Ana icerige atla
Bugünün namaz vakitleri
VAAZ

30. Cüz (Amme Cüzü): Arapça Metni ve Türkçe Meali

Nebe 1 - Nas 6 · 564 ayet

30. Cüz ayetleri: Arapça ve meali

Nebe Suresi 1-40. ayetler

Sureyi aç

سورة النبأ

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    عَمَّ يَتَسَآءَلُونَ

    Neyi soruşturuyorlar

  2. 2

    عَنِ ٱلنَّبَإِ ٱلۡعَظِيمِ

    3

    ٱلَّذِي هُمۡ فِيهِ مُخۡتَلِفُونَ

    2-3. ayetlerin mealiÜzerinde anlaşmazlığa düştükleri, büyük bir olay olan tekrar dirilme haberini mi

  3. 4

    كَلَّا سَيَعۡلَمُونَ

    Hayır; şüphesiz görüp bileceklerdir

  4. 5

    ثُمَّ كَلَّا سَيَعۡلَمُونَ

    Yine hayır; elbette görüp bileceklerdir

  5. 6

    أَلَمۡ نَجۡعَلِ ٱلۡأَرۡضَ مِهَٰدࣰ ا

    7

    وَٱلۡجِبَالَ أَوۡتَادࣰ ا

    6-7. ayetlerin mealiBiz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı

  6. 8

    وَخَلَقۡنَٰكُمۡ أَزۡوَٰجࣰ ا

    Sizi çift çift yarattık

  7. 9

    وَجَعَلۡنَا نَوۡمَكُمۡ سُبَاتࣰ ا

    Uykunuzu dinlenme vakti kıldık

  8. 10

    وَجَعَلۡنَا ٱلَّيۡلَ لِبَاسࣰ ا

    Geceyi bir örtü yaptık

  9. 11

    وَجَعَلۡنَا ٱلنَّهَارَ مَعَاشࣰ ا

    Gündüzü geçimi sağlama vakti kıldık

  10. 12

    وَبَنَيۡنَا فَوۡقَكُمۡ سَبۡعࣰ ا شِدَادࣰ ا

    Üstünüze yedi kat sağlam gök bina ettik

  11. 13

    وَجَعَلۡنَا سِرَاجࣰ ا وَهَّاجࣰ ا

    Parlak ışık veren güneşi varettik

  12. 14

    وَأَنزَلۡنَا مِنَ ٱلۡمُعۡصِرَٰتِ مَآءࣰ ثَجَّاجࣰ ا

    15

    لِّنُخۡرِجَ بِهِۦ حَبࣰّ ا وَنَبَاتࣰ ا

    16

    وَجَنَّٰتٍ أَلۡفَافًا

    14-16. ayetlerin mealiTaneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık

  13. 17

    إِنَّ يَوۡمَ ٱلۡفَصۡلِ كَانَ مِيقَٰتࣰ ا

    Doğrusu, hüküm gününün vakti elbette tesbit edilmiştir

  14. 18

    يَوۡمَ يُنفَخُ فِي ٱلصُّورِ فَتَأۡتُونَ أَفۡوَاجࣰ ا

    Sura üfürüldüğü gün hepiniz bölük bölük gelirsiniz

  15. 19

    وَفُتِحَتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتۡ أَبۡوَٰبࣰ ا

    Gökler kapı kapı açılacaktır

  16. 20

    وَسُيِّرَتِ ٱلۡجِبَالُ فَكَانَتۡ سَرَابًا

    Dağlar yürütülüp serap olacaktır

  17. 21

    إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتۡ مِرۡصَادࣰ ا

    22

    لِّلطَّٰغِينَ مَـَٔابࣰ ا

    21-22. ayetlerin mealiCehennem, yalnız azgınları bekleyen yerdir. Dönecekleri yer orasıdır

  18. 23

    لَّٰبِثِينَ فِيهَآ أَحۡقَابࣰ ا

    Orada çağlar boyunca (nice devirler) kalacaklardır

  19. 24

    لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرۡدࣰ ا وَلَا شَرَابًا

    25

    إِلَّا حَمِيمࣰ ا وَغَسَّاقࣰ ا

    26

    جَزَآءࣰ وِفَاقًا

    24-26. ayetlerin mealiOrada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin

  20. 27

    إِنَّهُمۡ كَانُواْ لَا يَرۡجُونَ حِسَابࣰ ا

    Çünkü onlar, hesaba çekileceklerini sanmazlardı

  21. 28

    وَكَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِنَا كِذَّابࣰ ا

    Ayetlerimizi hep yalan sayıp dururlardı

  22. 29

    وَكُلَّ شَيۡءٍ أَحۡصَيۡنَٰهُ كِتَٰبࣰ ا

    Biz de herşeyi yazıp saymışızdır

  23. 30

    فَذُوقُواْ فَلَن نَّزِيدَكُمۡ إِلَّا عَذَابًا

    Şöyle deriz: "Artık tadınız, bundan böyle size azabdan başka bir şey artırmayız

  24. 31

    إِنَّ لِلۡمُتَّقِينَ مَفَازًا

    32

    حَدَآئِقَ وَأَعۡنَٰبࣰ ا

    33

    وَكَوَاعِبَ أَتۡرَابࣰ ا

    34

    وَكَأۡسࣰ ا دِهَاقࣰ ا

    31-34. ayetlerin mealiDoğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır

  25. 35

    لَّا يَسۡمَعُونَ فِيهَا لَغۡوࣰ ا وَلَا كِذَّٰبࣰ ا

    Orada boş ve yalan söz işitmezler

  26. 36

    جَزَآءࣰ مِّن رَّبِّكَ عَطَآءً حِسَابࣰ ا

    Bunlar Rabbinin katından, hesabları karşılığı verilenlerdir

  27. 37

    رَّبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَا ٱلرَّحۡمَٰنِۖ لَا يَمۡلِكُونَ مِنۡهُ خِطَابࣰ ا

    O, göklerin, yerin ve ikisi arasında olanların Rabbidir. O, önünde kimsenin konuşmayacağı Rahman olan Allah'tır

  28. 38

    يَوۡمَ يَقُومُ ٱلرُّوحُ وَٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ صَفࣰّ اۖ لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنۡ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحۡمَٰنُ وَقَالَ صَوَابࣰ ا

    Cebrail ve meleklerin dizi dizi durdukları gün, Rahman olan Allah'ın izni olmadan kimse konuşamayacaktır. Konuştuğu zaman da doğruyu söyleyecektir

  29. 39

    ذَٰلِكَ ٱلۡيَوۡمُ ٱلۡحَقُّۖ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ مَـَٔابًا

    İşte gerçek gün budur. Dileyen kimse, Rabbine götürecek bir yol benimser

  30. 40

    إِنَّآ أَنذَرۡنَٰكُمۡ عَذَابࣰ ا قَرِيبࣰ ا يَوۡمَ يَنظُرُ ٱلۡمَرۡءُ مَا قَدَّمَتۡ يَدَاهُ وَيَقُولُ ٱلۡكَافِرُ يَٰلَيۡتَنِي كُنتُ تُرَٰبَۢا

    Sizi, yakın gelecekteki bir azabla uyardık; o gün kişi elleriyle sunduğuna bakar ve inkarcı da: "Keşke toprak olaydım" der

Naziat Suresi 1-46. ayetler

Sureyi aç

سورة النازعات

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    وَٱلنَّٰزِعَٰتِ غَرۡقࣰ ا

    Canları boğarcasına şiddetle çekip alanlara and olsun

  2. 2

    وَٱلنَّٰشِطَٰتِ نَشۡطࣰ ا

    Canları kolaylıkla alanlara and olsun

  3. 3

    وَٱلسَّٰبِحَٰتِ سَبۡحࣰ ا

    Yüzüp yüzüp gidenlere and olsun

  4. 4

    فَٱلسَّٰبِقَٰتِ سَبۡقࣰ ا

    5

    فَٱلۡمُدَبِّرَٰتِ أَمۡرࣰ ا

    4-5. ayetlerin mealiYarıştıkça yarışan ve işleri yöneten meleklere and olsun

  5. 6

    يَوۡمَ تَرۡجُفُ ٱلرَّاجِفَةُ

    O gün bir sarsıntı sarsar

  6. 7

    تَتۡبَعُهَا ٱلرَّادِفَةُ

    Peşinden bir diğeri gelir

  7. 8

    قُلُوبࣱ يَوۡمَئِذࣲ وَاجِفَةٌ

    O gün kalbler titrer

  8. 9

    أَبۡصَٰرُهَا خَٰشِعَةࣱ‏

    İnsanların gözleri yere döner

  9. 10

    يَقُولُونَ أَءِنَّا لَمَرۡدُودُونَ فِي ٱلۡحَافِرَةِ

    Derler ki: "Biz eski halimize mi döndürüleceğiz

  10. 11

    أَءِذَا كُنَّا عِظَٰمࣰ ا نَّخِرَةࣰ‏

    Ufalanmış kemik olduğumuz zaman mı

  11. 12

    قَالُواْ تِلۡكَ إِذࣰ ا كَرَّةٌ خَاسِرَةࣱ‏

    Derler ki: "O takdirde bu zararına bir dönüştür

  12. 13

    فَإِنَّمَا هِيَ زَجۡرَةࣱ وَٰحِدَةࣱ‏

    Doğrusu bir tek çığlık yetecektir

  13. 14

    فَإِذَا هُم بِٱلسَّاهِرَةِ

    Hepsi hemen bir düzlüğe dökülecektir

  14. 15

    هَلۡ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ

    Musa'nın başından geçen olay sana geldi mi

  15. 16

    إِذۡ نَادَىٰهُ رَبُّهُۥ بِٱلۡوَادِ ٱلۡمُقَدَّسِ طُوًى

    Tuva'da, kutsal bir vadide, Rabbi ona şöyle hitap etmişti

  16. 17

    ٱذۡهَبۡ إِلَىٰ فِرۡعَوۡنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ

    Firavun'a git; doğrusu o azmıştır

  17. 18

    فَقُلۡ هَل لَّكَ إِلَىٰٓ أَن تَزَكَّىٰ

    Ona de ki: Arınmağa niyetin var mı

  18. 19

    وَأَهۡدِيَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخۡشَىٰ

    Rabbine giden yolu göstereyim ki O'na saygı duyup korkasın

  19. 20

    فَأَرَىٰهُ ٱلۡأٓيَةَ ٱلۡكُبۡرَىٰ

    Bunun üzerine ona en büyük mucizeyi gösterdi

  20. 21

    فَكَذَّبَ وَعَصَىٰ

    Ama Firavun yalanladı ve baş kaldırdı

  21. 22

    ثُمَّ أَدۡبَرَ يَسۡعَىٰ

    Geri dönüp yürüdü

  22. 23

    فَحَشَرَ فَنَادَىٰ

    Adamlarını toplayıp seslendi

  23. 24

    فَقَالَ أَنَا۠ رَبُّكُمُ ٱلۡأَعۡلَىٰ

    Sizin en yüce rabbiniz benim" dedi

  24. 25

    فَأَخَذَهُ ٱللَّهُ نَكَالَ ٱلۡأٓخِرَةِ وَٱلۡأُولَىٰٓ

    Allah bunun üzerine onu dünya ve ahiret azabına uğrattı

  25. 26

    إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَعِبۡرَةࣰ لِّمَن يَخۡشَىٰٓ

    Doğrusu bunda Allah'tan korkan kimseye ders vardır

  26. 27

    ءَأَنتُمۡ أَشَدُّ خَلۡقًا أَمِ ٱلسَّمَآءُۚ بَنَىٰهَا

    28

    رَفَعَ سَمۡكَهَا فَسَوَّىٰهَا

    27-28. ayetlerin mealiSizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir

  27. 29

    وَأَغۡطَشَ لَيۡلَهَا وَأَخۡرَجَ ضُحَىٰهَا

    Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır

  28. 30

    وَٱلۡأَرۡضَ بَعۡدَ ذَٰلِكَ دَحَىٰهَآ

    Ardından yeri düzenlemiştir

  29. 31

    أَخۡرَجَ مِنۡهَا مَآءَهَا وَمَرۡعَىٰهَا

    Suyunu ondan çıkarmış ve otlak yer meydana getirmiştir

  30. 32

    وَٱلۡجِبَالَ أَرۡسَىٰهَا

    Dağları yerleştirmiştir

  31. 33

    مَتَٰعࣰ ا لَّكُمۡ وَلِأَنۡعَٰمِكُمۡ

    Bunları sizin ve hayvanlarınızın geçinmesi için yapmıştır

  32. 34

    فَإِذَا جَآءَتِ ٱلطَّآمَّةُ ٱلۡكُبۡرَىٰ

    35

    يَوۡمَ يَتَذَكَّرُ ٱلۡإِنسَٰنُ مَا سَعَىٰ

    34-35. ayetlerin mealiGüç yetirilemeyen en büyük baskın geldiği zaman, o gün, insan ne uğurda çalıştığını anlar

  33. 36

    وَبُرِّزَتِ ٱلۡجَحِيمُ لِمَن يَرَىٰ

    Cehennem her bakanın göreceği şekilde gösterilir

  34. 37

    فَأَمَّا مَن طَغَىٰ

    38

    وَءَاثَرَ ٱلۡحَيَوٰةَ ٱلدُّنۡيَا

    39

    فَإِنَّ ٱلۡجَحِيمَ هِيَ ٱلۡمَأۡوَىٰ

    37-39. ayetlerin mealiİşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir

  35. 40

    وَأَمَّا مَنۡ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ وَنَهَى ٱلنَّفۡسَ عَنِ ٱلۡهَوَىٰ

    41

    فَإِنَّ ٱلۡجَنَّةَ هِيَ ٱلۡمَأۡوَىٰ

    40-41. ayetlerin mealiAma kim Rabbinin azametinden korkup da kendini kötülükten alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir

  36. 42

    يَسۡـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلسَّاعَةِ أَيَّانَ مُرۡسَىٰهَا

    Senden kıyametin ne zaman gelip çatacağını sorarlar

  37. 43

    فِيمَ أَنتَ مِن ذِكۡرَىٰهَآ

    Nerde senden onu anlatması

  38. 44

    إِلَىٰ رَبِّكَ مُنتَهَىٰهَآ

    Onun bilgisi Rabbine aittir

  39. 45

    إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرُ مَن يَخۡشَىٰهَا

    Sen sadece kıyametten korkanı uyaransın

  40. 46

    كَأَنَّهُمۡ يَوۡمَ يَرَوۡنَهَا لَمۡ يَلۡبَثُوٓاْ إِلَّا عَشِيَّةً أَوۡ ضُحَىٰهَا

    Kıyameti gördükleri gün dünyada ancak bir akşam yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış olduklarını sanırlar

Abese Suresi 1-42. ayetler

Sureyi aç

سورة عبس

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    عَبَسَ وَتَوَلَّىٰٓ

    2

    أَن جَآءَهُ ٱلۡأَعۡمَىٰ

    1-2. ayetlerin mealiYanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi

  2. 3

    وَمَا يُدۡرِيكَ لَعَلَّهُۥ يَزَّكَّىٰٓ

    Ne bilirsin, belki de o arınacak

  3. 4

    أَوۡ يَذَّكَّرُ فَتَنفَعَهُ ٱلذِّكۡرَىٰٓ

    Yahut öğüt alacaktı da bu öğüt kendisine fayda verecekti

  4. 5

    أَمَّا مَنِ ٱسۡتَغۡنَىٰ

    6

    فَأَنتَ لَهُۥ تَصَدَّىٰ

    5-6. ayetlerin mealiAma sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun

  5. 7

    وَمَا عَلَيۡكَ أَلَّا يَزَّكَّىٰ

    Arınmak istememesinden sana ne

  6. 8

    وَأَمَّا مَن جَآءَكَ يَسۡعَىٰ

    9

    وَهُوَ يَخۡشَىٰ

    10

    فَأَنتَ عَنۡهُ تَلَهَّىٰ

    8-10. ayetlerin mealiSen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun

  7. 11

    كَلَّآ إِنَّهَا تَذۡكِرَةࣱ‏

    Dikkat et; bu Kuran bir öğüttür

  8. 12

    فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ

    Dileyen onu öğüt kabul eder

  9. 13

    فِي صُحُفࣲ مُّكَرَّمَةࣲ‏

    14

    مَّرۡفُوعَةࣲ مُّطَهَّرَةِۭ

    13-14. ayetlerin mealiO, kutsal kılınmış, yüceltilmiş, arınmış sahifeler üzerindedir

  10. 15

    بِأَيۡدِي سَفَرَةࣲ‏

    16

    كِرَامِۭ بَرَرَةࣲ‏

    15-16. ayetlerin mealiİyi kimseler, saygıdeğer elçilerin eliyle yazılmıştır

  11. 17

    قُتِلَ ٱلۡإِنسَٰنُ مَآ أَكۡفَرَهُۥ

    Canı çıksın o insanın, o ne nankördür

  12. 18

    مِنۡ أَيِّ شَيۡءٍ خَلَقَهُۥ

    Allah onu hangi şeyden yaratmış

  13. 19

    مِن نُّطۡفَةٍ خَلَقَهُۥ فَقَدَّرَهُۥ

    Onu meniden yaratıp merhalelerden geçirerek ona şekil vermiş

  14. 20

    ثُمَّ ٱلسَّبِيلَ يَسَّرَهُۥ

    Sonra, yolu ona kolaylaştırmıştır

  15. 21

    ثُمَّ أَمَاتَهُۥ فَأَقۡبَرَهُۥ

    Sonra onu öldürür ve kabre koyar

  16. 22

    ثُمَّ إِذَا شَآءَ أَنشَرَهُۥ

    Sonra, dilediği zaman onu tekrar diriltir

  17. 23

    كَلَّا لَمَّا يَقۡضِ مَآ أَمَرَهُۥ

    Hayır; Allah'ın kendisine buyurduğunu hala yerine getirmemiştir

  18. 24

    فَلۡيَنظُرِ ٱلۡإِنسَٰنُ إِلَىٰ طَعَامِهِۦٓ

    İnsan, yiyeceğine bir baksın

  19. 25

    أَنَّا صَبَبۡنَا ٱلۡمَآءَ صَبࣰّ ا

    Doğrusu suyu bol bol indirmekteyiz

  20. 26

    ثُمَّ شَقَقۡنَا ٱلۡأَرۡضَ شَقࣰّ ا

    27

    فَأَنۢبَتۡنَا فِيهَا حَبࣰّ ا

    28

    وَعِنَبࣰ ا وَقَضۡبࣰ ا

    29

    وَزَيۡتُونࣰ ا وَنَخۡلࣰ ا

    30

    وَحَدَآئِقَ غُلۡبࣰ ا

    31

    وَفَٰكِهَةࣰ وَأَبࣰّ ا

    26-31. ayetlerin mealiSonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz

  21. 32

    مَّتَٰعࣰ ا لَّكُمۡ وَلِأَنۡعَٰمِكُمۡ

    Bunlar sizin ve hayvanlarınız için geçimliktir

  22. 33

    فَإِذَا جَآءَتِ ٱلصَّآخَّةُ

    O muazzam gürültü, kıyamet kopup geldiği zaman

  23. 34

    يَوۡمَ يَفِرُّ ٱلۡمَرۡءُ مِنۡ أَخِيهِ

    35

    وَأُمِّهِۦ وَأَبِيهِ

    36

    وَصَٰحِبَتِهِۦ وَبَنِيهِ

    34-36. ayetlerin mealiO gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar

  24. 37

    لِكُلِّ ٱمۡرِيࣲٕ مِّنۡهُمۡ يَوۡمَئِذࣲ شَأۡنࣱ يُغۡنِيهِ

    O gün, herkesin kendine yeter derdi vardır

  25. 38

    وُجُوهࣱ يَوۡمَئِذࣲ مُّسۡفِرَةࣱ‏

    39

    ضَاحِكَةࣱ مُّسۡتَبۡشِرَةࣱ‏

    38-39. ayetlerin mealiO gün bir takım yüzler aydınlıktır, gülmekte ve sevinmektedir

  26. 40

    وَوُجُوهࣱ يَوۡمَئِذٍ عَلَيۡهَا غَبَرَةࣱ‏

    41

    تَرۡهَقُهَا قَتَرَةٌ

    40-41. ayetlerin mealiO gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür

  27. 42

    أُوْلَٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡكَفَرَةُ ٱلۡفَجَرَةُ

    İşte bunlar inkarcı olanlar, Allah'ın buyruğundan çıkanlardır

Tekvir Suresi 1-29. ayetler

Sureyi aç

سورة التكوير

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    إِذَا ٱلشَّمۡسُ كُوِّرَتۡ

    Güneş dürülüp ışığı kalmadığı zaman

  2. 2

    وَإِذَا ٱلنُّجُومُ ٱنكَدَرَتۡ

    Yıldızlar düşüp, söndüğü zaman

  3. 3

    وَإِذَا ٱلۡجِبَالُ سُيِّرَتۡ

    4

    وَإِذَا ٱلۡعِشَارُ عُطِّلَتۡ

    3-4. ayetlerin mealiDoğurması yaklaşmış develer başıboş bırakıldığı zaman

  4. 5

    وَإِذَا ٱلۡوُحُوشُ حُشِرَتۡ

    Yabani hayvanlar bir araya toplatıldığı zaman

  5. 6

    وَإِذَا ٱلۡبِحَارُ سُجِّرَتۡ

    Denizler kaynaştırıldığı zaman

  6. 7

    وَإِذَا ٱلنُّفُوسُ زُوِّجَتۡ

    Canlar bedenlerle birleştirildiği zaman

  7. 8

    وَإِذَا ٱلۡمَوۡءُۥدَةُ سُئِلَتۡ

    9

    بِأَيِّ ذَنۢبࣲ قُتِلَتۡ

    8-9. ayetlerin mealiKız çocuğun hangi suçtan ötürü öldürüldüğü kendisine sorulduğu zaman

  8. 10

    وَإِذَا ٱلصُّحُفُ نُشِرَتۡ

    Amel defterleri açıldığı zaman

  9. 11

    وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ كُشِطَتۡ

    Gök yerinden oynatıldığı zaman

  10. 12

    وَإِذَا ٱلۡجَحِيمُ سُعِّرَتۡ

    Cehennem alevlendirildiği zaman

  11. 13

    وَإِذَا ٱلۡجَنَّةُ أُزۡلِفَتۡ

    Cennet yaklaştırıldığı zaman

  12. 14

    عَلِمَتۡ نَفۡسࣱ مَّآ أَحۡضَرَتۡ

    İnsanoğlu önceden ne hazırladığını görecektir

  13. 15

    فَلَآ أُقۡسِمُ بِٱلۡخُنَّسِ

    16

    ٱلۡجَوَارِ ٱلۡكُنَّسِ

    15-16. ayetlerin mealiGündüz sinip geceleri gözüken gezegenlere and olsun

  14. 17

    وَٱلَّيۡلِ إِذَا عَسۡعَسَ

    Kararmaya başlayan geceye and olsun

  15. 18

    وَٱلصُّبۡحِ إِذَا تَنَفَّسَ

    Ağarmaya başlayan sabaha and olsun ki

  16. 19

    إِنَّهُۥ لَقَوۡلُ رَسُولࣲ كَرِيمࣲ‏

    20

    ذِي قُوَّةٍ عِندَ ذِي ٱلۡعَرۡشِ مَكِينࣲ‏

    21

    مُّطَاعࣲ ثَمَّ أَمِينࣲ‏

    19-21. ayetlerin mealiBu Kuran, arşın sahibi katında değerli, güçlü, sözü dinlenen ve güvenilen şerefli bir elçinin getirdiği sözdür

  17. 22

    وَمَا صَاحِبُكُم بِمَجۡنُونࣲ‏

    Arkadaşınız (Muhammed) asla deli değildir

  18. 23

    وَلَقَدۡ رَءَاهُ بِٱلۡأُفُقِ ٱلۡمُبِينِ

    And olsun ki, o, Cebrail'i apaçık ufukta görmüştür

  19. 24

    وَمَا هُوَ عَلَى ٱلۡغَيۡبِ بِضَنِينࣲ‏

    Peygamber, görülmeyenler hakkında söylediklerinden ötürü töhmet altında tutulamaz

  20. 25

    وَمَا هُوَ بِقَوۡلِ شَيۡطَٰنࣲ رَّجِيمࣲ‏

    Bu Kuran, kovulmuş şeytanın sözü olamaz

  21. 26

    فَأَيۡنَ تَذۡهَبُونَ

    Nereye gidiyorsunuz

  22. 27

    إِنۡ هُوَ إِلَّا ذِكۡرࣱ لِّلۡعَٰلَمِينَ

    28

    لِمَن شَآءَ مِنكُمۡ أَن يَسۡتَقِيمَ

    27-28. ayetlerin mealiKuran, ancak aranızda doğru yola girmeyi dileyene ve alemlere bir öğüttür

  23. 29

    وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

    Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe sizler bir şey dileyemezsiniz

İnfitar Suresi 1-19. ayetler

Sureyi aç

سورة الإنفطار

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    إِذَا ٱلسَّمَآءُ ٱنفَطَرَتۡ

    Gök yarıldığı zaman

  2. 2

    وَإِذَا ٱلۡكَوَاكِبُ ٱنتَثَرَتۡ

    Yıldızlar dağılıp döküldüğü zaman

  3. 3

    وَإِذَا ٱلۡبِحَارُ فُجِّرَتۡ

    Denizler kaynaştığı zaman

  4. 4

    وَإِذَا ٱلۡقُبُورُ بُعۡثِرَتۡ

    Kabirlerin içi dışa çıktığı zaman

  5. 5

    عَلِمَتۡ نَفۡسࣱ مَّا قَدَّمَتۡ وَأَخَّرَتۡ

    İnsanoğlu, ne yaptığını ve ne yapmadığını görür

  6. 6

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلۡإِنسَٰنُ مَا غَرَّكَ بِرَبِّكَ ٱلۡكَرِيمِ

    7

    ٱلَّذِي خَلَقَكَ فَسَوَّىٰكَ فَعَدَلَكَ

    8

    فِيٓ أَيِّ صُورَةࣲ مَّا شَآءَ رَكَّبَكَ

    6-8. ayetlerin mealiEy insanoğlu! Seni yaratıp sonra şekil veren, düzenleyen, mütenasip kılan, istediği şekilde seni terkip eden, çok cömert olan Rabbine karşı seni aldatan nedir

  7. 9

    كَلَّا بَلۡ تُكَذِّبُونَ بِٱلدِّينِ

    Hayır, hayır; doğrusu siz dini yalanlıyorsunuz

  8. 10

    وَإِنَّ عَلَيۡكُمۡ لَحَٰفِظِينَ

    11

    كِرَامࣰ ا كَٰتِبِينَ

    12

    يَعۡلَمُونَ مَا تَفۡعَلُونَ

    10-12. ayetlerin mealiOysa, yaptıklarınızı bilen değerli yazıcılar sizi gözetlemektedirler

  9. 13

    إِنَّ ٱلۡأَبۡرَارَ لَفِي نَعِيمࣲ‏

    İyiler şüphesiz nimet içindedirler

  10. 14

    وَإِنَّ ٱلۡفُجَّارَ لَفِي جَحِيمࣲ‏

    Allah'ın buyruğundan çıkanlar cehennemdedirler

  11. 15

    يَصۡلَوۡنَهَا يَوۡمَ ٱلدِّينِ

    Din Günü oraya girerler

  12. 16

    وَمَا هُمۡ عَنۡهَا بِغَآئِبِينَ

    Oradan bir daha ayrılamazlar

  13. 17

    وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا يَوۡمُ ٱلدِّينِ

    Din gününün ne olduğunu sen nereden bilirsin

  14. 18

    ثُمَّ مَآ أَدۡرَىٰكَ مَا يَوۡمُ ٱلدِّينِ

    Evet, din gününün ne olduğunu nereden bileceksin

  15. 19

    يَوۡمَ لَا تَمۡلِكُ نَفۡسࣱ لِّنَفۡسࣲ شَيۡـࣰٔ اۖ وَٱلۡأَمۡرُ يَوۡمَئِذࣲ لِّلَّهِ

    O gün, kimsenin kimseye hiçbir fayda sağlamayacağı bir gündür. O gün buyruk, yalnız Allah'ındır

Mutaffifin Suresi 1-36. ayetler

Sureyi aç

سورة المطففين

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    وَيۡلࣱ لِّلۡمُطَفِّفِينَ

    2

    ٱلَّذِينَ إِذَا ٱكۡتَالُواْ عَلَى ٱلنَّاسِ يَسۡتَوۡفُونَ

    3

    وَإِذَا كَالُوهُمۡ أَو وَّزَنُوهُمۡ يُخۡسِرُونَ

    1-3. ayetlerin mealiİnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline

  2. 4

    أَلَا يَظُنُّ أُوْلَٰٓئِكَ أَنَّهُم مَّبۡعُوثُونَ

    5

    لِيَوۡمٍ عَظِيمࣲ‏

    4-5. ayetlerin mealiBunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı

  3. 6

    يَوۡمَ يَقُومُ ٱلنَّاسُ لِرَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

    O gün insanlar Alemlerin Rabbinin huzurunda dururlar

  4. 7

    كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلۡفُجَّارِ لَفِي سِجِّينࣲ‏

    Sakının; Allah'ın buyruğundan dışarı çıkanlar, muhakkak "Siccin" adlı defterde yazılıdır

  5. 8

    وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا سِجِّينࣱ‏

    Siccin'in ne olduğunu sen nerden bilirsin

  6. 9

    كِتَٰبࣱ مَّرۡقُومࣱ‏

    O, yazılmış bir kitaptır

  7. 10

    وَيۡلࣱ يَوۡمَئِذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِينَ

    Yalanlayanların o gün vay haline

  8. 11

    ٱلَّذِينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوۡمِ ٱلدِّينِ

    Onlar, kıyamet gününü yalanlamış olanlardır

  9. 12

    وَمَا يُكَذِّبُ بِهِۦٓ إِلَّا كُلُّ مُعۡتَدٍ أَثِيمٍ

    Oysa onu mütecaviz günahkardan başka kimse yalanlamaz

  10. 13

    إِذَا تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلۡأَوَّلِينَ

    Ona ayetlerimiz okunduğu zaman "Öncekilerin masalları" der

  11. 14

    كَلَّاۖ بَلۡۜ رَانَ عَلَىٰ قُلُوبِهِم مَّا كَانُواْ يَكۡسِبُونَ

    Hayır, hayır; onların kazandıkları kalblerini paslandırıp körletmiştir

  12. 15

    كَلَّآ إِنَّهُمۡ عَن رَّبِّهِمۡ يَوۡمَئِذࣲ لَّمَحۡجُوبُونَ

    Hayır; doğrusu onlar o gün, Rablerinden yoksun kalacaklardır

  13. 16

    ثُمَّ إِنَّهُمۡ لَصَالُواْ ٱلۡجَحِيمِ

    Sonra onlar, şüphesiz, cehenneme gireceklerdir

  14. 17

    ثُمَّ يُقَالُ هَٰذَا ٱلَّذِي كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ

    Sonra da: "yalanlayıp durduğunuz işte budur" denecektir

  15. 18

    كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلۡأَبۡرَارِ لَفِي عِلِّيِّينَ

    Ama iyilerin defteri yüksek katlardadır

  16. 19

    وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا عِلِّيُّونَ

    O yüksek katların ne olduğunu sen bilir misin

  17. 20

    كِتَٰبࣱ مَّرۡقُومࣱ‏

    21

    يَشۡهَدُهُ ٱلۡمُقَرَّبُونَ

    20-21. ayetlerin mealiO, gözde meleklerin gördüğü, yazılı bir kitapdır

  18. 22

    إِنَّ ٱلۡأَبۡرَارَ لَفِي نَعِيمٍ

    23

    عَلَى ٱلۡأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ

    22-23. ayetlerin mealiİyiler, şüphesiz, nimet içinde ve tahtlar üzerinde etrafı seyrederler

  19. 24

    تَعۡرِفُ فِي وُجُوهِهِمۡ نَضۡرَةَ ٱلنَّعِيمِ

    Onları, yüzlerindeki nimet pırıltısından tanırsın

  20. 25

    يُسۡقَوۡنَ مِن رَّحِيقࣲ مَّخۡتُومٍ

    26

    خِتَٰمُهُۥ مِسۡكࣱۚ وَفِي ذَٰلِكَ فَلۡيَتَنَافَسِ ٱلۡمُتَنَٰفِسُونَ

    25-26. ayetlerin mealiSonunda misk kokusu bırakan, ağzı kapalı saf bir içecekten içerler. İyi şeyler için yarışanlar, bunun için yarışsınlar

  21. 27

    وَمِزَاجُهُۥ مِن تَسۡنِيمٍ

    28

    عَيۡنࣰ ا يَشۡرَبُ بِهَا ٱلۡمُقَرَّبُونَ

    27-28. ayetlerin mealiOnun katkısı gözdelerin içtiği yüce kaynaktandır

  22. 29

    إِنَّ ٱلَّذِينَ أَجۡرَمُواْ كَانُواْ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ يَضۡحَكُونَ

    Suçlular, şüphesiz, inanmış olanlara gülerlerdi

  23. 30

    وَإِذَا مَرُّواْ بِهِمۡ يَتَغَامَزُونَ

    Yanlarından geçtikleri zaman da birbirlerine göz kırparlardı

  24. 31

    وَإِذَا ٱنقَلَبُوٓاْ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِمُ ٱنقَلَبُواْ فَكِهِينَ

    Taraftarlarına vardıklarında bununla eğlenirlerdi

  25. 32

    وَإِذَا رَأَوۡهُمۡ قَالُوٓاْ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَضَآلُّونَ

    İnananları gördükleri zaman: "Doğrusu bunlar sapık olanlardır" derlerdi

  26. 33

    وَمَآ أُرۡسِلُواْ عَلَيۡهِمۡ حَٰفِظِينَ

    Oysa kendileri, inananlara gözcü olarak gönderilmemişlerdi

  27. 34

    فَٱلۡيَوۡمَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مِنَ ٱلۡكُفَّارِ يَضۡحَكُونَ

    Bugün de, inananlar inkarcılara gülerler

  28. 35

    عَلَى ٱلۡأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ

    36

    هَلۡ ثُوِّبَ ٱلۡكُفَّارُ مَا كَانُواْ يَفۡعَلُونَ

    35-36. ayetlerin mealiTahtlar üzerinde, inkarcıların yaptıkları şeylerin karşılığının nasıl verildiğini seyrederler

İnşikak Suresi 1-25. ayetler

Sureyi aç

سورة الإنشقاق

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    إِذَا ٱلسَّمَآءُ ٱنشَقَّتۡ

    2

    وَأَذِنَتۡ لِرَبِّهَا وَحُقَّتۡ

    1-2. ayetlerin mealiGök yarılıp Rabbine boyun eğdiği zaman, ki gök boyun eğecektir

  2. 3

    وَإِذَا ٱلۡأَرۡضُ مُدَّتۡ

    4

    وَأَلۡقَتۡ مَا فِيهَا وَتَخَلَّتۡ

    5

    وَأَذِنَتۡ لِرَبِّهَا وَحُقَّتۡ

    3-5. ayetlerin mealiYer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir

  3. 6

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلۡإِنسَٰنُ إِنَّكَ كَادِحٌ إِلَىٰ رَبِّكَ كَدۡحࣰ ا فَمُلَٰقِيهِ

    Ey insanoğlu! Sen Rabbine kavuşuncaya kadar çalışıp çabalarsın, sonunda O'na kavuşacaksın

  4. 7

    فَأَمَّا مَنۡ أُوتِيَ كِتَٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ

    8

    فَسَوۡفَ يُحَاسَبُ حِسَابࣰ ا يَسِيرࣰ ا

    9

    وَيَنقَلِبُ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِۦ مَسۡرُورࣰ ا

    7-9. ayetlerin mealiAmel defteri kendisine sağından verilen kimse, kolay geçireceği bir hesaba çekilir ve arkadaşlarının yanına sevinçle döner

  5. 10

    وَأَمَّا مَنۡ أُوتِيَ كِتَٰبَهُۥ وَرَآءَ ظَهۡرِهِۦ

    11

    فَسَوۡفَ يَدۡعُواْ ثُبُورࣰ ا

    12

    وَيَصۡلَىٰ سَعِيرًا

    10-12. ayetlerin mealiAma amel defteri kendisine arkasından verilen kimse: "Mahvoldum" diye bağırır ve çılgın alevli cehenneme girer

  6. 13

    إِنَّهُۥ كَانَ فِيٓ أَهۡلِهِۦ مَسۡرُورًا

    Çünkü o, dünyada, adamlarının yanında iken zevk içindeydi

  7. 14

    إِنَّهُۥ ظَنَّ أَن لَّن يَحُورَ

    Zira; o, bir daha dirilip dönmeyeceğini sanmıştı

  8. 15

    بَلَىٰٓۚ إِنَّ رَبَّهُۥ كَانَ بِهِۦ بَصِيرࣰ ا

    Bilin ki, Rabbi onu şüphesiz görmekteydi

  9. 16

    فَلَآ أُقۡسِمُ بِٱلشَّفَقِ

    Akşamın alaca karanlığına and olsun

  10. 17

    وَٱلَّيۡلِ وَمَا وَسَقَ

    Geceye ve gecenin içinde olan şeylere and olsun

  11. 18

    وَٱلۡقَمَرِ إِذَا ٱتَّسَقَ

    Dolunay halindeki aya and olsun ki

  12. 19

    لَتَرۡكَبُنَّ طَبَقًا عَن طَبَقࣲ‏

    Şüphesiz siz bir durumdan diğerine uğratılacaksınız. (tabakadan tabakaya bineceksiniz)

  13. 20

    فَمَا لَهُمۡ لَا يُؤۡمِنُونَ

    Onlara ne oluyor da inanmıyorlar

  14. 21

    وَإِذَا قُرِئَ عَلَيۡهِمُ ٱلۡقُرۡءَانُ لَا يَسۡجُدُونَۤ۩

    Onlara Kuran okunduğu zaman neden secde etmiyorlar

  15. 22

    بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ يُكَذِّبُونَ

    Aksine, inkarcılar yalanlıyorlar

  16. 23

    وَٱللَّهُ أَعۡلَمُ بِمَا يُوعُونَ

    Oysa, Allah, onların sakladıklarını çok iyi bilir

  17. 24

    فَبَشِّرۡهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ

    Onlara can yakıcı azabı müjde et

  18. 25

    إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمۡ أَجۡرٌ غَيۡرُ مَمۡنُونِۭ

    Yalnız, inanıp yararlı işler işleyenlere, onlara, kesintisiz ecir vardır

Büruc Suresi 1-22. ayetler

Sureyi aç

سورة البروج

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلۡبُرُوجِ

    İçinde burçları bulunan göğe and olsun

  2. 2

    وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡمَوۡعُودِ

    Söz verilen kıyamet gününe and olsun

  3. 3

    وَشَاهِدࣲ وَمَشۡهُودࣲ‏

    Şahitlik edene ve edilene and olsun ki, insanlar öldükten sonra diriltileceklerdir

  4. 4

    قُتِلَ أَصۡحَٰبُ ٱلۡأُخۡدُودِ

    5

    ٱلنَّارِ ذَاتِ ٱلۡوَقُودِ

    6

    إِذۡ هُمۡ عَلَيۡهَا قُعُودࣱ‏

    7

    وَهُمۡ عَلَىٰ مَا يَفۡعَلُونَ بِٱلۡمُؤۡمِنِينَ شُهُودࣱ‏

    4-7. ayetlerin mealiHazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur

  5. 8

    وَمَا نَقَمُواْ مِنۡهُمۡ إِلَّآ أَن يُؤۡمِنُواْ بِٱللَّهِ ٱلۡعَزِيزِ ٱلۡحَمِيدِ

    9

    ٱلَّذِي لَهُۥ مُلۡكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۚ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءࣲ شَهِيدٌ

    8-9. ayetlerin mealiBu inkarcıların, inananlara kızmaları; onların sadece, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinin bulunan ve övülmeğe layık ve güçlü olan Allah'a inanmış olmalarındandı. Allah her şeye şahiddir

  6. 10

    إِنَّ ٱلَّذِينَ فَتَنُواْ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ وَٱلۡمُؤۡمِنَٰتِ ثُمَّ لَمۡ يَتُوبُواْ فَلَهُمۡ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمۡ عَذَابُ ٱلۡحَرِيقِ

    Ama inanmış erkek ve kadınlara işkence ederek onları dinlerinden çevirmeğe uğraşanlar, eğer tevbe etmezlerse, onlara cehennem azabı vardır. Yakıcı azap da onlaradır

  7. 11

    إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمۡ جَنَّٰتࣱ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُۚ ذَٰلِكَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡكَبِيرُ

    Şüphesiz inanıp yararlı işler işleyenlere, onlara, içlerinden ırmaklar akan cennetler vardır. Bu, büyük kurtuluştur

  8. 12

    إِنَّ بَطۡشَ رَبِّكَ لَشَدِيدٌ

    Doğrusu Rabbinin yakalaması amansızdır

  9. 13

    إِنَّهُۥ هُوَ يُبۡدِئُ وَيُعِيدُ

    Önce yaratıp sonra bunu tekrar eden O'dur

  10. 14

    وَهُوَ ٱلۡغَفُورُ ٱلۡوَدُودُ

    15

    ذُو ٱلۡعَرۡشِ ٱلۡمَجِيدُ

    14-15. ayetlerin mealiYüce arşın sahibi, çok seven, bağışlayan O'dur

  11. 16

    فَعَّالࣱ لِّمَا يُرِيدُ

    Her dilediğini mutlaka yapandır

  12. 17

    هَلۡ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلۡجُنُودِ

    18

    فِرۡعَوۡنَ وَثَمُودَ

    17-18. ayetlerin mealiFiravun ve Semud ordularının haberi sana geldi mi

  13. 19

    بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ فِي تَكۡذِيبࣲ‏

    Doğrusu inkar edenler, hep yalanlayagelmişlerdir

  14. 20

    وَٱللَّهُ مِن وَرَآئِهِم مُّحِيطُۢ

    Oysa Allah onları ardlarından çevirmiştir

  15. 21

    بَلۡ هُوَ قُرۡءَانࣱ مَّجِيدࣱ‏

    22

    فِي لَوۡحࣲ مَّحۡفُوظِۭ

    21-22. ayetlerin mealiDoğrusu sana vahyedilen bu Kitap, Levhi Mahfuz'da bulunan şanlı bir Kuran'dır

Tarık Suresi 1-17. ayetler

Sureyi aç

سورة الطارق

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِ

    Göğe ve Tarık'a and olsun

  2. 2

    وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلطَّارِقُ

    Tarık'ın ne olduğunu sen bilir misin

  3. 3

    ٱلنَّجۡمُ ٱلثَّاقِبُ

    O, (ışığıyla karanlığı) delen yıldızdır

  4. 4

    إِن كُلُّ نَفۡسࣲ لَّمَّا عَلَيۡهَا حَافِظࣱ‏

    Üzerinde gözetici olmayan kimse yoktur

  5. 5

    فَلۡيَنظُرِ ٱلۡإِنسَٰنُ مِمَّ خُلِقَ

    Öyleyse insan neden yaratıldığına bir baksın

  6. 6

    خُلِقَ مِن مَّآءࣲ دَافِقࣲ‏

    7

    يَخۡرُجُ مِنۢ بَيۡنِ ٱلصُّلۡبِ وَٱلتَّرَآئِبِ

    6-7. ayetlerin mealiO, erkek ve kadının beli ile kaburga kemikleri arasından atılagelen bir sudan yaratılmıştır

  7. 8

    إِنَّهُۥ عَلَىٰ رَجۡعِهِۦ لَقَادِرࣱ‏

    9

    يَوۡمَ تُبۡلَى ٱلسَّرَآئِرُ

    8-9. ayetlerin mealiŞüphesiz Allah, gizliliklerin ortaya çıkacağı gün, insanı tekrar yaratmaya Kadir'dir

  8. 10

    فَمَا لَهُۥ مِن قُوَّةࣲ وَلَا نَاصِرࣲ‏

    O gün, insanın gücü de, yardımcısı da olmaz

  9. 11

    وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلرَّجۡعِ

    12

    وَٱلۡأَرۡضِ ذَاتِ ٱلصَّدۡعِ

    11-12. ayetlerin mealiDönüşlü göğe ve yarılan yeryüzüne and olsun ki

  10. 13

    إِنَّهُۥ لَقَوۡلࣱ فَصۡلࣱ‏

    Doğrusu bu Kuran kesin bir sözdür

  11. 14

    وَمَا هُوَ بِٱلۡهَزۡلِ

    O, eğlence için değildir

  12. 15

    إِنَّهُمۡ يَكِيدُونَ كَيۡدࣰ ا

    Gerçekten onlar düzen kuruyorlar

  13. 16

    وَأَكِيدُ كَيۡدࣰ ا

    Ben de bir düzen kurmaktayım

  14. 17

    فَمَهِّلِ ٱلۡكَٰفِرِينَ أَمۡهِلۡهُمۡ رُوَيۡدَۢا

    Sen inkarcılara mehil ver; onlara mukabeleyi biraz geri bırak

Ala Suresi 1-19. ayetler

Sureyi aç

سورة الأعلى

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    سَبِّحِ ٱسۡمَ رَبِّكَ ٱلۡأَعۡلَى

    Yüce Rabbinin adını tesbih et

  2. 2

    ٱلَّذِي خَلَقَ فَسَوَّىٰ

    O, yaratıp şekil vermiştir

  3. 3

    وَٱلَّذِي قَدَّرَ فَهَدَىٰ

    O, her şeyi ölçüyle yapıp doğru yolu göstermiştir

  4. 4

    وَٱلَّذِيٓ أَخۡرَجَ ٱلۡمَرۡعَىٰ

    O, yeşillikler bitirmiştir

  5. 5

    فَجَعَلَهُۥ غُثَآءً أَحۡوَىٰ

    Sonra da onları siyah çerçöpe çevirmiştir

  6. 6

    سَنُقۡرِئُكَ فَلَا تَنسَىٰٓ

    Sana Kuran'ı Biz okutacağız ve asla unutmayacaksın

  7. 7

    إِلَّا مَا شَآءَ ٱللَّهُۚ إِنَّهُۥ يَعۡلَمُ ٱلۡجَهۡرَ وَمَا يَخۡفَىٰ

    Allah'ın dilediği bundan müstesnadır. Doğrusu açığı da, gizliyi de bilen O'dur

  8. 8

    وَنُيَسِّرُكَ لِلۡيُسۡرَىٰ

    Kolay olanı yapmayı sana kolaylaştırırız

  9. 9

    فَذَكِّرۡ إِن نَّفَعَتِ ٱلذِّكۡرَىٰ

    Faydalı olacaksa insanlara öğüt ver

  10. 10

    سَيَذَّكَّرُ مَن يَخۡشَىٰ

    Allah'tan korkan öğüt alacaktır

  11. 11

    وَيَتَجَنَّبُهَا ٱلۡأَشۡقَى

    Bedbaht olan ondan kaçınacaktır

  12. 12

    ٱلَّذِي يَصۡلَى ٱلنَّارَ ٱلۡكُبۡرَىٰ

    O, en büyük ateşe yaslanacaktır

  13. 13

    ثُمَّ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحۡيَىٰ

    O, orada ne ölecektir ne de dirilecektir

  14. 14

    قَدۡ أَفۡلَحَ مَن تَزَكَّىٰ

    15

    وَذَكَرَ ٱسۡمَ رَبِّهِۦ فَصَلَّىٰ

    14-15. ayetlerin mealiArınmış olan, Rabbinin adını anıp namaz kılan, saadete erişecektir

  15. 16

    بَلۡ تُؤۡثِرُونَ ٱلۡحَيَوٰةَ ٱلدُّنۡيَا

    Ama sizler dünya hayatını tercih ediyorsunuz

  16. 17

    وَٱلۡأٓخِرَةُ خَيۡرࣱ وَأَبۡقَىٰٓ

    Oysa ahiret daha iyi ve daha bakidir

  17. 18

    إِنَّ هَٰذَا لَفِي ٱلصُّحُفِ ٱلۡأُولَىٰ

    19

    صُحُفِ إِبۡرَٰهِيمَ وَمُوسَىٰ

    18-19. ayetlerin mealiDoğrusu bu hükümler ilk sahifelerde, İbrahim ve Musa'nın sahifelerinde de vardır

Gaşiye Suresi 1-26. ayetler

Sureyi aç

سورة الغاشية

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    هَلۡ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلۡغَٰشِيَةِ

    Her şeyi kaplayacak kıyametin haberi sana gelmedi mi

  2. 2

    وُجُوهࣱ يَوۡمَئِذٍ خَٰشِعَةٌ

    O gün bir takım yüzler zillete bürünmüştür

  3. 3

    عَامِلَةࣱ نَّاصِبَةࣱ‏

    Zor işler altında bitkin düşmüştür

  4. 4

    تَصۡلَىٰ نَارًا حَامِيَةࣰ‏

    Yakıcı ateşe yaslanırlar

  5. 5

    تُسۡقَىٰ مِنۡ عَيۡنٍ ءَانِيَةࣲ‏

    Kızgın bir kaynaktan içirilirler

  6. 6

    لَّيۡسَ لَهُمۡ طَعَامٌ إِلَّا مِن ضَرِيعࣲ‏

    7

    لَّا يُسۡمِنُ وَلَا يُغۡنِي مِن جُوعࣲ‏

    6-7. ayetlerin mealiSemirtmeyen, açlığı gidermeyen kötü kokulu (kuru) bir dikenden başka yiyecekleri yoktur

  7. 8

    وُجُوهࣱ يَوۡمَئِذࣲ نَّاعِمَةࣱ‏

    İnanmış olanların yüzleri, o gün, pırıl pırıldır

  8. 9

    لِّسَعۡيِهَا رَاضِيَةࣱ‏

    Yaptıklarından hoşnuddurlar

  9. 10

    فِي جَنَّةٍ عَالِيَةࣲ‏

    Yüksek bir cennettedirler

  10. 11

    لَّا تَسۡمَعُ فِيهَا لَٰغِيَةࣰ‏

    Orada boş söz işitmezler

  11. 12

    فِيهَا عَيۡنࣱ جَارِيَةࣱ‏

    Orada akan kaynak vardır

  12. 13

    فِيهَا سُرُرࣱ مَّرۡفُوعَةࣱ‏

    Orada, yükseltilmiş tahtlar vardır

  13. 14

    وَأَكۡوَابࣱ مَّوۡضُوعَةࣱ‏

    Yerleştirilmiş kaseler

  14. 15

    وَنَمَارِقُ مَصۡفُوفَةࣱ‏

    Sıra sıra yastıklar

  15. 16

    وَزَرَابِيُّ مَبۡثُوثَةٌ

    Serilmiş, yumuşak tüylü halılar vardır

  16. 17

    أَفَلَا يَنظُرُونَ إِلَى ٱلۡإِبِلِ كَيۡفَ خُلِقَتۡ

    18

    وَإِلَى ٱلسَّمَآءِ كَيۡفَ رُفِعَتۡ

    19

    وَإِلَى ٱلۡجِبَالِ كَيۡفَ نُصِبَتۡ

    20

    وَإِلَى ٱلۡأَرۡضِ كَيۡفَ سُطِحَتۡ

    17-20. ayetlerin mealiBu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı

  17. 21

    فَذَكِّرۡ إِنَّمَآ أَنتَ مُذَكِّرࣱ‏

    Sen öğüt ver! Esasen sen sadece bir öğütçüsün

  18. 22

    لَّسۡتَ عَلَيۡهِم بِمُصَيۡطِرٍ

    Sen, onlara zor kullanacak değilsin

  19. 23

    إِلَّا مَن تَوَلَّىٰ وَكَفَرَ

    24

    فَيُعَذِّبُهُ ٱللَّهُ ٱلۡعَذَابَ ٱلۡأَكۡبَرَ

    23-24. ayetlerin mealiAma kim yüz çevirir, inkar ederse, Allah onu en büyük azaba uğratır

  20. 25

    إِنَّ إِلَيۡنَآ إِيَابَهُمۡ

    Doğrusu onların dönüşü Bize'dir

  21. 26

    ثُمَّ إِنَّ عَلَيۡنَا حِسَابَهُم

    Şüphesiz sonra hesaplarını görmek de Bize düşmektedir

Fecr Suresi 1-30. ayetler

Sureyi aç

سورة الفجر

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    وَٱلۡفَجۡرِ

    Tanyerinin ağarmasına and olsun

  2. 2

    وَلَيَالٍ عَشۡرࣲ‏

    Zilhicce ayının ilk on gecesine and olsun

  3. 3

    وَٱلشَّفۡعِ وَٱلۡوَتۡرِ

    Herşeyin çiftine de, tekine de and olsun

  4. 4

    وَٱلَّيۡلِ إِذَا يَسۡرِ

    5

    هَلۡ فِي ذَٰلِكَ قَسَمࣱ لِّذِي حِجۡرٍ

    4-5. ayetlerin mealiGelip geçen geceye and olsun ki, bunların her biri akıl sahibi için birer yemine değmez mi

  5. 6

    أَلَمۡ تَرَ كَيۡفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍ

    7

    إِرَمَ ذَاتِ ٱلۡعِمَادِ

    8

    ٱلَّتِي لَمۡ يُخۡلَقۡ مِثۡلُهَا فِي ٱلۡبِلَٰدِ

    6-8. ayetlerin mealiRabbinin, hiçbir memlekette benzeri ortaya konmayan sütunlara sahip İrem şehrinde oturan Ad milletine ne ettiğini görmedin mi

  6. 9

    وَثَمُودَ ٱلَّذِينَ جَابُواْ ٱلصَّخۡرَ بِٱلۡوَادِ

    10

    وَفِرۡعَوۡنَ ذِي ٱلۡأَوۡتَادِ

    11

    ٱلَّذِينَ طَغَوۡاْ فِي ٱلۡبِلَٰدِ

    12

    فَأَكۡثَرُواْ فِيهَا ٱلۡفَسَادَ

    9-12. ayetlerin mealiVadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi

  7. 13

    فَصَبَّ عَلَيۡهِمۡ رَبُّكَ سَوۡطَ عَذَابٍ

    Rabbin onları azap kırbacından geçirmiştir

  8. 14

    إِنَّ رَبَّكَ لَبِٱلۡمِرۡصَادِ

    Doğrusu Rabbin hep gözetlemektedir

  9. 15

    فَأَمَّا ٱلۡإِنسَٰنُ إِذَا مَا ٱبۡتَلَىٰهُ رَبُّهُۥ فَأَكۡرَمَهُۥ وَنَعَّمَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّيٓ أَكۡرَمَنِ

    Rabbin denemek için bir insana iyilik edip, nimet verdiği zaman, o: "Rabbim beni şerefli kıldı" der

  10. 16

    وَأَمَّآ إِذَا مَا ٱبۡتَلَىٰهُ فَقَدَرَ عَلَيۡهِ رِزۡقَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّيٓ أَهَٰنَنِ

    Ama onu sınamak için rızkını daraltıp bir ölçüye göre verdiği zaman: "Rabbim bana hor baktı" der

  11. 17

    كَلَّاۖ بَل لَّا تُكۡرِمُونَ ٱلۡيَتِيمَ

    Hayır; yetime karşı cömert davranmıyorsunuz

  12. 18

    وَلَا تَحَٰٓضُّونَ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلۡمِسۡكِينِ

    Yoksulu yedirmek konusunda birbirinize özenmiyorsunuz

  13. 19

    وَتَأۡكُلُونَ ٱلتُّرَاثَ أَكۡلࣰ ا لَّمࣰّ ا

    Size kalan mirası hak gözetmeden yiyorsunuz

  14. 20

    وَتُحِبُّونَ ٱلۡمَالَ حُبࣰّ ا جَمࣰّ ا

    Malı pek çok seviyorsunuz

  15. 21

    كَلَّآۖ إِذَا دُكَّتِ ٱلۡأَرۡضُ دَكࣰّ ا دَكࣰّ ا

    Ama yer, çarpılıp paralandığı zaman

  16. 22

    وَجَآءَ رَبُّكَ وَٱلۡمَلَكُ صَفࣰّ ا صَفࣰّ ا

    Melekler sıra sıra dizilip, Rabbinin buyruğu gelince

  17. 23

    وَجِاْيٓءَ يَوۡمَئِذِۭ بِجَهَنَّمَۚ يَوۡمَئِذࣲ يَتَذَكَّرُ ٱلۡإِنسَٰنُ وَأَنَّىٰ لَهُ ٱلذِّكۡرَىٰ

    O gün, cehennem ortaya konur. O gün insan öğüt almaya çalışır ama artık öğütten ona ne

  18. 24

    يَقُولُ يَٰلَيۡتَنِي قَدَّمۡتُ لِحَيَاتِي

    Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaymışım" der

  19. 25

    فَيَوۡمَئِذࣲ لَّا يُعَذِّبُ عَذَابَهُۥٓ أَحَدࣱ‏

    O gün, hiç kimse, Allah'ın azabettiği gibi azabedemez

  20. 26

    وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُۥٓ أَحَدࣱ‏

    Hiç kimse O'nun vurduğu bağ gibisini bağlayamaz

  21. 27

    يَٰٓأَيَّتُهَا ٱلنَّفۡسُ ٱلۡمُطۡمَئِنَّةُ

    Ey huzur içinde olan can

  22. 28

    ٱرۡجِعِيٓ إِلَىٰ رَبِّكِ رَاضِيَةࣰ مَّرۡضِيَّةࣰ‏

    O, senden, sen de O'ndan hoşnut olarak Rabbine dön

  23. 29

    فَٱدۡخُلِي فِي عِبَٰدِي

    Ey can! İyi kullarımın arasına gir

  24. 30

    وَٱدۡخُلِي جَنَّتِي

    Cennetime gir

Beled Suresi 1-20. ayetler

Sureyi aç

سورة البلد

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    لَآ أُقۡسِمُ بِهَٰذَا ٱلۡبَلَدِ

    2

    وَأَنتَ حِلُّۢ بِهَٰذَا ٱلۡبَلَدِ

    1-2. ayetlerin mealiBu şehre (Mekke'ye) yemin ederim; ki sen bu şehirde oturmuşsun

  2. 3

    وَوَالِدࣲ وَمَا وَلَدَ

    Doğurana ve doğurduğuna and olsun ki

  3. 4

    لَقَدۡ خَلَقۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ فِي كَبَدٍ

    İnsanoğlunu, zorluklara katlanacak şekilde yarattık

  4. 5

    أَيَحۡسَبُ أَن لَّن يَقۡدِرَ عَلَيۡهِ أَحَدࣱ‏

    İnsanoğlu, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor

  5. 6

    يَقُولُ أَهۡلَكۡتُ مَالࣰ ا لُّبَدًا

    Yığın yığın mal tüketmişimdir" diyor

  6. 7

    أَيَحۡسَبُ أَن لَّمۡ يَرَهُۥٓ أَحَدٌ

    O, kimsenin kendisini görmediğini mi zannediyor

  7. 8

    أَلَمۡ نَجۡعَل لَّهُۥ عَيۡنَيۡنِ

    9

    وَلِسَانࣰ ا وَشَفَتَيۡنِ

    8-9. ayetlerin mealiBiz onun için iki göz, bir dil ve iki dudak var etmedik mi

  8. 10

    وَهَدَيۡنَٰهُ ٱلنَّجۡدَيۡنِ

    Biz ona eğri ve doğru iki yolu da göstermedik mi

  9. 11

    فَلَا ٱقۡتَحَمَ ٱلۡعَقَبَةَ

    Ama o, zor geçidi aşmaya girişemedi

  10. 12

    وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلۡعَقَبَةُ

    O zor geçidin ne olduğunu sen bilir misin

  11. 13

    فَكُّ رَقَبَةٍ

    O geçit, bir köle ve esir azadetmek

  12. 14

    أَوۡ إِطۡعَٰمࣱ فِي يَوۡمࣲ ذِي مَسۡغَبَةࣲ‏

    15

    يَتِيمࣰ ا ذَا مَقۡرَبَةٍ

    16

    أَوۡ مِسۡكِينࣰ ا ذَا مَتۡرَبَةࣲ‏

    14-16. ayetlerin mealiYahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır

  13. 17

    ثُمَّ كَانَ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَتَوَاصَوۡاْ بِٱلصَّبۡرِ وَتَوَاصَوۡاْ بِٱلۡمَرۡحَمَةِ

    Sonra, inanıp birbirlerine sabır tavsiye edenlerden, merhametlilerden olmayı tavsiye edenlerden olmaktır

  14. 18

    أُوْلَٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلۡمَيۡمَنَةِ

    İşte bunlar amel defterleri sağdan verilenlerdir

  15. 19

    وَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ بِـَٔايَٰتِنَا هُمۡ أَصۡحَٰبُ ٱلۡمَشۡـَٔمَةِ

    Ayetlerimizi inkar edenler, işte onlar amel defterleri sollarından verilenlerdir

  16. 20

    عَلَيۡهِمۡ نَارࣱ مُّؤۡصَدَةُۢ

    Onlar her yönden ateşle kapatılacaklardır

Şems Suresi 1-15. ayetler

Sureyi aç

سورة الشمس

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    وَٱلشَّمۡسِ وَضُحَىٰهَا

    Güneşe ve onun ışığına

  2. 2

    وَٱلۡقَمَرِ إِذَا تَلَىٰهَا

    Ardından gelmekte olan aya

  3. 3

    وَٱلنَّهَارِ إِذَا جَلَّىٰهَا

    Onu ortaya koyan gündüze

  4. 4

    وَٱلَّيۡلِ إِذَا يَغۡشَىٰهَا

    Onu bürüyen geceye

  5. 5

    وَٱلسَّمَآءِ وَمَا بَنَىٰهَا

    Göğe ve onu yapana

  6. 6

    وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا طَحَىٰهَا

    Yere ve onu yayana

  7. 7

    وَنَفۡسࣲ وَمَا سَوَّىٰهَا

    Kişiye ve onu şekillendirene

  8. 8

    فَأَلۡهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقۡوَىٰهَا

    Sonra da ona iyilik ve kötülük kabiliyeti verene and olsun ki

  9. 9

    قَدۡ أَفۡلَحَ مَن زَكَّىٰهَا

    Kendini arıtan saadete ermiştir

  10. 10

    وَقَدۡ خَابَ مَن دَسَّىٰهَا

    Kendini fenalıklara gömen kimse de ziyana uğramıştır

  11. 11

    كَذَّبَتۡ ثَمُودُ بِطَغۡوَىٰهَآ

    12

    إِذِ ٱنۢبَعَثَ أَشۡقَىٰهَا

    11-12. ayetlerin mealiSemud milleti, içlerinden en azgını ileri atılınca, azgınlığı yüzünden peygamberleri yalanladı

  12. 13

    فَقَالَ لَهُمۡ رَسُولُ ٱللَّهِ نَاقَةَ ٱللَّهِ وَسُقۡيَٰهَا

    Allah'ın peygamberi onlara, Allah'ın devesini göstermiş ve: "Allah'ın bu devesine ve onun su hakkına dokunmayın" demişti

  13. 14

    فَكَذَّبُوهُ فَعَقَرُوهَا فَدَمۡدَمَ عَلَيۡهِمۡ رَبُّهُم بِذَنۢبِهِمۡ فَسَوَّىٰهَا

    Onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onların üzerine katmerli azap indirdi; yerle bir etti onları

  14. 15

    وَلَا يَخَافُ عُقۡبَٰهَا

    Bu işin sonundan O'nun korkusu yoktur

Leyl Suresi 1-21. ayetler

Sureyi aç

سورة الليل

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    وَٱلَّيۡلِ إِذَا يَغۡشَىٰ

    Kararıp ortalığı bürüdüğü zaman geceye and olsun

  2. 2

    وَٱلنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّىٰ

    Açılıp aydınlattığı zaman gündüze and olsun

  3. 3

    وَمَا خَلَقَ ٱلذَّكَرَ وَٱلۡأُنثَىٰٓ

    Erkeği ve dişiyi yaratana and olsun ki

  4. 4

    إِنَّ سَعۡيَكُمۡ لَشَتَّىٰ

    Doğrusu sizin çalışmalarınız çeşitlidir

  5. 5

    فَأَمَّا مَنۡ أَعۡطَىٰ وَٱتَّقَىٰ

    6

    وَصَدَّقَ بِٱلۡحُسۡنَىٰ

    7

    فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلۡيُسۡرَىٰ

    5-7. ayetlerin mealiElinde bulunandan verenin, Allah'a karşı gelmekten sakınanın, en güzel söz olan Allah'ın birliğini doğrulayanın işlerini kolaylaştırırız

  6. 8

    وَأَمَّا مَنۢ بَخِلَ وَٱسۡتَغۡنَىٰ

    9

    وَكَذَّبَ بِٱلۡحُسۡنَىٰ

    10

    فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلۡعُسۡرَىٰ

    8-10. ayetlerin mealiAma, cimrilik eden, kendini Allah'tan müstağni sayan, en güzel sözü yalanlayan kimsenin güçlüğe uğramasını kolaylaştırırız

  7. 11

    وَمَا يُغۡنِي عَنۡهُ مَالُهُۥٓ إِذَا تَرَدَّىٰٓ

    O kimse ölüp ateşe yuvarlandığı zaman, malı ona fayda vermez

  8. 12

    إِنَّ عَلَيۡنَا لَلۡهُدَىٰ

    Bize düşen sadece doğru yolu göstermektir

  9. 13

    وَإِنَّ لَنَا لَلۡأٓخِرَةَ وَٱلۡأُولَىٰ

    Şüphesiz ahiret de, dünya da Bizimdir

  10. 14

    فَأَنذَرۡتُكُمۡ نَارࣰ ا تَلَظَّىٰ

    Sizi alevler saçan ateşle uyardım

  11. 15

    لَا يَصۡلَىٰهَآ إِلَّا ٱلۡأَشۡقَى

    16

    ٱلَّذِي كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ

    15-16. ayetlerin mealiOraya, yalanlayıp yüz çevirmiş olan o en azgından başkası yaslanmaz

  12. 17

    وَسَيُجَنَّبُهَا ٱلۡأَتۡقَى

    18

    ٱلَّذِي يُؤۡتِي مَالَهُۥ يَتَزَكَّىٰ

    17-18. ayetlerin mealiArınmak için malını veren, en çok sakınan kimse ise ondan uzak tutulur

  13. 19

    وَمَا لِأَحَدٍ عِندَهُۥ مِن نِّعۡمَةࣲ تُجۡزَىٰٓ

    20

    إِلَّا ٱبۡتِغَآءَ وَجۡهِ رَبِّهِ ٱلۡأَعۡلَىٰ

    19-20. ayetlerin mealiO yaptığı iyiliği birinden karşılık görmek için değil, ancak yüce Rabbinin hoşnudluğunu (rızasını) gözeterek yapmıştır

  14. 21

    وَلَسَوۡفَ يَرۡضَىٰ

    Elbette kendisi de hoşnut (razı) olacaktır

Duha Suresi 1-11. ayetler

Sureyi aç

سورة الضحى

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    وَٱلضُّحَىٰ

    Kuşluk vaktine and olsun

  2. 2

    وَٱلَّيۡلِ إِذَا سَجَىٰ

    Sükun erdiği zaman geceye and olsun ki

  3. 3

    مَا وَدَّعَكَ رَبُّكَ وَمَا قَلَىٰ

    Rabbin seni ne bıraktı ve ne de sana darıldı

  4. 4

    وَلَلۡأٓخِرَةُ خَيۡرࣱ لَّكَ مِنَ ٱلۡأُولَىٰ

    Doğrusu ahiret senin için dünyadan daha hayırlıdır

  5. 5

    وَلَسَوۡفَ يُعۡطِيكَ رَبُّكَ فَتَرۡضَىٰٓ

    Rabbin şüphesiz sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın

  6. 6

    أَلَمۡ يَجِدۡكَ يَتِيمࣰ ا فَـَٔاوَىٰ

    Seni öksüz bulup da barındırmadı mı

  7. 7

    وَوَجَدَكَ ضَآلࣰّ ا فَهَدَىٰ

    Seni şaşırmış bulup, doğru yola eriştirmedi mi

  8. 8

    وَوَجَدَكَ عَآئِلࣰ ا فَأَغۡنَىٰ

    Seni fakir bulup zenginleştirmedi mi

  9. 9

    فَأَمَّا ٱلۡيَتِيمَ فَلَا تَقۡهَرۡ

    Öyleyse sakın öksüze kötü muamele etme

  10. 10

    وَأَمَّا ٱلسَّآئِلَ فَلَا تَنۡهَرۡ

    Ve sakın bir şey isteyeni azarlama

  11. 11

    وَأَمَّا بِنِعۡمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثۡ

    Yalnızca Rabbinin nimetini anlat

İnşirah Suresi 1-8. ayetler

Sureyi aç

سورة الشرح

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    أَلَمۡ نَشۡرَحۡ لَكَ صَدۡرَكَ

    Senin gönlünü açmadık mı

  2. 2

    وَوَضَعۡنَا عَنكَ وِزۡرَكَ

    3

    ٱلَّذِيٓ أَنقَضَ ظَهۡرَكَ

    2-3. ayetlerin mealiBelini büken yükünü üzerinden almadık mı

  3. 4

    وَرَفَعۡنَا لَكَ ذِكۡرَكَ

    Senin şanını yükseltmedik mi

  4. 5

    فَإِنَّ مَعَ ٱلۡعُسۡرِ يُسۡرًا

    Elbette güçlükle beraber şüphesiz bir kolaylık vardır

  5. 6

    إِنَّ مَعَ ٱلۡعُسۡرِ يُسۡرࣰ ا

    Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır

  6. 7

    فَإِذَا فَرَغۡتَ فَٱنصَبۡ

    Öyleyse, bir işi bitirince diğerine giriş

  7. 8

    وَإِلَىٰ رَبِّكَ فَٱرۡغَب

    Ve ümit edeceğini yalnız Rabbinden iste

Tin Suresi 1-8. ayetler

Sureyi aç

سورة التين

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    وَٱلتِّينِ وَٱلزَّيۡتُونِ

    İncir ve zeytine and olsun

  2. 2

    وَطُورِ سِينِينَ

    And olsun Sina dağına

  3. 3

    وَهَٰذَا ٱلۡبَلَدِ ٱلۡأَمِينِ

    And olsun bu güvenli Mekke şehrine ki

  4. 4

    لَقَدۡ خَلَقۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ فِيٓ أَحۡسَنِ تَقۡوِيمࣲ‏

    Biz insanı en güzel şekilde yarattık

  5. 5

    ثُمَّ رَدَدۡنَٰهُ أَسۡفَلَ سَٰفِلِينَ

    Sonra onu aşağıların en aşağısı kıldık

  6. 6

    إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فَلَهُمۡ أَجۡرٌ غَيۡرُ مَمۡنُونࣲ‏

    Yalnız, inanıp yararlı iş işleyenler bunun dışındadır. Onlara kesintisiz ecir vardır

  7. 7

    فَمَا يُكَذِّبُكَ بَعۡدُ بِٱلدِّينِ

    Öyleyken, sana dini yalan saydırtan nedir

  8. 8

    أَلَيۡسَ ٱللَّهُ بِأَحۡكَمِ ٱلۡحَٰكِمِينَ

    Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir

Alak Suresi 1-19. ayetler

Sureyi aç

سورة العلق

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    ٱقۡرَأۡ بِٱسۡمِ رَبِّكَ ٱلَّذِي خَلَقَ

    Yaratan Rabbinin adıyla oku

  2. 2

    خَلَقَ ٱلۡإِنسَٰنَ مِنۡ عَلَقٍ

    O, insanı pıhtılaşmış kandan (alak'tan) yarattı

  3. 3

    ٱقۡرَأۡ وَرَبُّكَ ٱلۡأَكۡرَمُ

    4

    ٱلَّذِي عَلَّمَ بِٱلۡقَلَمِ

    5

    عَلَّمَ ٱلۡإِنسَٰنَ مَا لَمۡ يَعۡلَمۡ

    3-5. ayetlerin mealiOku! Kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir

  4. 6

    كَلَّآ إِنَّ ٱلۡإِنسَٰنَ لَيَطۡغَىٰٓ

    7

    أَن رَّءَاهُ ٱسۡتَغۡنَىٰٓ

    6-7. ayetlerin mealiAma, insanoğlu kendini müstağni sayarak azgınlık eder

  5. 8

    إِنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلرُّجۡعَىٰٓ

    Dönüş şüphesiz Rabbinedir

  6. 9

    أَرَءَيۡتَ ٱلَّذِي يَنۡهَىٰ

    10

    عَبۡدًا إِذَا صَلَّىٰٓ

    9-10. ayetlerin mealiSen, namaz kılan kulu bundan menedeni gördün mü

  7. 11

    أَرَءَيۡتَ إِن كَانَ عَلَى ٱلۡهُدَىٰٓ

    12

    أَوۡ أَمَرَ بِٱلتَّقۡوَىٰٓ

    13

    أَرَءَيۡتَ إِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰٓ

    11-13. ayetlerin mealiSöyle bakalım, o kul doğru yolda giden veya Allah'a karşı gelmekten sakınmayı buyuran bir kimse olsun; veya söyle, yalanlayıp yüz çeviren birisi olsun

  8. 14

    أَلَمۡ يَعۡلَم بِأَنَّ ٱللَّهَ يَرَىٰ

    Allah'ın her şeyi görmekte olduğunu bilmez mi

  9. 15

    كَلَّا لَئِن لَّمۡ يَنتَهِ لَنَسۡفَعَۢا بِٱلنَّاصِيَةِ

    Ama bundan vazgeçmezse, and olsun ki, onu perçeminden

  10. 16

    نَاصِيَةࣲ كَٰذِبَةٍ خَاطِئَةࣲ‏

    Yalancı ve günahkar perçeminden cehenneme sürükleriz

  11. 17

    فَلۡيَدۡعُ نَادِيَهُۥ

    O zaman, kafadarlarını çağırsın

  12. 18

    سَنَدۡعُ ٱلزَّبَانِيَةَ

    Biz de zebanileri çağıracağız

  13. 19

    كَلَّا لَا تُطِعۡهُ وَٱسۡجُدۡۤ وَٱقۡتَرِب۩

    Sakın ona uyma; sen secde et, Rabbine yaklaş

Kadir Suresi 1-5. ayetler

Sureyi aç

سورة القدر

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    ٱلرَّحِيمِإِنَّآ أَنزَلۡنَٰهُ فِي لَيۡلَةِ ٱلۡقَدۡرِ

    Doğrusu, Biz, Kuran'ı kadir gecesinde indirmişizdir

  2. 2

    وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا لَيۡلَةُ ٱلۡقَدۡرِ

    Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin

  3. 3

    لَيۡلَةُ ٱلۡقَدۡرِ خَيۡرࣱ مِّنۡ أَلۡفِ شَهۡرࣲ‏

    Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır

  4. 4

    تَنَزَّلُ ٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ وَٱلرُّوحُ فِيهَا بِإِذۡنِ رَبِّهِم مِّن كُلِّ أَمۡرࣲ‏

    Melekler ve Cebrail o gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler

  5. 5

    سَلَٰمٌ هِيَ حَتَّىٰ مَطۡلَعِ ٱلۡفَجۡرِ

    O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir

Beyyine Suresi 1-8. ayetler

Sureyi aç

سورة البينة

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    لَمۡ يَكُنِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِنۡ أَهۡلِ ٱلۡكِتَٰبِ وَٱلۡمُشۡرِكِينَ مُنفَكِّينَ حَتَّىٰ تَأۡتِيَهُمُ ٱلۡبَيِّنَةُ

    2

    رَسُولࣱ مِّنَ ٱللَّهِ يَتۡلُواْ صُحُفࣰ ا مُّطَهَّرَةࣰ‏

    3

    فِيهَا كُتُبࣱ قَيِّمَةࣱ‏

    1-3. ayetlerin mealiKitap ehlinden ve ortak koşanlardan inkarcılar, kendilerine apaçık bir belge, içinde kesin ve en doğru hükümlerin bulunduğu arınmış sahifeleri okuyan, Allah katından bir Peygamber gelene kadar dinlerinden vazgeçecek değillerdi

  2. 4

    وَمَا تَفَرَّقَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ إِلَّا مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَتۡهُمُ ٱلۡبَيِّنَةُ

    Ama, kendilerine kitap verilenler, onlara apaçık belge geldikten sonra ayrılığa düştüler

  3. 5

    وَمَآ أُمِرُوٓاْ إِلَّا لِيَعۡبُدُواْ ٱللَّهَ مُخۡلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ حُنَفَآءَ وَيُقِيمُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُؤۡتُواْ ٱلزَّكَوٰةَۚ وَذَٰلِكَ دِينُ ٱلۡقَيِّمَةِ

    Oysa onlar, doğruya yönelerek, dini yalnız Allah'a has kılarak O'na kulluk etmek, namazı kılmak ve zekatı vermekle emrolunmuşlardı. Dosdoğru olan din de budur

  4. 6

    إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِنۡ أَهۡلِ ٱلۡكِتَٰبِ وَٱلۡمُشۡرِكِينَ فِي نَارِ جَهَنَّمَ خَٰلِدِينَ فِيهَآۚ أُوْلَٰٓئِكَ هُمۡ شَرُّ ٱلۡبَرِيَّةِ

    Kitap ehlinden ve ortak koşanlardan inkar edenler, şüphesiz içinde temelli kalacakları cehennem ateşindedirler. İşte bunlar, yaratıkların en kötüsüdürler

  5. 7

    إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ أُوْلَٰٓئِكَ هُمۡ خَيۡرُ ٱلۡبَرِيَّةِ

    Fakat, inanıp yararlı iş işleyenler, işte onlar da, yaratıkların en iyileridirler

  6. 8

    جَزَآؤُهُمۡ عِندَ رَبِّهِمۡ جَنَّٰتُ عَدۡنࣲ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدࣰ اۖ رَّضِيَ ٱللَّهُ عَنۡهُمۡ وَرَضُواْ عَنۡهُۚ ذَٰلِكَ لِمَنۡ خَشِيَ رَبَّهُۥ

    Onların Rableri katındaki mükafatı, içinde temelli ve sonsuz kalacakları, içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleridir. Allah onlardan razıdır. Onlar da Allah'tan razıdır. Bu, Rabbinden korkan kimseyedir

Zilzal Suresi 1-8. ayetler

Sureyi aç

سورة الزلزلة

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    إِذَا زُلۡزِلَتِ ٱلۡأَرۡضُ زِلۡزَالَهَا

    2

    وَأَخۡرَجَتِ ٱلۡأَرۡضُ أَثۡقَالَهَا

    3

    وَقَالَ ٱلۡإِنسَٰنُ مَا لَهَا

    1-3. ayetlerin mealiYer dehşetle sarsıldıkça sarsıldığı, yeryüzü ağırlıklarını dışarıya çıkardığı ve insanın: "Buna ne oluyor?" dediği zaman

  2. 4

    يَوۡمَئِذࣲ تُحَدِّثُ أَخۡبَارَهَا

    5

    بِأَنَّ رَبَّكَ أَوۡحَىٰ لَهَا

    4-5. ayetlerin mealiİşte o gün, yer, Rabbinin ona vahyetmesiyle kendi haberlerini anlatır

  3. 6

    يَوۡمَئِذࣲ يَصۡدُرُ ٱلنَّاسُ أَشۡتَاتࣰ ا لِّيُرَوۡاْ أَعۡمَٰلَهُمۡ

    O gün insanlar işlerinin kendilerine gösterilmesi için bölük bölük dönerler

  4. 7

    فَمَن يَعۡمَلۡ مِثۡقَالَ ذَرَّةٍ خَيۡرࣰ ا يَرَهُۥ

    Kim zerre kadar iyilik yapmışsa onu görür

  5. 8

    وَمَن يَعۡمَلۡ مِثۡقَالَ ذَرَّةࣲ شَرࣰّ ا يَرَهُۥ

    Kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür

Adiyat Suresi 1-11. ayetler

Sureyi aç

سورة العاديات

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    وَٱلۡعَٰدِيَٰتِ ضَبۡحࣰ ا

    And olsun Allah yolunda koştukça koşanlara

  2. 2

    فَٱلۡمُورِيَٰتِ قَدۡحࣰ ا

    And olsun kıvılcımlar saçanlara

  3. 3

    فَٱلۡمُغِيرَٰتِ صُبۡحࣰ ا

    Sabah sabah akına çıkanlara

  4. 4

    فَأَثَرۡنَ بِهِۦ نَقۡعࣰ ا

    Ve tozu dumana katanlara

  5. 5

    فَوَسَطۡنَ بِهِۦ جَمۡعًا

    Düşman topluluğunun içine dalanlara ki

  6. 6

    إِنَّ ٱلۡإِنسَٰنَ لِرَبِّهِۦ لَكَنُودࣱ‏

    İnsan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür

  7. 7

    وَإِنَّهُۥ عَلَىٰ ذَٰلِكَ لَشَهِيدࣱ‏

    Doğrusu kendisi de bunların hepsine şahittir

  8. 8

    وَإِنَّهُۥ لِحُبِّ ٱلۡخَيۡرِ لَشَدِيدٌ

    Gerçekten mala da pek düşkündür

  9. 9

    ۞أَفَلَا يَعۡلَمُ إِذَا بُعۡثِرَ مَا فِي ٱلۡقُبُورِ

    10

    وَحُصِّلَ مَا فِي ٱلصُّدُورِ

    9-10. ayetlerin mealiİnsan, kabirlerde bulunanların çıkarılacağı ve kalblerde olanların ortaya konulacağı bir zamanın geleceğini bilmez mi

  10. 11

    إِنَّ رَبَّهُم بِهِمۡ يَوۡمَئِذࣲ لَّخَبِيرُۢ

    Doğrusu Rableri o gün onların her şeyinden haberdardır

Karia Suresi 1-11. ayetler

Sureyi aç

سورة القارعة

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    ٱلۡقَارِعَةُ

    Gürültü koparacak olan

  2. 2

    مَا ٱلۡقَارِعَةُ

    Nedir o gürültü koparacak olan

  3. 3

    وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلۡقَارِعَةُ

    O gürültü koparacak olanın ne olduğunu sen bilir misin

  4. 4

    يَوۡمَ يَكُونُ ٱلنَّاسُ كَٱلۡفَرَاشِ ٱلۡمَبۡثُوثِ

    O gün insanlar, ateş etrafında çırpınıp dökülen pervaneye dönecekler

  5. 5

    وَتَكُونُ ٱلۡجِبَالُ كَٱلۡعِهۡنِ ٱلۡمَنفُوشِ

    Dağlar, atılmış renkli yüne benzeyecekler

  6. 6

    فَأَمَّا مَن ثَقُلَتۡ مَوَٰزِينُهُۥ

    7

    فَهُوَ فِي عِيشَةࣲ رَّاضِيَةࣲ‏

    6-7. ayetlerin mealiAma tartıları ağır gelen kimse hoş bir hayat içinde olacaktır

  7. 8

    وَأَمَّا مَنۡ خَفَّتۡ مَوَٰزِينُهُۥ

    Tartıları hafif gelenler ise

  8. 9

    فَأُمُّهُۥ هَاوِيَةࣱ‏

    Onların yeri bir çukurdur

  9. 10

    وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا هِيَهۡ

    O çukurun ne olduğunu sen bilir misin

  10. 11

    نَارٌ حَامِيَةُۢ

    O, kızgın bir ateştir

Tekasür Suresi 1-8. ayetler

Sureyi aç

سورة التكاثر

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    أَلۡهَىٰكُمُ ٱلتَّكَاثُرُ

    2

    حَتَّىٰ زُرۡتُمُ ٱلۡمَقَابِرَ

    1-2. ayetlerin mealiÇoğunluk olmak iddianız sizi o kadar meşgul etti ki, mezarları ziyaretle oradakileri de sayacak kadar oldunuz

  2. 3

    كَلَّا سَوۡفَ تَعۡلَمُونَ

    Hayır; öyle olmayın; yakında bileceksiniz

  3. 4

    ثُمَّ كَلَّا سَوۡفَ تَعۡلَمُونَ

    Hayır; gözünüzü açın; yakında bileceksiniz

  4. 5

    كَلَّا لَوۡ تَعۡلَمُونَ عِلۡمَ ٱلۡيَقِينِ

    Dikkat edin, şayet yaptığınızın sonucunu kesin olarak bir bilseniz

  5. 6

    لَتَرَوُنَّ ٱلۡجَحِيمَ

    And olsun ki, cehennemi göreceksiniz

  6. 7

    ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيۡنَ ٱلۡيَقِينِ

    And olsun ki, onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz

  7. 8

    ثُمَّ لَتُسۡـَٔلُنَّ يَوۡمَئِذٍ عَنِ ٱلنَّعِيمِ

    Sonra o gün, size verilmiş olan her nimetten sorguya çekileceksiniz

Asr Suresi 1-3. ayetler

Sureyi aç

سورة العصر

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    وَٱلۡعَصۡرِ

    İkindi vaktine (Asra; çağa) and olsun ki

  2. 2

    إِنَّ ٱلۡإِنسَٰنَ لَفِي خُسۡرٍ

    İnsan hiç şüphesiz hüsran içindedir

  3. 3

    إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَتَوَاصَوۡاْ بِٱلۡحَقِّ وَتَوَاصَوۡاْ بِٱلصَّبۡرِ

    Ancak inanıp yararlı iş işleyenler, birbirlerine gerçeği tavsiye edenler ve sabırlı olmayı tavsiye edenler bunun dışındadır

Hümeze Suresi 1-9. ayetler

Sureyi aç

سورة الهمزة

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    وَيۡلࣱ لِّكُلِّ هُمَزَةࣲ لُّمَزَةٍ

    2

    ٱلَّذِي جَمَعَ مَالࣰ ا وَعَدَّدَهُۥ

    1-2. ayetlerin mealiMal toplayarak onu tekrar tekrar sayan, diliyle çekiştirip alay eden kimsenin vay haline

  2. 3

    يَحۡسَبُ أَنَّ مَالَهُۥٓ أَخۡلَدَهُۥ

    Malının kendisini ölümsüz kılacağını sanır

  3. 4

    كَلَّاۖ لَيُنۢبَذَنَّ فِي ٱلۡحُطَمَةِ

    Hayır; o, and olsun ki, Hutame'ye atılacaktır

  4. 5

    وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلۡحُطَمَةُ

    Hutame'nin ne olduğunu sen bilir misin

  5. 6

    نَارُ ٱللَّهِ ٱلۡمُوقَدَةُ

    7

    ٱلَّتِي تَطَّلِعُ عَلَى ٱلۡأَفۡـِٔدَةِ

    6-7. ayetlerin mealiO, yüreklere çökecek olan, Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir

  6. 8

    إِنَّهَا عَلَيۡهِم مُّؤۡصَدَةࣱ‏

    9

    فِي عَمَدࣲ مُّمَدَّدَةِۭ

    8-9. ayetlerin mealiOnlar, uzun sütunlar arasında, her yönden o ateşle kapatılmışlardır

Fil Suresi 1-5. ayetler

Sureyi aç

سورة الفيل

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    أَلَمۡ تَرَ كَيۡفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِأَصۡحَٰبِ ٱلۡفِيلِ

    Fil sahiplerine Rabbinin ne ettiğini görmedin mi

  2. 2

    أَلَمۡ يَجۡعَلۡ كَيۡدَهُمۡ فِي تَضۡلِيلࣲ‏

    Onların düzenlerini boşa çıkarmadı mı

  3. 3

    وَأَرۡسَلَ عَلَيۡهِمۡ طَيۡرًا أَبَابِيلَ

    4

    تَرۡمِيهِم بِحِجَارَةࣲ مِّن سِجِّيلࣲ‏

    3-4. ayetlerin mealiOnların üzerine, sert taşlar atan sürülerle kuşlar gönderdi

  4. 5

    فَجَعَلَهُمۡ كَعَصۡفࣲ مَّأۡكُولِۭ

    Sonunda onları, yenilmiş ekin gibi yaptı

Kureyş Suresi 1-4. ayetler

Sureyi aç

سورة قريش

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    لِإِيلَٰفِ قُرَيۡشٍ

    2

    إِۦلَٰفِهِمۡ رِحۡلَةَ ٱلشِّتَآءِ وَٱلصَّيۡفِ

    1-2. ayetlerin mealiKureyş kabilesinin yaz ve kış yolculuklarında uzlaşması ve anlaşması sağlanmıştır

  2. 3

    فَلۡيَعۡبُدُواْ رَبَّ هَٰذَا ٱلۡبَيۡتِ

    4

    ٱلَّذِيٓ أَطۡعَمَهُم مِّن جُوعࣲ وَءَامَنَهُم مِّنۡ خَوۡفِۭ

    3-4. ayetlerin mealiÖyleyse kendilerini açken doyuran ve korku içindeyken güven veren bu Ev'in (Kabe'nin) Rabbine kulluk etsinler

Maun Suresi 1-7. ayetler

Sureyi aç

سورة الماعون

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    أَرَءَيۡتَ ٱلَّذِي يُكَذِّبُ بِٱلدِّينِ

    Dini yalan sayanı gördün mü

  2. 2

    فَذَٰلِكَ ٱلَّذِي يَدُعُّ ٱلۡيَتِيمَ

    3

    وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلۡمِسۡكِينِ

    2-3. ayetlerin mealiÖksüzü kakıştıran, yoksulu doyurmaya yanaşmayan kimse işte odur

  3. 4

    فَوَيۡلࣱ لِّلۡمُصَلِّينَ

    Vay o namaz kılanların haline ki

  4. 5

    ٱلَّذِينَ هُمۡ عَن صَلَاتِهِمۡ سَاهُونَ

    Onlar kıldıkları namazdan gafildirler

  5. 6

    ٱلَّذِينَ هُمۡ يُرَآءُونَ

    Onlar gösteriş yaparlar

  6. 7

    وَيَمۡنَعُونَ ٱلۡمَاعُونَ

    Onlar basit şeyleri dahi vermezler

Kevser Suresi 1-3. ayetler

Sureyi aç

سورة الكوثر

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    إِنَّآ أَعۡطَيۡنَٰكَ ٱلۡكَوۡثَرَ

    Doğrusu sana pek çok nimet vermişizdir

  2. 2

    فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَٱنۡحَرۡ

    Öyleyse Rabbin için namaz kıl, kurban kes

  3. 3

    إِنَّ شَانِئَكَ هُوَ ٱلۡأَبۡتَرُ

    Doğrusu adı sanı ortadan kalkacak olan, sana kin tutan kimsedir

Kafirun Suresi 1-6. ayetler

Sureyi aç

سورة الكافرون

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    قُلۡ يَٰٓأَيُّهَا ٱلۡكَٰفِرُونَ

    De ki: "Ey inkarcılar

  2. 2

    لَآ أَعۡبُدُ مَا تَعۡبُدُونَ

    Ben sizin taptıklarınıza tapmam

  3. 3

    وَلَآ أَنتُمۡ عَٰبِدُونَ مَآ أَعۡبُدُ

    Benim taptığıma da sizler tapmazsınız

  4. 4

    وَلَآ أَنَا۠ عَابِدࣱ مَّا عَبَدتُّمۡ

    Ben de sizin taptığınıza tapacak değilim

  5. 5

    وَلَآ أَنتُمۡ عَٰبِدُونَ مَآ أَعۡبُدُ

    Benim taptığıma da sizler tapmıyorsunuz

  6. 6

    لَكُمۡ دِينُكُمۡ وَلِيَ دِينِ

    Sizin dininiz size, benim dinim banadır

Nasr Suresi 1-3. ayetler

Sureyi aç

سورة النصر

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    إِذَا جَآءَ نَصۡرُ ٱللَّهِ وَٱلۡفَتۡحُ

    2

    وَرَأَيۡتَ ٱلنَّاسَ يَدۡخُلُونَ فِي دِينِ ٱللَّهِ أَفۡوَاجࣰ ا

    3

    فَسَبِّحۡ بِحَمۡدِ رَبِّكَ وَٱسۡتَغۡفِرۡهُۚ إِنَّهُۥ كَانَ تَوَّابَۢا

    1-3. ayetlerin mealiAllah'ın yardımı ve zafer günü gelip, insanların Allah'ın dinine akın akın girdiklerini görünce, Rabbini överek tesbih et; O'ndan bağışlama dile, çünkü O, tevbeleri daima kabul edendir

Tebbet Suresi 1-5. ayetler

Sureyi aç

سورة المسد

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    تَبَّتۡ يَدَآ أَبِي لَهَبࣲ وَتَبَّ

    Ebu Leheb'in elleri kurusun; kurudu da

  2. 2

    مَآ أَغۡنَىٰ عَنۡهُ مَالُهُۥ وَمَا كَسَبَ

    Malı ve kazandığı kendisine fayda vermedi

  3. 3

    سَيَصۡلَىٰ نَارࣰ ا ذَاتَ لَهَبࣲ‏

    Alevli ateşe yaslanacaktır

  4. 4

    وَٱمۡرَأَتُهُۥ حَمَّالَةَ ٱلۡحَطَبِ

    5

    فِي جِيدِهَا حَبۡلࣱ مِّن مَّسَدِۭ

    4-5. ayetlerin mealiKarısı da, boynunda bir ip olduğu halde ona odun taşıyacaktır

İhlas Suresi 1-4. ayetler

Sureyi aç

سورة الإخلاص

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    قُلۡ هُوَ ٱللَّهُ أَحَدٌ

    De ki: O Allah bir tektir

  2. 2

    ٱللَّهُ ٱلصَّمَدُ

    Allah her şeyden müstağni ve her şey O'na muhtaçtır

  3. 3

    لَمۡ يَلِدۡ وَلَمۡ يُولَدۡ

    O doğurmamış ve doğmamıştır

  4. 4

    وَلَمۡ يَكُن لَّهُۥ كُفُوًا أَحَدُۢ

    Hiçbir şey O'na denk değildir

Felak Suresi 1-5. ayetler

Sureyi aç

سورة الفلق

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    قُلۡ أَعُوذُ بِرَبِّ ٱلۡفَلَقِ

    2

    مِن شَرِّ مَا خَلَقَ

    3

    وَمِن شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ

    4

    وَمِن شَرِّ ٱلنَّفَّٰثَٰتِ فِي ٱلۡعُقَدِ

    5

    وَمِن شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ

    1-5. ayetlerin mealiDe ki: "Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedcilerin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım

Nas Suresi 1-6. ayetler

Sureyi aç

سورة الناس

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 1

    قُلۡ أَعُوذُ بِرَبِّ ٱلنَّاسِ

    2

    مَلِكِ ٱلنَّاسِ

    3

    إِلَٰهِ ٱلنَّاسِ

    4

    مِن شَرِّ ٱلۡوَسۡوَاسِ ٱلۡخَنَّاسِ

    5

    ٱلَّذِي يُوَسۡوِسُ فِي صُدُورِ ٱلنَّاسِ

    6

    مِنَ ٱلۡجِنَّةِ وَٱلنَّاسِ

    1-6. ayetlerin mealiDe ki: "İnsanlardan ve cinlerden ve insanların gönüllerine vesvese veren o sinsi vesvesecinin şerrinden, insanların Tanrısı, insanların Hükümranı ve insanların Rabbi olan Allah'a sığınırım

Ayarların bu cihazda saklanır.

30. Cüz hakkında

30. Cüz, Amme Cüzü olarak da bilinir.

Başlangıç
Nebe 1
Bitiş
Nas 6
Ayet sayısı
564
Sure sayısı
37

Arapça metin: Tanzil (Uthmani). Türkçe meal: Diyanet İşleri Başkanlığı. Okunuş: Açık Kuran. Sesli okuma: Mishary Rashid Alafasy, islamic.network.

Ezanı kaçırma: VAAZ uygulaması

Ezan bildirimi, kıble pusulası, Kur'an, dua ve Ramazan takibi cebinde.