَلِبُ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِۦ مَسۡرُورࣰ ا
7-9. ayetlerin mealiAmel defteri kendisine sağından verilen kimse, kolay geçireceği bir hesaba çekilir ve arkadaşlarının yanına sevinçle döner
- 10
وَأَمَّا مَنۡ أُوتِيَ كِتَٰبَهُۥ وَرَآءَ ظَهۡرِهِۦ
11فَسَوۡفَ يَدۡعُواْ ثُبُورࣰ ا
12وَيَصۡلَىٰ سَعِيرًا
10-12. ayetlerin mealiAma amel defteri kendisine arkasından verilen kimse: "Mahvoldum" diye bağırır ve çılgın alevli cehenneme girer
- 13
إِنَّهُۥ كَانَ فِيٓ أَهۡلِهِۦ مَسۡرُورًا
Çünkü o, dünyada, adamlarının yanında iken zevk içindeydi
- 14
إِنَّهُۥ ظَنَّ أَن لَّن يَحُورَ
Zira; o, bir daha dirilip dönmeyeceğini sanmıştı
- 15
بَلَىٰٓۚ إِنَّ رَبَّهُۥ كَانَ بِهِۦ بَصِيرࣰ ا
Bilin ki, Rabbi onu şüphesiz görmekteydi
- 16
فَلَآ أُقۡسِمُ بِٱلشَّفَقِ
Akşamın alaca karanlığına and olsun
- 17
وَٱلَّيۡلِ وَمَا وَسَقَ
Geceye ve gecenin içinde olan şeylere and olsun
- 18
وَٱلۡقَمَرِ إِذَا ٱتَّسَقَ
Dolunay halindeki aya and olsun ki
- 19
لَتَرۡكَبُنَّ طَبَقًا عَن طَبَقࣲ
Şüphesiz siz bir durumdan diğerine uğratılacaksınız. (tabakadan tabakaya bineceksiniz)
- 20
فَمَا لَهُمۡ لَا يُؤۡمِنُونَ
Onlara ne oluyor da inanmıyorlar
- 21
وَإِذَا قُرِئَ عَلَيۡهِمُ ٱلۡقُرۡءَانُ لَا يَسۡجُدُونَۤ۩
Onlara Kuran okunduğu zaman neden secde etmiyorlar
- 22
بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ يُكَذِّبُونَ
Aksine, inkarcılar yalanlıyorlar
- 23
وَٱللَّهُ أَعۡلَمُ بِمَا يُوعُونَ
Oysa, Allah, onların sakladıklarını çok iyi bilir
- 24
فَبَشِّرۡهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ
Onlara can yakıcı azabı müjde et
- 25
إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمۡ أَجۡرٌ غَيۡرُ مَمۡنُونِۭ
Yalnız, inanıp yararlı işler işleyenlere, onlara, kesintisiz ecir vardır
Büruc Suresi 1-22. ayetler
Sureyi açسورة البروج
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلۡبُرُوجِ
İçinde burçları bulunan göğe and olsun
- 2
وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡمَوۡعُودِ
Söz verilen kıyamet gününe and olsun
- 3
وَشَاهِدࣲ وَمَشۡهُودࣲ
Şahitlik edene ve edilene and olsun ki, insanlar öldükten sonra diriltileceklerdir
- 4
قُتِلَ أَصۡحَٰبُ ٱلۡأُخۡدُودِ
5ٱلنَّارِ ذَاتِ ٱلۡوَقُودِ
6إِذۡ هُمۡ عَلَيۡهَا قُعُودࣱ
7وَهُمۡ عَلَىٰ مَا يَفۡعَلُونَ بِٱلۡمُؤۡمِنِينَ شُهُودࣱ
4-7. ayetlerin mealiHazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur
- 8
وَمَا نَقَمُواْ مِنۡهُمۡ إِلَّآ أَن يُؤۡمِنُواْ بِٱللَّهِ ٱلۡعَزِيزِ ٱلۡحَمِيدِ
9ٱلَّذِي لَهُۥ مُلۡكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۚ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءࣲ شَهِيدٌ
8-9. ayetlerin mealiBu inkarcıların, inananlara kızmaları; onların sadece, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinin bulunan ve övülmeğe layık ve güçlü olan Allah'a inanmış olmalarındandı. Allah her şeye şahiddir
- 10
إِنَّ ٱلَّذِينَ فَتَنُواْ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ وَٱلۡمُؤۡمِنَٰتِ ثُمَّ لَمۡ يَتُوبُواْ فَلَهُمۡ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمۡ عَذَابُ ٱلۡحَرِيقِ
Ama inanmış erkek ve kadınlara işkence ederek onları dinlerinden çevirmeğe uğraşanlar, eğer tevbe etmezlerse, onlara cehennem azabı vardır. Yakıcı azap da onlaradır
- 11
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمۡ جَنَّٰتࣱ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُۚ ذَٰلِكَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡكَبِيرُ
Şüphesiz inanıp yararlı işler işleyenlere, onlara, içlerinden ırmaklar akan cennetler vardır. Bu, büyük kurtuluştur
- 12
إِنَّ بَطۡشَ رَبِّكَ لَشَدِيدٌ
Doğrusu Rabbinin yakalaması amansızdır
- 13
إِنَّهُۥ هُوَ يُبۡدِئُ وَيُعِيدُ
Önce yaratıp sonra bunu tekrar eden O'dur
- 14
وَهُوَ ٱلۡغَفُورُ ٱلۡوَدُودُ
15ذُو ٱلۡعَرۡشِ ٱلۡمَجِيدُ
14-15. ayetlerin mealiYüce arşın sahibi, çok seven, bağışlayan O'dur
- 16
فَعَّالࣱ لِّمَا يُرِيدُ
Her dilediğini mutlaka yapandır
- 17
هَلۡ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلۡجُنُودِ
18فِرۡعَوۡنَ وَثَمُودَ
17-18. ayetlerin mealiFiravun ve Semud ordularının haberi sana geldi mi
- 19
بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ فِي تَكۡذِيبࣲ
Doğrusu inkar edenler, hep yalanlayagelmişlerdir
- 20
وَٱللَّهُ مِن وَرَآئِهِم مُّحِيطُۢ
Oysa Allah onları ardlarından çevirmiştir
- 21
بَلۡ هُوَ قُرۡءَانࣱ مَّجِيدࣱ
22فِي لَوۡحࣲ مَّحۡفُوظِۭ
21-22. ayetlerin mealiDoğrusu sana vahyedilen bu Kitap, Levhi Mahfuz'da bulunan şanlı bir Kuran'dır
Tarık Suresi 1-17. ayetler
Sureyi açسورة الطارق
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِ
Göğe ve Tarık'a and olsun
- 2
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلطَّارِقُ
Tarık'ın ne olduğunu sen bilir misin
- 3
ٱلنَّجۡمُ ٱلثَّاقِبُ
O, (ışığıyla karanlığı) delen yıldızdır
- 4
إِن كُلُّ نَفۡسࣲ لَّمَّا عَلَيۡهَا حَافِظࣱ
Üzerinde gözetici olmayan kimse yoktur
- 5
فَلۡيَنظُرِ ٱلۡإِنسَٰنُ مِمَّ خُلِقَ
Öyleyse insan neden yaratıldığına bir baksın
- 6
خُلِقَ مِن مَّآءࣲ دَافِقࣲ
7يَخۡرُجُ مِنۢ بَيۡنِ ٱلصُّلۡبِ وَٱلتَّرَآئِبِ
6-7. ayetlerin mealiO, erkek ve kadının beli ile kaburga kemikleri arasından atılagelen bir sudan yaratılmıştır
- 8
إِنَّهُۥ عَلَىٰ رَجۡعِهِۦ لَقَادِرࣱ
9يَوۡمَ تُبۡلَى ٱلسَّرَآئِرُ
8-9. ayetlerin mealiŞüphesiz Allah, gizliliklerin ortaya çıkacağı gün, insanı tekrar yaratmaya Kadir'dir
- 10
فَمَا لَهُۥ مِن قُوَّةࣲ وَلَا نَاصِرࣲ
O gün, insanın gücü de, yardımcısı da olmaz
- 11
وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلرَّجۡعِ
12وَٱلۡأَرۡضِ ذَاتِ ٱلصَّدۡعِ
11-12. ayetlerin mealiDönüşlü göğe ve yarılan yeryüzüne and olsun ki
- 13
إِنَّهُۥ لَقَوۡلࣱ فَصۡلࣱ
Doğrusu bu Kuran kesin bir sözdür
- 14
وَمَا هُوَ بِٱلۡهَزۡلِ
O, eğlence için değildir
- 15
إِنَّهُمۡ يَكِيدُونَ كَيۡدࣰ ا
Gerçekten onlar düzen kuruyorlar
- 16
وَأَكِيدُ كَيۡدࣰ ا
Ben de bir düzen kurmaktayım
- 17
فَمَهِّلِ ٱلۡكَٰفِرِينَ أَمۡهِلۡهُمۡ رُوَيۡدَۢا
Sen inkarcılara mehil ver; onlara mukabeleyi biraz geri bırak
Ala Suresi 1-19. ayetler
Sureyi açسورة الأعلى
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
سَبِّحِ ٱسۡمَ رَبِّكَ ٱلۡأَعۡلَى
Yüce Rabbinin adını tesbih et
- 2
ٱلَّذِي خَلَقَ فَسَوَّىٰ
O, yaratıp şekil vermiştir
- 3
وَٱلَّذِي قَدَّرَ فَهَدَىٰ
O, her şeyi ölçüyle yapıp doğru yolu göstermiştir
- 4
وَٱلَّذِيٓ أَخۡرَجَ ٱلۡمَرۡعَىٰ
O, yeşillikler bitirmiştir
- 5
فَجَعَلَهُۥ غُثَآءً أَحۡوَىٰ
Sonra da onları siyah çerçöpe çevirmiştir
- 6
سَنُقۡرِئُكَ فَلَا تَنسَىٰٓ
Sana Kuran'ı Biz okutacağız ve asla unutmayacaksın
- 7
إِلَّا مَا شَآءَ ٱللَّهُۚ إِنَّهُۥ يَعۡلَمُ ٱلۡجَهۡرَ وَمَا يَخۡفَىٰ
Allah'ın dilediği bundan müstesnadır. Doğrusu açığı da, gizliyi de bilen O'dur
- 8
وَنُيَسِّرُكَ لِلۡيُسۡرَىٰ
Kolay olanı yapmayı sana kolaylaştırırız
- 9
فَذَكِّرۡ إِن نَّفَعَتِ ٱلذِّكۡرَىٰ
Faydalı olacaksa insanlara öğüt ver
- 10
سَيَذَّكَّرُ مَن يَخۡشَىٰ
Allah'tan korkan öğüt alacaktır
- 11
وَيَتَجَنَّبُهَا ٱلۡأَشۡقَى
Bedbaht olan ondan kaçınacaktır
- 12
ٱلَّذِي يَصۡلَى ٱلنَّارَ ٱلۡكُبۡرَىٰ
O, en büyük ateşe yaslanacaktır
- 13
ثُمَّ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحۡيَىٰ
O, orada ne ölecektir ne de dirilecektir
- 14
قَدۡ أَفۡلَحَ مَن تَزَكَّىٰ
15وَذَكَرَ ٱسۡمَ رَبِّهِۦ فَصَلَّىٰ
14-15. ayetlerin mealiArınmış olan, Rabbinin adını anıp namaz kılan, saadete erişecektir
- 16
بَلۡ تُؤۡثِرُونَ ٱلۡحَيَوٰةَ ٱلدُّنۡيَا
Ama sizler dünya hayatını tercih ediyorsunuz
- 17
وَٱلۡأٓخِرَةُ خَيۡرࣱ وَأَبۡقَىٰٓ
Oysa ahiret daha iyi ve daha bakidir
- 18
إِنَّ هَٰذَا لَفِي ٱلصُّحُفِ ٱلۡأُولَىٰ
19صُحُفِ إِبۡرَٰهِيمَ وَمُوسَىٰ
18-19. ayetlerin mealiDoğrusu bu hükümler ilk sahifelerde, İbrahim ve Musa'nın sahifelerinde de vardır
Gaşiye Suresi 1-26. ayetler
Sureyi açسورة الغاشية
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
هَلۡ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلۡغَٰشِيَةِ
Her şeyi kaplayacak kıyametin haberi sana gelmedi mi
- 2
وُجُوهࣱ يَوۡمَئِذٍ خَٰشِعَةٌ
O gün bir takım yüzler zillete bürünmüştür
- 3
عَامِلَةࣱ نَّاصِبَةࣱ
Zor işler altında bitkin düşmüştür
- 4
تَصۡلَىٰ نَارًا حَامِيَةࣰ
Yakıcı ateşe yaslanırlar
- 5
تُسۡقَىٰ مِنۡ عَيۡنٍ ءَانِيَةࣲ
Kızgın bir kaynaktan içirilirler
- 6
لَّيۡسَ لَهُمۡ طَعَامٌ إِلَّا مِن ضَرِيعࣲ
7لَّا يُسۡمِنُ وَلَا يُغۡنِي مِن جُوعࣲ
6-7. ayetlerin mealiSemirtmeyen, açlığı gidermeyen kötü kokulu (kuru) bir dikenden başka yiyecekleri yoktur
- 8
وُجُوهࣱ يَوۡمَئِذࣲ نَّاعِمَةࣱ
İnanmış olanların yüzleri, o gün, pırıl pırıldır
- 9
لِّسَعۡيِهَا رَاضِيَةࣱ
Yaptıklarından hoşnuddurlar
- 10
فِي جَنَّةٍ عَالِيَةࣲ
Yüksek bir cennettedirler
- 11
لَّا تَسۡمَعُ فِيهَا لَٰغِيَةࣰ
Orada boş söz işitmezler
- 12
فِيهَا عَيۡنࣱ جَارِيَةࣱ
Orada akan kaynak vardır
- 13
فِيهَا سُرُرࣱ مَّرۡفُوعَةࣱ
Orada, yükseltilmiş tahtlar vardır
- 14
وَأَكۡوَابࣱ مَّوۡضُوعَةࣱ
Yerleştirilmiş kaseler
- 15
وَنَمَارِقُ مَصۡفُوفَةࣱ
Sıra sıra yastıklar
- 16
وَزَرَابِيُّ مَبۡثُوثَةٌ
Serilmiş, yumuşak tüylü halılar vardır
- 17
أَفَلَا يَنظُرُونَ إِلَى ٱلۡإِبِلِ كَيۡفَ خُلِقَتۡ
18وَإِلَى ٱلسَّمَآءِ كَيۡفَ رُفِعَتۡ
19وَإِلَى ٱلۡجِبَالِ كَيۡفَ نُصِبَتۡ
20وَإِلَى ٱلۡأَرۡضِ كَيۡفَ سُطِحَتۡ
17-20. ayetlerin mealiBu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı
- 21
فَذَكِّرۡ إِنَّمَآ أَنتَ مُذَكِّرࣱ
Sen öğüt ver! Esasen sen sadece bir öğütçüsün
- 22
لَّسۡتَ عَلَيۡهِم بِمُصَيۡطِرٍ
Sen, onlara zor kullanacak değilsin
- 23
إِلَّا مَن تَوَلَّىٰ وَكَفَرَ
24فَيُعَذِّبُهُ ٱللَّهُ ٱلۡعَذَابَ ٱلۡأَكۡبَرَ
23-24. ayetlerin mealiAma kim yüz çevirir, inkar ederse, Allah onu en büyük azaba uğratır
- 25
إِنَّ إِلَيۡنَآ إِيَابَهُمۡ
Doğrusu onların dönüşü Bize'dir
- 26
ثُمَّ إِنَّ عَلَيۡنَا حِسَابَهُم
Şüphesiz sonra hesaplarını görmek de Bize düşmektedir
Fecr Suresi 1-30. ayetler
Sureyi açسورة الفجر
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
وَٱلۡفَجۡرِ
Tanyerinin ağarmasına and olsun
- 2
وَلَيَالٍ عَشۡرࣲ
Zilhicce ayının ilk on gecesine and olsun
- 3
وَٱلشَّفۡعِ وَٱلۡوَتۡرِ
Herşeyin çiftine de, tekine de and olsun
- 4
وَٱلَّيۡلِ إِذَا يَسۡرِ
5هَلۡ فِي ذَٰلِكَ قَسَمࣱ لِّذِي حِجۡرٍ
4-5. ayetlerin mealiGelip geçen geceye and olsun ki, bunların her biri akıl sahibi için birer yemine değmez mi
- 6
أَلَمۡ تَرَ كَيۡفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍ
7إِرَمَ ذَاتِ ٱلۡعِمَادِ
8ٱلَّتِي لَمۡ يُخۡلَقۡ مِثۡلُهَا فِي ٱلۡبِلَٰدِ
6-8. ayetlerin mealiRabbinin, hiçbir memlekette benzeri ortaya konmayan sütunlara sahip İrem şehrinde oturan Ad milletine ne ettiğini görmedin mi
- 9
وَثَمُودَ ٱلَّذِينَ جَابُواْ ٱلصَّخۡرَ بِٱلۡوَادِ
10وَفِرۡعَوۡنَ ذِي ٱلۡأَوۡتَادِ
11ٱلَّذِينَ طَغَوۡاْ فِي ٱلۡبِلَٰدِ
12فَأَكۡثَرُواْ فِيهَا ٱلۡفَسَادَ
9-12. ayetlerin mealiVadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi
- 13
فَصَبَّ عَلَيۡهِمۡ رَبُّكَ سَوۡطَ عَذَابٍ
Rabbin onları azap kırbacından geçirmiştir
- 14
إِنَّ رَبَّكَ لَبِٱلۡمِرۡصَادِ
Doğrusu Rabbin hep gözetlemektedir
- 15
فَأَمَّا ٱلۡإِنسَٰنُ إِذَا مَا ٱبۡتَلَىٰهُ رَبُّهُۥ فَأَكۡرَمَهُۥ وَنَعَّمَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّيٓ أَكۡرَمَنِ
Rabbin denemek için bir insana iyilik edip, nimet verdiği zaman, o: "Rabbim beni şerefli kıldı" der
- 16
وَأَمَّآ إِذَا مَا ٱبۡتَلَىٰهُ فَقَدَرَ عَلَيۡهِ رِزۡقَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّيٓ أَهَٰنَنِ
Ama onu sınamak için rızkını daraltıp bir ölçüye göre verdiği zaman: "Rabbim bana hor baktı" der
- 17
كَلَّاۖ بَل لَّا تُكۡرِمُونَ ٱلۡيَتِيمَ
Hayır; yetime karşı cömert davranmıyorsunuz
- 18
وَلَا تَحَٰٓضُّونَ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلۡمِسۡكِينِ
Yoksulu yedirmek konusunda birbirinize özenmiyorsunuz
- 19
وَتَأۡكُلُونَ ٱلتُّرَاثَ أَكۡلࣰ ا لَّمࣰّ ا
Size kalan mirası hak gözetmeden yiyorsunuz
- 20
وَتُحِبُّونَ ٱلۡمَالَ حُبࣰّ ا جَمࣰّ ا
Malı pek çok seviyorsunuz
- 21
كَلَّآۖ إِذَا دُكَّتِ ٱلۡأَرۡضُ دَكࣰّ ا دَكࣰّ ا
Ama yer, çarpılıp paralandığı zaman
- 22
وَجَآءَ رَبُّكَ وَٱلۡمَلَكُ صَفࣰّ ا صَفࣰّ ا
Melekler sıra sıra dizilip, Rabbinin buyruğu gelince
- 23
وَجِاْيٓءَ يَوۡمَئِذِۭ بِجَهَنَّمَۚ يَوۡمَئِذࣲ يَتَذَكَّرُ ٱلۡإِنسَٰنُ وَأَنَّىٰ لَهُ ٱلذِّكۡرَىٰ
O gün, cehennem ortaya konur. O gün insan öğüt almaya çalışır ama artık öğütten ona ne
- 24
يَقُولُ يَٰلَيۡتَنِي قَدَّمۡتُ لِحَيَاتِي
Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaymışım" der
- 25
فَيَوۡمَئِذࣲ لَّا يُعَذِّبُ عَذَابَهُۥٓ أَحَدࣱ
O gün, hiç kimse, Allah'ın azabettiği gibi azabedemez
- 26
وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُۥٓ أَحَدࣱ
Hiç kimse O'nun vurduğu bağ gibisini bağlayamaz
- 27
يَٰٓأَيَّتُهَا ٱلنَّفۡسُ ٱلۡمُطۡمَئِنَّةُ
Ey huzur içinde olan can
- 28
ٱرۡجِعِيٓ إِلَىٰ رَبِّكِ رَاضِيَةࣰ مَّرۡضِيَّةࣰ
O, senden, sen de O'ndan hoşnut olarak Rabbine dön
- 29
فَٱدۡخُلِي فِي عِبَٰدِي
Ey can! İyi kullarımın arasına gir
- 30
وَٱدۡخُلِي جَنَّتِي
Cennetime gir
Beled Suresi 1-20. ayetler
Sureyi açسورة البلد
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
لَآ أُقۡسِمُ بِهَٰذَا ٱلۡبَلَدِ
2وَأَنتَ حِلُّۢ بِهَٰذَا ٱلۡبَلَدِ
1-2. ayetlerin mealiBu şehre (Mekke'ye) yemin ederim; ki sen bu şehirde oturmuşsun
- 3
وَوَالِدࣲ وَمَا وَلَدَ
Doğurana ve doğurduğuna and olsun ki
- 4
لَقَدۡ خَلَقۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ فِي كَبَدٍ
İnsanoğlunu, zorluklara katlanacak şekilde yarattık
- 5
أَيَحۡسَبُ أَن لَّن يَقۡدِرَ عَلَيۡهِ أَحَدࣱ
İnsanoğlu, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor
- 6
يَقُولُ أَهۡلَكۡتُ مَالࣰ ا لُّبَدًا
Yığın yığın mal tüketmişimdir" diyor
- 7
أَيَحۡسَبُ أَن لَّمۡ يَرَهُۥٓ أَحَدٌ
O, kimsenin kendisini görmediğini mi zannediyor
- 8
أَلَمۡ نَجۡعَل لَّهُۥ عَيۡنَيۡنِ
9وَلِسَانࣰ ا وَشَفَتَيۡنِ
8-9. ayetlerin mealiBiz onun için iki göz, bir dil ve iki dudak var etmedik mi
- 10
وَهَدَيۡنَٰهُ ٱلنَّجۡدَيۡنِ
Biz ona eğri ve doğru iki yolu da göstermedik mi
- 11
فَلَا ٱقۡتَحَمَ ٱلۡعَقَبَةَ
Ama o, zor geçidi aşmaya girişemedi
- 12
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلۡعَقَبَةُ
O zor geçidin ne olduğunu sen bilir misin
- 13
فَكُّ رَقَبَةٍ
O geçit, bir köle ve esir azadetmek
- 14
أَوۡ إِطۡعَٰمࣱ فِي يَوۡمࣲ ذِي مَسۡغَبَةࣲ
15يَتِيمࣰ ا ذَا مَقۡرَبَةٍ
16أَوۡ مِسۡكِينࣰ ا ذَا مَتۡرَبَةࣲ
14-16. ayetlerin mealiYahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır
- 17
ثُمَّ كَانَ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَتَوَاصَوۡاْ بِٱلصَّبۡرِ وَتَوَاصَوۡاْ بِٱلۡمَرۡحَمَةِ
Sonra, inanıp birbirlerine sabır tavsiye edenlerden, merhametlilerden olmayı tavsiye edenlerden olmaktır
- 18
أُوْلَٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلۡمَيۡمَنَةِ
İşte bunlar amel defterleri sağdan verilenlerdir
- 19
وَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ بِـَٔايَٰتِنَا هُمۡ أَصۡحَٰبُ ٱلۡمَشۡـَٔمَةِ
Ayetlerimizi inkar edenler, işte onlar amel defterleri sollarından verilenlerdir
- 20
عَلَيۡهِمۡ نَارࣱ مُّؤۡصَدَةُۢ
Onlar her yönden ateşle kapatılacaklardır
Şems Suresi 1-15. ayetler
Sureyi açسورة الشمس
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
وَٱلشَّمۡسِ وَضُحَىٰهَا
Güneşe ve onun ışığına
- 2
وَٱلۡقَمَرِ إِذَا تَلَىٰهَا
Ardından gelmekte olan aya
- 3
وَٱلنَّهَارِ إِذَا جَلَّىٰهَا
Onu ortaya koyan gündüze
- 4
وَٱلَّيۡلِ إِذَا يَغۡشَىٰهَا
Onu bürüyen geceye
- 5
وَٱلسَّمَآءِ وَمَا بَنَىٰهَا
Göğe ve onu yapana
- 6
وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا طَحَىٰهَا
Yere ve onu yayana
- 7
وَنَفۡسࣲ وَمَا سَوَّىٰهَا
Kişiye ve onu şekillendirene
- 8
فَأَلۡهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقۡوَىٰهَا
Sonra da ona iyilik ve kötülük kabiliyeti verene and olsun ki
- 9
قَدۡ أَفۡلَحَ مَن زَكَّىٰهَا
Kendini arıtan saadete ermiştir
- 10
وَقَدۡ خَابَ مَن دَسَّىٰهَا
Kendini fenalıklara gömen kimse de ziyana uğramıştır
- 11
كَذَّبَتۡ ثَمُودُ بِطَغۡوَىٰهَآ
12إِذِ ٱنۢبَعَثَ أَشۡقَىٰهَا
11-12. ayetlerin mealiSemud milleti, içlerinden en azgını ileri atılınca, azgınlığı yüzünden peygamberleri yalanladı
- 13
فَقَالَ لَهُمۡ رَسُولُ ٱللَّهِ نَاقَةَ ٱللَّهِ وَسُقۡيَٰهَا
Allah'ın peygamberi onlara, Allah'ın devesini göstermiş ve: "Allah'ın bu devesine ve onun su hakkına dokunmayın" demişti
- 14
فَكَذَّبُوهُ فَعَقَرُوهَا فَدَمۡدَمَ عَلَيۡهِمۡ رَبُّهُم بِذَنۢبِهِمۡ فَسَوَّىٰهَا
Onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onların üzerine katmerli azap indirdi; yerle bir etti onları
- 15
وَلَا يَخَافُ عُقۡبَٰهَا
Bu işin sonundan O'nun korkusu yoktur
Leyl Suresi 1-21. ayetler
Sureyi açسورة الليل
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
وَٱلَّيۡلِ إِذَا يَغۡشَىٰ
Kararıp ortalığı bürüdüğü zaman geceye and olsun
- 2
وَٱلنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّىٰ
Açılıp aydınlattığı zaman gündüze and olsun
- 3
وَمَا خَلَقَ ٱلذَّكَرَ وَٱلۡأُنثَىٰٓ
Erkeği ve dişiyi yaratana and olsun ki
- 4
إِنَّ سَعۡيَكُمۡ لَشَتَّىٰ
Doğrusu sizin çalışmalarınız çeşitlidir
- 5
فَأَمَّا مَنۡ أَعۡطَىٰ وَٱتَّقَىٰ
6وَصَدَّقَ بِٱلۡحُسۡنَىٰ
7فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلۡيُسۡرَىٰ
5-7. ayetlerin mealiElinde bulunandan verenin, Allah'a karşı gelmekten sakınanın, en güzel söz olan Allah'ın birliğini doğrulayanın işlerini kolaylaştırırız
- 8
وَأَمَّا مَنۢ بَخِلَ وَٱسۡتَغۡنَىٰ
9وَكَذَّبَ بِٱلۡحُسۡنَىٰ
10فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلۡعُسۡرَىٰ
8-10. ayetlerin mealiAma, cimrilik eden, kendini Allah'tan müstağni sayan, en güzel sözü yalanlayan kimsenin güçlüğe uğramasını kolaylaştırırız
- 11
وَمَا يُغۡنِي عَنۡهُ مَالُهُۥٓ إِذَا تَرَدَّىٰٓ
O kimse ölüp ateşe yuvarlandığı zaman, malı ona fayda vermez
- 12
إِنَّ عَلَيۡنَا لَلۡهُدَىٰ
Bize düşen sadece doğru yolu göstermektir
- 13
وَإِنَّ لَنَا لَلۡأٓخِرَةَ وَٱلۡأُولَىٰ
Şüphesiz ahiret de, dünya da Bizimdir
- 14
فَأَنذَرۡتُكُمۡ نَارࣰ ا تَلَظَّىٰ
Sizi alevler saçan ateşle uyardım
- 15
لَا يَصۡلَىٰهَآ إِلَّا ٱلۡأَشۡقَى
16ٱلَّذِي كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ
15-16. ayetlerin mealiOraya, yalanlayıp yüz çevirmiş olan o en azgından başkası yaslanmaz
- 17
وَسَيُجَنَّبُهَا ٱلۡأَتۡقَى
18ٱلَّذِي يُؤۡتِي مَالَهُۥ يَتَزَكَّىٰ
17-18. ayetlerin mealiArınmak için malını veren, en çok sakınan kimse ise ondan uzak tutulur
- 19
وَمَا لِأَحَدٍ عِندَهُۥ مِن نِّعۡمَةࣲ تُجۡزَىٰٓ
20إِلَّا ٱبۡتِغَآءَ وَجۡهِ رَبِّهِ ٱلۡأَعۡلَىٰ
19-20. ayetlerin mealiO yaptığı iyiliği birinden karşılık görmek için değil, ancak yüce Rabbinin hoşnudluğunu (rızasını) gözeterek yapmıştır
- 21
وَلَسَوۡفَ يَرۡضَىٰ
Elbette kendisi de hoşnut (razı) olacaktır
Duha Suresi 1-11. ayetler
Sureyi açسورة الضحى
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
وَٱلضُّحَىٰ
Kuşluk vaktine and olsun
- 2
وَٱلَّيۡلِ إِذَا سَجَىٰ
Sükun erdiği zaman geceye and olsun ki
- 3
مَا وَدَّعَكَ رَبُّكَ وَمَا قَلَىٰ
Rabbin seni ne bıraktı ve ne de sana darıldı
- 4
وَلَلۡأٓخِرَةُ خَيۡرࣱ لَّكَ مِنَ ٱلۡأُولَىٰ
Doğrusu ahiret senin için dünyadan daha hayırlıdır
- 5
وَلَسَوۡفَ يُعۡطِيكَ رَبُّكَ فَتَرۡضَىٰٓ
Rabbin şüphesiz sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın
- 6
أَلَمۡ يَجِدۡكَ يَتِيمࣰ ا فَـَٔاوَىٰ
Seni öksüz bulup da barındırmadı mı
- 7
وَوَجَدَكَ ضَآلࣰّ ا فَهَدَىٰ
Seni şaşırmış bulup, doğru yola eriştirmedi mi
- 8
وَوَجَدَكَ عَآئِلࣰ ا فَأَغۡنَىٰ
Seni fakir bulup zenginleştirmedi mi
- 9
فَأَمَّا ٱلۡيَتِيمَ فَلَا تَقۡهَرۡ
Öyleyse sakın öksüze kötü muamele etme
- 10
وَأَمَّا ٱلسَّآئِلَ فَلَا تَنۡهَرۡ
Ve sakın bir şey isteyeni azarlama
- 11
وَأَمَّا بِنِعۡمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثۡ
Yalnızca Rabbinin nimetini anlat
İnşirah Suresi 1-8. ayetler
Sureyi açسورة الشرح
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
أَلَمۡ نَشۡرَحۡ لَكَ صَدۡرَكَ
Senin gönlünü açmadık mı
- 2
وَوَضَعۡنَا عَنكَ وِزۡرَكَ
3ٱلَّذِيٓ أَنقَضَ ظَهۡرَكَ
2-3. ayetlerin mealiBelini büken yükünü üzerinden almadık mı
- 4
وَرَفَعۡنَا لَكَ ذِكۡرَكَ
Senin şanını yükseltmedik mi
- 5
فَإِنَّ مَعَ ٱلۡعُسۡرِ يُسۡرًا
Elbette güçlükle beraber şüphesiz bir kolaylık vardır
- 6
إِنَّ مَعَ ٱلۡعُسۡرِ يُسۡرࣰ ا
Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır
- 7
فَإِذَا فَرَغۡتَ فَٱنصَبۡ
Öyleyse, bir işi bitirince diğerine giriş
- 8
وَإِلَىٰ رَبِّكَ فَٱرۡغَب
Ve ümit edeceğini yalnız Rabbinden iste
Tin Suresi 1-8. ayetler
Sureyi açسورة التين
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
وَٱلتِّينِ وَٱلزَّيۡتُونِ
İncir ve zeytine and olsun
- 2
وَطُورِ سِينِينَ
And olsun Sina dağına
- 3
وَهَٰذَا ٱلۡبَلَدِ ٱلۡأَمِينِ
And olsun bu güvenli Mekke şehrine ki
- 4
لَقَدۡ خَلَقۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ فِيٓ أَحۡسَنِ تَقۡوِيمࣲ
Biz insanı en güzel şekilde yarattık
- 5
ثُمَّ رَدَدۡنَٰهُ أَسۡفَلَ سَٰفِلِينَ
Sonra onu aşağıların en aşağısı kıldık
- 6
إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فَلَهُمۡ أَجۡرٌ غَيۡرُ مَمۡنُونࣲ
Yalnız, inanıp yararlı iş işleyenler bunun dışındadır. Onlara kesintisiz ecir vardır
- 7
فَمَا يُكَذِّبُكَ بَعۡدُ بِٱلدِّينِ
Öyleyken, sana dini yalan saydırtan nedir
- 8
أَلَيۡسَ ٱللَّهُ بِأَحۡكَمِ ٱلۡحَٰكِمِينَ
Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir
Alak Suresi 1-19. ayetler
Sureyi açسورة العلق
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
ٱقۡرَأۡ بِٱسۡمِ رَبِّكَ ٱلَّذِي خَلَقَ
Yaratan Rabbinin adıyla oku
- 2
خَلَقَ ٱلۡإِنسَٰنَ مِنۡ عَلَقٍ
O, insanı pıhtılaşmış kandan (alak'tan) yarattı
- 3
ٱقۡرَأۡ وَرَبُّكَ ٱلۡأَكۡرَمُ
4ٱلَّذِي عَلَّمَ بِٱلۡقَلَمِ
5عَلَّمَ ٱلۡإِنسَٰنَ مَا لَمۡ يَعۡلَمۡ
3-5. ayetlerin mealiOku! Kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir
- 6
كَلَّآ إِنَّ ٱلۡإِنسَٰنَ لَيَطۡغَىٰٓ
7أَن رَّءَاهُ ٱسۡتَغۡنَىٰٓ
6-7. ayetlerin mealiAma, insanoğlu kendini müstağni sayarak azgınlık eder
- 8
إِنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلرُّجۡعَىٰٓ
Dönüş şüphesiz Rabbinedir
- 9
أَرَءَيۡتَ ٱلَّذِي يَنۡهَىٰ
10عَبۡدًا إِذَا صَلَّىٰٓ
9-10. ayetlerin mealiSen, namaz kılan kulu bundan menedeni gördün mü
- 11
أَرَءَيۡتَ إِن كَانَ عَلَى ٱلۡهُدَىٰٓ
12أَوۡ أَمَرَ بِٱلتَّقۡوَىٰٓ
13أَرَءَيۡتَ إِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰٓ
11-13. ayetlerin mealiSöyle bakalım, o kul doğru yolda giden veya Allah'a karşı gelmekten sakınmayı buyuran bir kimse olsun; veya söyle, yalanlayıp yüz çeviren birisi olsun
- 14
أَلَمۡ يَعۡلَم بِأَنَّ ٱللَّهَ يَرَىٰ
Allah'ın her şeyi görmekte olduğunu bilmez mi
- 15
كَلَّا لَئِن لَّمۡ يَنتَهِ لَنَسۡفَعَۢا بِٱلنَّاصِيَةِ
Ama bundan vazgeçmezse, and olsun ki, onu perçeminden
- 16
نَاصِيَةࣲ كَٰذِبَةٍ خَاطِئَةࣲ
Yalancı ve günahkar perçeminden cehenneme sürükleriz
- 17
فَلۡيَدۡعُ نَادِيَهُۥ
O zaman, kafadarlarını çağırsın
- 18
سَنَدۡعُ ٱلزَّبَانِيَةَ
Biz de zebanileri çağıracağız
- 19
كَلَّا لَا تُطِعۡهُ وَٱسۡجُدۡۤ وَٱقۡتَرِب۩
Sakın ona uyma; sen secde et, Rabbine yaklaş
Kadir Suresi 1-5. ayetler
Sureyi açسورة القدر
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
ٱلرَّحِيمِإِنَّآ أَنزَلۡنَٰهُ فِي لَيۡلَةِ ٱلۡقَدۡرِ
Doğrusu, Biz, Kuran'ı kadir gecesinde indirmişizdir
- 2
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا لَيۡلَةُ ٱلۡقَدۡرِ
Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin
- 3
لَيۡلَةُ ٱلۡقَدۡرِ خَيۡرࣱ مِّنۡ أَلۡفِ شَهۡرࣲ
Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır
- 4
تَنَزَّلُ ٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ وَٱلرُّوحُ فِيهَا بِإِذۡنِ رَبِّهِم مِّن كُلِّ أَمۡرࣲ
Melekler ve Cebrail o gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler
- 5
سَلَٰمٌ هِيَ حَتَّىٰ مَطۡلَعِ ٱلۡفَجۡرِ
O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir
Beyyine Suresi 1-8. ayetler
Sureyi açسورة البينة
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
لَمۡ يَكُنِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِنۡ أَهۡلِ ٱلۡكِتَٰبِ وَٱلۡمُشۡرِكِينَ مُنفَكِّينَ حَتَّىٰ تَأۡتِيَهُمُ ٱلۡبَيِّنَةُ
2رَسُولࣱ مِّنَ ٱللَّهِ يَتۡلُواْ صُحُفࣰ ا مُّطَهَّرَةࣰ
3فِيهَا كُتُبࣱ قَيِّمَةࣱ
1-3. ayetlerin mealiKitap ehlinden ve ortak koşanlardan inkarcılar, kendilerine apaçık bir belge, içinde kesin ve en doğru hükümlerin bulunduğu arınmış sahifeleri okuyan, Allah katından bir Peygamber gelene kadar dinlerinden vazgeçecek değillerdi
- 4
وَمَا تَفَرَّقَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ إِلَّا مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَتۡهُمُ ٱلۡبَيِّنَةُ
Ama, kendilerine kitap verilenler, onlara apaçık belge geldikten sonra ayrılığa düştüler
- 5
وَمَآ أُمِرُوٓاْ إِلَّا لِيَعۡبُدُواْ ٱللَّهَ مُخۡلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ حُنَفَآءَ وَيُقِيمُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُؤۡتُواْ ٱلزَّكَوٰةَۚ وَذَٰلِكَ دِينُ ٱلۡقَيِّمَةِ
Oysa onlar, doğruya yönelerek, dini yalnız Allah'a has kılarak O'na kulluk etmek, namazı kılmak ve zekatı vermekle emrolunmuşlardı. Dosdoğru olan din de budur
- 6
إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِنۡ أَهۡلِ ٱلۡكِتَٰبِ وَٱلۡمُشۡرِكِينَ فِي نَارِ جَهَنَّمَ خَٰلِدِينَ فِيهَآۚ أُوْلَٰٓئِكَ هُمۡ شَرُّ ٱلۡبَرِيَّةِ
Kitap ehlinden ve ortak koşanlardan inkar edenler, şüphesiz içinde temelli kalacakları cehennem ateşindedirler. İşte bunlar, yaratıkların en kötüsüdürler
- 7
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ أُوْلَٰٓئِكَ هُمۡ خَيۡرُ ٱلۡبَرِيَّةِ
Fakat, inanıp yararlı iş işleyenler, işte onlar da, yaratıkların en iyileridirler
- 8
جَزَآؤُهُمۡ عِندَ رَبِّهِمۡ جَنَّٰتُ عَدۡنࣲ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدࣰ اۖ رَّضِيَ ٱللَّهُ عَنۡهُمۡ وَرَضُواْ عَنۡهُۚ ذَٰلِكَ لِمَنۡ خَشِيَ رَبَّهُۥ
Onların Rableri katındaki mükafatı, içinde temelli ve sonsuz kalacakları, içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleridir. Allah onlardan razıdır. Onlar da Allah'tan razıdır. Bu, Rabbinden korkan kimseyedir
Zilzal Suresi 1-8. ayetler
Sureyi açسورة الزلزلة
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
إِذَا زُلۡزِلَتِ ٱلۡأَرۡضُ زِلۡزَالَهَا
2وَأَخۡرَجَتِ ٱلۡأَرۡضُ أَثۡقَالَهَا
3وَقَالَ ٱلۡإِنسَٰنُ مَا لَهَا
1-3. ayetlerin mealiYer dehşetle sarsıldıkça sarsıldığı, yeryüzü ağırlıklarını dışarıya çıkardığı ve insanın: "Buna ne oluyor?" dediği zaman
- 4
يَوۡمَئِذࣲ تُحَدِّثُ أَخۡبَارَهَا
5بِأَنَّ رَبَّكَ أَوۡحَىٰ لَهَا
4-5. ayetlerin mealiİşte o gün, yer, Rabbinin ona vahyetmesiyle kendi haberlerini anlatır
- 6
يَوۡمَئِذࣲ يَصۡدُرُ ٱلنَّاسُ أَشۡتَاتࣰ ا لِّيُرَوۡاْ أَعۡمَٰلَهُمۡ
O gün insanlar işlerinin kendilerine gösterilmesi için bölük bölük dönerler
- 7
فَمَن يَعۡمَلۡ مِثۡقَالَ ذَرَّةٍ خَيۡرࣰ ا يَرَهُۥ
Kim zerre kadar iyilik yapmışsa onu görür
- 8
وَمَن يَعۡمَلۡ مِثۡقَالَ ذَرَّةࣲ شَرࣰّ ا يَرَهُۥ
Kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür
Adiyat Suresi 1-11. ayetler
Sureyi açسورة العاديات
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
وَٱلۡعَٰدِيَٰتِ ضَبۡحࣰ ا
And olsun Allah yolunda koştukça koşanlara
- 2
فَٱلۡمُورِيَٰتِ قَدۡحࣰ ا
And olsun kıvılcımlar saçanlara
- 3
فَٱلۡمُغِيرَٰتِ صُبۡحࣰ ا
Sabah sabah akına çıkanlara
- 4
فَأَثَرۡنَ بِهِۦ نَقۡعࣰ ا
Ve tozu dumana katanlara
- 5
فَوَسَطۡنَ بِهِۦ جَمۡعًا
Düşman topluluğunun içine dalanlara ki
- 6
إِنَّ ٱلۡإِنسَٰنَ لِرَبِّهِۦ لَكَنُودࣱ
İnsan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür
- 7
وَإِنَّهُۥ عَلَىٰ ذَٰلِكَ لَشَهِيدࣱ
Doğrusu kendisi de bunların hepsine şahittir
- 8
وَإِنَّهُۥ لِحُبِّ ٱلۡخَيۡرِ لَشَدِيدٌ
Gerçekten mala da pek düşkündür
- 9
۞أَفَلَا يَعۡلَمُ إِذَا بُعۡثِرَ مَا فِي ٱلۡقُبُورِ
10وَحُصِّلَ مَا فِي ٱلصُّدُورِ
9-10. ayetlerin mealiİnsan, kabirlerde bulunanların çıkarılacağı ve kalblerde olanların ortaya konulacağı bir zamanın geleceğini bilmez mi
- 11
إِنَّ رَبَّهُم بِهِمۡ يَوۡمَئِذࣲ لَّخَبِيرُۢ
Doğrusu Rableri o gün onların her şeyinden haberdardır
Karia Suresi 1-11. ayetler
Sureyi açسورة القارعة
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
ٱلۡقَارِعَةُ
Gürültü koparacak olan
- 2
مَا ٱلۡقَارِعَةُ
Nedir o gürültü koparacak olan
- 3
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلۡقَارِعَةُ
O gürültü koparacak olanın ne olduğunu sen bilir misin
- 4
يَوۡمَ يَكُونُ ٱلنَّاسُ كَٱلۡفَرَاشِ ٱلۡمَبۡثُوثِ
O gün insanlar, ateş etrafında çırpınıp dökülen pervaneye dönecekler
- 5
وَتَكُونُ ٱلۡجِبَالُ كَٱلۡعِهۡنِ ٱلۡمَنفُوشِ
Dağlar, atılmış renkli yüne benzeyecekler
- 6
فَأَمَّا مَن ثَقُلَتۡ مَوَٰزِينُهُۥ
7فَهُوَ فِي عِيشَةࣲ رَّاضِيَةࣲ
6-7. ayetlerin mealiAma tartıları ağır gelen kimse hoş bir hayat içinde olacaktır
- 8
وَأَمَّا مَنۡ خَفَّتۡ مَوَٰزِينُهُۥ
Tartıları hafif gelenler ise
- 9
فَأُمُّهُۥ هَاوِيَةࣱ
Onların yeri bir çukurdur
- 10
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا هِيَهۡ
O çukurun ne olduğunu sen bilir misin
- 11
نَارٌ حَامِيَةُۢ
O, kızgın bir ateştir
Tekasür Suresi 1-8. ayetler
Sureyi açسورة التكاثر
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
أَلۡهَىٰكُمُ ٱلتَّكَاثُرُ
2حَتَّىٰ زُرۡتُمُ ٱلۡمَقَابِرَ
1-2. ayetlerin mealiÇoğunluk olmak iddianız sizi o kadar meşgul etti ki, mezarları ziyaretle oradakileri de sayacak kadar oldunuz
- 3
كَلَّا سَوۡفَ تَعۡلَمُونَ
Hayır; öyle olmayın; yakında bileceksiniz
- 4
ثُمَّ كَلَّا سَوۡفَ تَعۡلَمُونَ
Hayır; gözünüzü açın; yakında bileceksiniz
- 5
كَلَّا لَوۡ تَعۡلَمُونَ عِلۡمَ ٱلۡيَقِينِ
Dikkat edin, şayet yaptığınızın sonucunu kesin olarak bir bilseniz
- 6
لَتَرَوُنَّ ٱلۡجَحِيمَ
And olsun ki, cehennemi göreceksiniz
- 7
ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيۡنَ ٱلۡيَقِينِ
And olsun ki, onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz
- 8
ثُمَّ لَتُسۡـَٔلُنَّ يَوۡمَئِذٍ عَنِ ٱلنَّعِيمِ
Sonra o gün, size verilmiş olan her nimetten sorguya çekileceksiniz
Asr Suresi 1-3. ayetler
Sureyi açسورة العصر
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
وَٱلۡعَصۡرِ
İkindi vaktine (Asra; çağa) and olsun ki
- 2
إِنَّ ٱلۡإِنسَٰنَ لَفِي خُسۡرٍ
İnsan hiç şüphesiz hüsran içindedir
- 3
إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَتَوَاصَوۡاْ بِٱلۡحَقِّ وَتَوَاصَوۡاْ بِٱلصَّبۡرِ
Ancak inanıp yararlı iş işleyenler, birbirlerine gerçeği tavsiye edenler ve sabırlı olmayı tavsiye edenler bunun dışındadır
Hümeze Suresi 1-9. ayetler
Sureyi açسورة الهمزة
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
وَيۡلࣱ لِّكُلِّ هُمَزَةࣲ لُّمَزَةٍ
2ٱلَّذِي جَمَعَ مَالࣰ ا وَعَدَّدَهُۥ
1-2. ayetlerin mealiMal toplayarak onu tekrar tekrar sayan, diliyle çekiştirip alay eden kimsenin vay haline
- 3
يَحۡسَبُ أَنَّ مَالَهُۥٓ أَخۡلَدَهُۥ
Malının kendisini ölümsüz kılacağını sanır
- 4
كَلَّاۖ لَيُنۢبَذَنَّ فِي ٱلۡحُطَمَةِ
Hayır; o, and olsun ki, Hutame'ye atılacaktır
- 5
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلۡحُطَمَةُ
Hutame'nin ne olduğunu sen bilir misin
- 6
نَارُ ٱللَّهِ ٱلۡمُوقَدَةُ
7ٱلَّتِي تَطَّلِعُ عَلَى ٱلۡأَفۡـِٔدَةِ
6-7. ayetlerin mealiO, yüreklere çökecek olan, Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir
- 8
إِنَّهَا عَلَيۡهِم مُّؤۡصَدَةࣱ
9فِي عَمَدࣲ مُّمَدَّدَةِۭ
8-9. ayetlerin mealiOnlar, uzun sütunlar arasında, her yönden o ateşle kapatılmışlardır
Fil Suresi 1-5. ayetler
Sureyi açسورة الفيل
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
أَلَمۡ تَرَ كَيۡفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِأَصۡحَٰبِ ٱلۡفِيلِ
Fil sahiplerine Rabbinin ne ettiğini görmedin mi
- 2
أَلَمۡ يَجۡعَلۡ كَيۡدَهُمۡ فِي تَضۡلِيلࣲ
Onların düzenlerini boşa çıkarmadı mı
- 3
وَأَرۡسَلَ عَلَيۡهِمۡ طَيۡرًا أَبَابِيلَ
4تَرۡمِيهِم بِحِجَارَةࣲ مِّن سِجِّيلࣲ
3-4. ayetlerin mealiOnların üzerine, sert taşlar atan sürülerle kuşlar gönderdi
- 5
فَجَعَلَهُمۡ كَعَصۡفࣲ مَّأۡكُولِۭ
Sonunda onları, yenilmiş ekin gibi yaptı
Kureyş Suresi 1-4. ayetler
Sureyi açسورة قريش
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
لِإِيلَٰفِ قُرَيۡشٍ
2إِۦلَٰفِهِمۡ رِحۡلَةَ ٱلشِّتَآءِ وَٱلصَّيۡفِ
1-2. ayetlerin mealiKureyş kabilesinin yaz ve kış yolculuklarında uzlaşması ve anlaşması sağlanmıştır
- 3
فَلۡيَعۡبُدُواْ رَبَّ هَٰذَا ٱلۡبَيۡتِ
4ٱلَّذِيٓ أَطۡعَمَهُم مِّن جُوعࣲ وَءَامَنَهُم مِّنۡ خَوۡفِۭ
3-4. ayetlerin mealiÖyleyse kendilerini açken doyuran ve korku içindeyken güven veren bu Ev'in (Kabe'nin) Rabbine kulluk etsinler
Maun Suresi 1-7. ayetler
Sureyi açسورة الماعون
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
أَرَءَيۡتَ ٱلَّذِي يُكَذِّبُ بِٱلدِّينِ
Dini yalan sayanı gördün mü
- 2
فَذَٰلِكَ ٱلَّذِي يَدُعُّ ٱلۡيَتِيمَ
3وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلۡمِسۡكِينِ
2-3. ayetlerin mealiÖksüzü kakıştıran, yoksulu doyurmaya yanaşmayan kimse işte odur
- 4
فَوَيۡلࣱ لِّلۡمُصَلِّينَ
Vay o namaz kılanların haline ki
- 5
ٱلَّذِينَ هُمۡ عَن صَلَاتِهِمۡ سَاهُونَ
Onlar kıldıkları namazdan gafildirler
- 6
ٱلَّذِينَ هُمۡ يُرَآءُونَ
Onlar gösteriş yaparlar
- 7
وَيَمۡنَعُونَ ٱلۡمَاعُونَ
Onlar basit şeyleri dahi vermezler
Kevser Suresi 1-3. ayetler
Sureyi açKafirun Suresi 1-6. ayetler
Sureyi açسورة الكافرون
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
قُلۡ يَٰٓأَيُّهَا ٱلۡكَٰفِرُونَ
De ki: "Ey inkarcılar
- 2
لَآ أَعۡبُدُ مَا تَعۡبُدُونَ
Ben sizin taptıklarınıza tapmam
- 3
وَلَآ أَنتُمۡ عَٰبِدُونَ مَآ أَعۡبُدُ
Benim taptığıma da sizler tapmazsınız
- 4
وَلَآ أَنَا۠ عَابِدࣱ مَّا عَبَدتُّمۡ
Ben de sizin taptığınıza tapacak değilim
- 5
وَلَآ أَنتُمۡ عَٰبِدُونَ مَآ أَعۡبُدُ
Benim taptığıma da sizler tapmıyorsunuz
- 6
لَكُمۡ دِينُكُمۡ وَلِيَ دِينِ
Sizin dininiz size, benim dinim banadır
Nasr Suresi 1-3. ayetler
Sureyi açسورة النصر
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
إِذَا جَآءَ نَصۡرُ ٱللَّهِ وَٱلۡفَتۡحُ
2وَرَأَيۡتَ ٱلنَّاسَ يَدۡخُلُونَ فِي دِينِ ٱللَّهِ أَفۡوَاجࣰ ا
3فَسَبِّحۡ بِحَمۡدِ رَبِّكَ وَٱسۡتَغۡفِرۡهُۚ إِنَّهُۥ كَانَ تَوَّابَۢا
1-3. ayetlerin mealiAllah'ın yardımı ve zafer günü gelip, insanların Allah'ın dinine akın akın girdiklerini görünce, Rabbini överek tesbih et; O'ndan bağışlama dile, çünkü O, tevbeleri daima kabul edendir
Tebbet Suresi 1-5. ayetler
Sureyi açسورة المسد
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
تَبَّتۡ يَدَآ أَبِي لَهَبࣲ وَتَبَّ
Ebu Leheb'in elleri kurusun; kurudu da
- 2
مَآ أَغۡنَىٰ عَنۡهُ مَالُهُۥ وَمَا كَسَبَ
Malı ve kazandığı kendisine fayda vermedi
- 3
سَيَصۡلَىٰ نَارࣰ ا ذَاتَ لَهَبࣲ
Alevli ateşe yaslanacaktır
- 4
وَٱمۡرَأَتُهُۥ حَمَّالَةَ ٱلۡحَطَبِ
5فِي جِيدِهَا حَبۡلࣱ مِّن مَّسَدِۭ
4-5. ayetlerin mealiKarısı da, boynunda bir ip olduğu halde ona odun taşıyacaktır
İhlas Suresi 1-4. ayetler
Sureyi açFelak Suresi 1-5. ayetler
Sureyi açسورة الفلق
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
قُلۡ أَعُوذُ بِرَبِّ ٱلۡفَلَقِ
2مِن شَرِّ مَا خَلَقَ
3وَمِن شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ
4وَمِن شَرِّ ٱلنَّفَّٰثَٰتِ فِي ٱلۡعُقَدِ
5وَمِن شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ
1-5. ayetlerin mealiDe ki: "Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedcilerin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım
Nas Suresi 1-6. ayetler
Sureyi açسورة الناس
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1
قُلۡ أَعُوذُ بِرَبِّ ٱلنَّاسِ
2مَلِكِ ٱلنَّاسِ
3إِلَٰهِ ٱلنَّاسِ
4مِن شَرِّ ٱلۡوَسۡوَاسِ ٱلۡخَنَّاسِ
5ٱلَّذِي يُوَسۡوِسُ فِي صُدُورِ ٱلنَّاسِ
6مِنَ ٱلۡجِنَّةِ وَٱلنَّاسِ
1-6. ayetlerin mealiDe ki: "İnsanlardan ve cinlerden ve insanların gönüllerine vesvese veren o sinsi vesvesecinin şerrinden, insanların Tanrısı, insanların Hükümranı ve insanların Rabbi olan Allah'a sığınırım
30. Cüz hakkında
30. Cüz, Amme Cüzü olarak da bilinir.
- Başlangıç
- Nebe 1
- Bitiş
- Nas 6
- Ayet sayısı
- 564
- Sure sayısı
- 37
30. Cüz içindeki sureler
Arapça metin: Tanzil (Uthmani). Türkçe meal: Diyanet İşleri Başkanlığı. Okunuş: Açık Kuran. Sesli okuma: Mishary Rashid Alafasy, islamic.network.